Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sivil vesayetin resmini yapan yargıç!
18 Nisan 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Bilmem Nâzım Hikmet’in ricası üzerine Abdin Dino mutluluğun resmini yapabildi mi ama Fazıl Say’ı yargılayan yargıç sivil vesayetin resmini yaptı! Say’ı Ömer Hayyam’a atfedilen bir dörtlüğü re-tweet ettiği için 10 ay hapse mahkûm etti.

Recep Tayyip Erdoğan da Siirt’te yaptığı şiirli bir konuşmanın ardından TCK’nın 312/2. maddesindeki ‘‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’’suçundan 1998 yılının Eylül ayında 10 aylık mahkûmiyet cezası almıştı!

Recep Tayyip Erdoğan’ın Say’ın aldığı cezaya tepkisi şu cümle oldu

“Onlarla bizi meşgul etmeyin!”

(Başbakan’ın Kasımpaşa’da yetişmiş olması göz önüne alınarak bu sözler mealen “Dolapdere’den aşağı Kasımpaşa” olarak da yorumlanabilir.)

Ben o dönemde kendisini ziyaret edip, “geçmiş olsun!” dileklerimi iletmiştim. Şimdilerde Erdoğan’ın “ileri demokrasi”sine hayranlık duyan bir “ağabey” de yaptığımın “Donkişotluk” olduğunu söylemişti.

O “ağabey” dâhil “askeri vesayet bitti ileri demokrasi geldi!” diye göbek atanlar o gün Recep Tayyip Erdoğan’dan köşe bucak kaçıyorlardı, bugün de Fazıl Say’dan köşe bucak kaçıyorlar!

Ne kadar tutarlılar, değil mi?

“Ben fikir özgürlüğünün risksiz olanını, hatta cukka kazandıranını severim!”

                                                                                ***

Aklıma en son CNN-Türk’te (29.3.2013) Başbakan’ın karşısında “hürmetli oturuşu” ile yerleşen Taha Akyol dün Hürriyet’te (17.4.2013) Fazıl Say’ın mahkûmiyeti hakkında şunu iddia etti:

Fazıl Say Ömer Hayyam’ın şiiri nedeni ile değil, şu sözleri nedeni ile hüküm giymiş:

“Bilmem fark ettiniz mi nerde yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allahçı. Bu bir paradoks mu?”

Akyol’a ve Say’ı yargılayan yargıca göre bu sözler TCK’nin şu maddesine cuk oturuyor:

“Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” (TCK Mad. 216/3)
  
Akyol soruyor: “Nefret söylemi daha nasıl olur?”

AİHM’nin 13 Eylül 2005 tarihli içtihadına da atıfta bulunuyor:

“Fikir hürriyeti adına ‘büyük hayranlık ve saygı duyulan dinin hedef alınarak aşağılanmasını’ AİHM prensip olarak özgürlük saymamış; baktığı somut dava dosyasında ‘İslam dinindeki Peygamber’in kişiliğine hakaret dolu” bir yazının suç sayılmasını ‘sosyal ihtiyaca uygun’ bulmuştur.”

Tabii ki “büyük hayranlık ve saygı duyulan dinin hedef alınarak aşağılanması, Peygamber’in kişiliğine hakaret edilmesi” katiyen kabul edilemez!

                                                                           ***

Ama oturmamış ve size yakışmamış Taha Akyol! Kelimelere takla attırmışsınız!

Alıntıladığınız cümlede Fazıl Say:

“Bilmem fark ettiniz mi nerde yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklaban varsa hepsi Allahçı. Bu bir paradoks mu?” dediğinde “Allahçı” kelimesini kullanıyor!

“Allahçı” kelimesini “tüm Müslümanlar” olarak yorumlamak için ya Erdoğan’ın gazetecisi ya da yargıcı olmak gerekir!

“Allahçı” Allah’ın adını kullanan/Allah’ın adını kullanarak ticaret yapan/yolunu bulan/çıkar sağlayan anlamına gelir.

El Kaide türü terör örgütlerine kimimiz “İslamcı terör örgütü” diyoruz. Burada “İslamcı” sözcüğü “İslamı bahane eden”, “İslamı kullanan” anlamına geliyor. “Müslüman terör örgütü” sözleri ile “İslamcı terör örgütü” sözleri çok farklı anlam taşır!

“Allahçı” ile “Allah’a inanan” da farklı anlam içerir!

Size “Erdoğancı” demek ile Say’ın kızdığı adamlara “Allahçı” demesi arasında pek fark olmaması gerekir! İkisi de suç değildir!

Yargıç isteseydi böyle bir yorum yapabilirdi!

                                                                                 ***

Alıntıladığınız cümlede Fazıl Say’ın hatası yok mu? Var! Say bütün yavşak, adi, magazinci, hırsız, şaklabanları “Allah ticareti yapanlar” (Allahçı) olarak nitelendirirken fahiş bir genelleme yapıyor. Pekâlâ, “Allahçı” olmayan, başka bir otoritenin ismini kullanarak; “Şu’cu” veya “Bu’cu” olarak yolunu bulanlar da var!        

Fazıl Say’ın genellemesi fahiş bir hata ama suç değil!

                                                                                 ***

Taha Akyol iyi bir kitap kurdu, muhakkak ki iyi bir hukukçudur. Ancak, “Erdoğancılık” arada bir aklını çeliyor. Akyol “Habur Rezaleti” (19.10.2010) sırasında Habur Kapısı’ndan giren PKK’lılar “pişman değiliz” diye haykırırken pekâlâ onların “Pişmanlık Yasası”ndan faydalanabileceğini ve serbest kalabileceğini de yazmıştı.

“Habur’da dağdan inenler hakkındaki yargı dosyasında gözüken, bunların ‘yakalanmış’ olmayıp ‘gönüllü’ olarak geldikleridir. Hâkimin bakacağı husus budur ve serbest bırakılmaları 221. maddeye uygundur.” (Milliyet-24.10.2009)

(Ancak sonradan geri kaçamayanlar yargılandı ve hüküm giydiler.)

Taha Akyol o zaman da hukuka takla attırmıştı, şimdi de attırıyor!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1193 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™