Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yeniden Merhaba!
19 Nisan 2013, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

Yazmaya başlamalı diye düşündüm. Türkiye Cumhuriyeti’nin, özellikle son zamanlarda, içerisine sürüklendiği bu zorlu türbülansta susup kalmak hiç doğru değil.

Bildiğiniz gibi, ben bir hukukçuyum. Hukuk felsefesi ve hukuk sosyolojisi alanlarında çalışıyorum. Anabilim dalımızın felsefeye ve sosyolojiye “Hukuk”un gereksinimleriyle bakan bir ilgisi var. Öte yandan hukukun tüm gerçeklik bilimlerine iyi bir komşuluk da işimizi iyi yapabilmemiz için çok önemli. Ülkemin ve hukukunun sorunlarını onlarca yıldan beri bu bakışla, bu kaygıyla ve bu yöntemle kavramaya çalıştım. Benden tüm okuduklarınızın perde arkası çok kısaca budur.

Geçenlerde Kadıköy’de Seyhan Kitapevi’nin kafe’sinde çok değerli dostum Orhan Bursalı’yla söyleşirken, neredeyse meczubu olduğum “hukuk devleti” düşüncesinin kuralsal-işlevsel yapısının, formal ve informal gerçekliğinin daha ayrıntılı, daha somut ele alınmasının ülkemizin bu türbülanstan kurtulmasında bir nebze yardımcı olabileceği umuduna yeniden kapıldım. Bir politika bilimcisi olarak Bursalı bu yaklaşımımı pek gerçekçi bulmasa da, birlikte gördük ki, Hukuk Devleti’nin (bu köşede 2006 yılında yazdığım bir yazıda sıraladığım ve) yüz elliyi bulan parametresini CBT’de irdelemek hiç de yararsız olmayacaktır.

Bu kez her hafta yayımlanacak olan “Hukuk politikası”nda hukuk devleti düzeneğinin her bir dişlisini, vidasını, her bir manivelasını, biri ötekisinden daha önemli her bir parçasını birer birer sorunsallaştırabileceğim. En azından yirmi beş, otuz parametreyi böylelikle kısa bir zamanda inceleyebileceğiz. Hukuk Devleti düşüncesinin Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği için taşıdığı önemin daha kavranılır olabilmesi için Bülent Tanör’ün “Kurtuluş Kuruluş”unun okunmasını ısrarla salık veriyorum. Orhan Bursalı’nın “Ulus Yıkıcılığı Zamanları”nı Tanör’ün bıraktığı yerden okumak da, Hukuk Devleti projesinin bu devletin siyasal başarısı için ne denli önemli olduğunu bir kez daha gösterecektir. Bir ülkede Hukuk Devleti düşüncesinin ve düzeneğinin o ülkenin insanları için büyük bir kurtuluş demek olduğunu, onun bu ögelerinin her birinin varlığının ya da yokluğunun gündelik yaşamımıza yansımasında görebiliyoruz.

Hukuk devletini kuracak ve yaşatacak olanlar yurttaşlardır. Hukuk devletini kuracak ve yaşatacak olan şey yurttaşlık bilincidir. Soy sopçuluk, ümmetçilik, kitlecilik, taşeronluk, taşeronculuk, her türlü sömürgenlik, sömürgencilik Hukuk Devleti düşüncesiyle hiçbir noktada bağdaşmaz. Bağdaşır gibi göstermek bilisizlik ve şarlatanlıktır. Siyasetçinin ağzındaysa katıksız bir sahtekarlıktır.

Hukuk Devletini koruyacak olan mahkemelerdir, yargı erkidir. Hukukçu eğitimi ve hukuk öğretimi kurumlarıdır. Üniversitelerdir. Barolardır. Siyaset dünyası için “demokrasi” ne demekse, hukuk ve haklarımız için de “hukuk devleti” o demektir. Ancak, hukuk devleti kabına dökülmemiş her demokrasi uygulaması yoz ve yıkıcıdır.

