Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı
23 Nisan 2013, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

FAZIL Say hakkında verilen 10 ay hapis cezasının ve sonrasında kamuoyunda çıkan tartışmanın gösterdiği önemli bir yöneliş, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve bu metni yorumlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) aldığı kararların Türkiye’deki hukuk kültüründe geniş bir yer tutmaya başlamış olmasıdır.
 

Gerek hazırlanan iddianamede gerek savunmalarda, mahkûmiyet kararının gerekçesinde, ayrıca karardan sonra dile getirilen eleştirilerde, herkesin pozisyonunu önemli ölçüde AİHM içtihatlarına dayandırması, Türkiye’nin Avrupa hukuk sistemi ile ilişkisinin derinleşmekte olduğunu gösteren bir gelişmedir. Böyle bir tablo bundan 15-20 sene önce düşünülemezdi.

* * *

İddianameyle başlayalım. İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erhan Gülcan, iddianamede Fazıl Say’ı suçlarken önce AİHS’nin ifade özgürlüğünün hangi durumlarda sınırlanabileceğine ilişkin hükümlerine atıf yapıyor, en önemlisi AİHM’nin 1993 tarihli ünlü “Otto Preminger/Avusturya” kararını hatırlatıyor.
Avusturya yargısı, Tanrı’yı , Meryem Ana’yı ve Hazreti İsa’yı küçük düşüren görüntüler içeren bir filminin sinemada gösterimini yasaklamış, AİHM de yapılan itirazda yasaklamayı uygun görmüştür. Savcı Gülcan, AİHM’nin Otto Preminger kararının “Meşru amaçla orantılı bir biçimde dinsel açıdan kutsal sayılan nesnelere yönelik gereksiz saldırıları önlemek ve yaptırıma bağlamak gerekli olabilir” şeklindeki gerekçesini iddianamesinde geniş bir şekilde alıntılıyor.
Say’ı mahkûm eden 19’uncu Sulh Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararına baktığımızda, Hâkim Hulusi Pur’un hem Otto Preminger kararını tekrarladığını, hem de 1996 tarihli “Wingrove/İngiltere” kararına atıf yaptığını görüyoruz.
Bu karar, film yönetmeni Wingrove’un, çarmıha gerilmiş Hazreti İsa’yı bir rahibe ile cinsel temas halinde gösteren filminin 1990 yılında mahkeme tarafından yasaklanması üzerine AİHM’ye yaptığı şikâyeti konu alıyor. AİHM, bu dosyada İngiliz makamlarının yönetmen Wingrove’un ifade özgürlüğüne müdahale etme nedenlerini AİHS çerçevesinde geçerli ve yeterli bulmuştur.
Hâkimin gerekçesinde tezini dayandırdığı bir başka AİHM kararı doğrudan Türkiye’yi ilgilendiriyor. Yazar Abdullah Rıza Ergüven’in, “İslamiyet’in hayvanlarla cinsel ilişkiyi yasaklamadığını” da ileri sürdüğü “Yasak Tümceler” kitabında Hazreti Muhammed’e ve dini değerlere hakaret edildiği gerekçesiyle, kitabın yayıncısı İ.A. 1996 yılında 2 yıl hapis cezasına çarptırılmış, ardından bu hüküm para cezasına çevrilmiş, karar Yargıtay tarafından da onaylanmıştır. İ.A., AİHM’ye başvurunca, mahkeme 2005 yılında 4’e 3 oyçokluğuyla aldığı bir kararla, bu içerikte bir kitabın yasaklanmasının bir toplumsal ihtiyaca yanıt verdiğine, cezanın amaçla orantılı olduğuna, dolayısıyla Sözleşme’nin ihlal edilmediğine karar vermiştir.

* * *

Gelgelelim AİHM’nin başka kararlarında, dine dönük ağır eleştirel ifadeleri ifade özgürlüğü kapsamı içinde değerlendirip, ulusal mahkemelerden çıkan mahkûmiyetler için “ihlal” verdiğini de görüyoruz.
AİHM’nin bu yöndeki en kuvvetli metinlerinden biri 2006 tarihli “Erdoğan Aydın Tatlav/Türkiye” kararıdır. Tatlav, 1992’de yayımlanan “İslamiyet’in Gerçeği” başlıklı kitabında, “Tanrı’nın var olmadığı, ayetlerin anlamsız olduğu” tezini işlemiş ve bu nedenle 12 ay hapis cezasına çarptırılmış, bu ceza para cezasına çevrilmiştir. AİHM, bu dosyada yaptığı değerlendirmede kitabı “güçlü bir eleştiri dozu olmakla birlikte bir inançsızın dine karşı eleştirel bakışı” olarak görmüş, mahkûm edilmesini gerekli kılan bir toplumsal ihtiyaç bulunmadığına kanaat getirmiştir. Mahkeme, Türkiye hakkında ifade özgürlüğüne ilişkin 10’uncu maddeden verdiği ihlal kararını oybirliğiyle almıştır.
AİHM’nin ayrıca 2006 tarihli “Klein/Slovakya” kararı ve yine aynı yıl çıkan “Giniewski/Fransa” kararları da Tatlav kararıyla içtihat birliği içinde gözüküyor. AİHM, bu iki kararında ulusal mahkemelerin Kilise’nin, Papalığın yayın yoluyla aşağılandığı yolunda verdikleri mahkûmiyetler için “ihlal” kararı almıştır.

* * *

Bütün bu kararlar yan yana getirildiğinde, AİHM’nin her dosyayı kendi özel koşulları içinde değerlendirdiğini görüyoruz. Mahkeme, bunu yaparken “ifade özgürlüğünü koruma gereği” ile “dini değerlerin aşağılanmasını önlemeye dönük toplumsal ihtiyaç” arasında bir denge kurmaya çalışıyor.
Sarkaç, dosyanın niteliğine göre ikisi arasında gidip gelebiliyor. AİHM’nin, kanaatini şekillendirirken verilen cezanın orantılı olup olmadığını da kuşkusuz önemli bir kriter olarak değerlendirmeye aldığını da unutmayalım.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1267 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™