8 Nisan’da ben de oradaydım, Silivri’de… Konuşan genç, burasını ileride “Adalet Üniversitesi” yapacaklarını söyledi. Çok etkilendim. Bir hukuk ve adalet üniversitesi; hukuk devleti hukukunun araştırılıp, geliştirileceği bir üniversite… Adalet devlette hukuk devleti olarak kurgulanmazsa, siyaset sahtekarlarının ağzında büyük bir yalana dönüşür. Hitler “Drittes Reich”ın bir adalet devleti olduğunu bas bas bağırıyordu. “Hukuk Devleti” düşüncesi Naziler için kokuşmuşluk, çürümüşlük demekti. Stalinciler “Hukuk Devleti”ni kapitalizmin sömürü aracı olarak görüyorlardı. Onlar da devletlerinin gerçek “adalet devleti” olduğunu bas bas bağırıyorlardı. Görülüyor ki, bir ülkede devlet hukuk devleti değilse, orada adaletin kötü yollara düşmesi kaçınılmazdır.

Silivri mitingcilerine birkaç dostun önerisini buradan iletmek istiyorum: üç beş sloganla saatleri heba etmek, bariyerleri parçalayıp durmak yerine, orada bir adalet kürsüsü kurarak, sevdikleri, saydıkları bilimcilerimizi, düşünürlerimizi bu kürsüden dinlemek istiyorlar. Bu Adalet Kürsüsünden her hafta dinleyebileceğimiz adalet dersleri… Yerinde ve yetkinlerinden! Kim gelmek istemez ki? Kim bu etkinliği düzenlemek istemez?

Yeniden merhaba!

(Cumhuriyet Bilim ve Teknik)

[Bu yazı 1216 kez okundu]
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [40]
[23 Aralık 2013] Türkiye Barolar Birliği'ne "Müdafaa-i Hukuk" Çağrısı ... [6 Eylül 2013] Facebook'ta Gezi'nen Yazılarımdan - 1 ... [16 Ağustos 2013] Neresi Yanlıştı? ... [4 Mayıs 2013] Hangi Barış? ... [4 Ocak 2013] "Nikbinlik." ... [7 Aralık 2012] YÖK ve Karşıdevrim-2 ... [23 Kasım 2012] YÖK ve Karşıdevrim ... [29 Eylül 2012] Başkaldırmak, Başını Bir Güneşe Doğru Kaldırmaktır ... [4 Eylül 2012] Kara Mizah ... [20 Temmuz 2012] Üniversiteler Direnin, Çok Geç Kalmadan! ... [8 Temmuz 2012] Üniversite Hali ... [23 Haziran 2012] Atatürk Cumhuriyeti Sökülürken Direnemeyen Üniversitelerimiz ... [8 Haziran 2012] "Telgrafhane" ... [27 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı (2) ... [13 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı ... [28 Nisan 2012] Üniversiteler Hâlâ Susuyor ... [14 Nisan 2012] Ülke Toprağını Satmayacaksın, İşçiyi Sömürtmeyeceksin... ... [1 Nisan 2012] İçerdekiler ... [16 Mart 2012] "Gülümsemek Direnmektir" ... [3 Mart 2012] Direnen Ülke ... [17 Şubat 2012] Direnen İnsan ... [10 Aralık 2011] 'Romantik Direniş', 'Alakarga', 'Akademik Bilinç' ... [25 Kasım 2011] "Direnen Üniversite" Yankılanıyor! ... [7 Ekim 2011] Tek ve Son Çare! ... [23 Eylül 2011] Üniversite Nedir? ... [9 Eylül 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil Olur? (*) ... [26 Ağustos 2011] Düşündüşleme (*) ... [12 Ağustos 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil olur? ... [29 Temmuz 2011] "Bir Gün Şu Hastalıklı Vatan Canlanırsa..." (*) ... [3 Temmuz 2011] Ne Dersiniz? ... [17 Haziran 2011] Yine Hayatı Olmak ... [6 Haziran 2011] Hayatı Olmak ... [21 Mayıs 2011] Dikkat Bir Aydınlanma Erdemi ... [22 Nisan 2011] Yarın 23 Nisan ... [9 Nisan 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [25 Mart 2010] "Freirechtsschule" ... [1 Mart 2010] Vaziyet ... [22 Şubat 2010] Elsa Türkiye ... [9 Şubat 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [26 Ocak 2010] KARA KÖMÜRDEN ACI TÜTÜNE ...
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™