Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu?
16 Nisan 2013, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

AVRUPA İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını çok yakından ilgilendiren ilginç bir karara imza attı geçen perşembe günü.
 

Bu karar, vatandaşların “uzun yargılama süresi” ile ilgili AİHM’ye yapmış oldukları başvuruların reddedilip, şikâyet sahiplerinin devletle bir tazminat mekanizması üzerinden bir tür “hellalleşmeye” yönlendirilmesini öngörüyor.
Karar büyük bir tartışma yarattı.

* * *

Önce AİHM’nin (2013/112) sayılı “Müdür Turgut ve Diğerleri/Türkiye” kararının içeriğine kısaca göz atalım. Turgut ve üç arkadaşı 1999 yılında terör örgütüne bağlı oldukları iddiasıyla tutuklanmıştır. Sanıklardan üçü, 2008 yılında çeşitli hapis cezalarına çarptırılırken, biri hakkındaki dava zamanaşımından düşmüştür.
Başvurucular, 7 Ocak 2009 tarihinde AİHM’ye dilekçe vererek, Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin yargılamaların “makul süre içinde” yapılmasını öngören “adil yargılanma hakkı”na ilişkin 6’ncı maddesinin birinci paragrafını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvurucular, ayrıca Türkiye’de Sözleşme’nin “etkili başvuru hakkı”na ilişkin 13’üncü maddesi çerçevesinde “aşırı uzun yargılama sürelerine karşı bir başvuru yolunun olmadığından” da şikâyetçi olmuştur.
AİHM, tam 4 yıl sonra geçen hafta Türk üye Prof. Işıl Karakaş’ın da katıldığı bir kararla “oybirliği” ile bu başvuruyu reddetmiştir. Mahkeme, bu kararında 19 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe giren 6384 sayılı “AİHM’ye Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun”u gerekçe göstererek, “iç hukuk yollarının tüketilmediği” görüşünü belirtmiştir.

* * *

Tazminat Komisyonu, geçen ocak ayında - TBMM’de kabul edilen 8384 sayılı yasanın getirdiği bir mekanizmadır. Bu yasaya göre, yargılandıkları davaların uzun sürdüğü şikâyetiyle 23 Eylül 2012 tarihine kadar AİHM’ye yapılmış olan bütün başvuruların sahipleri, Strasbourg’daki mahkemeden adalet beklemek yerine, doğrudan Ankara’daki komisyona başvurarak mağduriyetlerinin parasal bir bedelle tazmin edilmesini talep edecektir.
Başvurucular, komisyonun hükmedeceği tazminat cezasını yetersiz bulmaları halinde, temyiz makamı olarak doğrudan bölge idare mahkemelerine gidebilecektir. Burada sonuç alamadıkları takdirde Anayasa Mahkemesi ve daha sonra AİHM yolu yine açıktır.
Buradaki kritik nokta, 23 Eylül 2012 tarihidir. Komisyon, yalnızca bu tarihe kadar AİHM nezdinde kaydedilmiş ve Türk hükümetine iletilmemiş olan başvuruları işleme koyacaktır. Bu, Anayasa Mahkemesi’nin AİHM yerine bireysel başvuruları kabul etmeye başladığı tarihtir. Bir başka deyişle komisyonla birlikte yalnızca 2012 öncesi dönemi kapsayan şikâyetlerle ilgili geçici bir düzenleme söz konusudur. Bu tarihten sonraki şikâyetler Anayasa Mahkemesi adresine yöneltilecektir. 

* * *

Sorunun gerisinde Türkiye’deki uzun yargılama sorunu nedeniyle gelen şikâyet dosyalarının AİHM üzerinde büyük bir iş yükü yaratmış olması yatıyor. 2012 sonu itibarıyla AİHM’ye yapılmış olan toplam 128 bin 100 başvurudan yüzde 13.2’si (16 bin 900) Türkiye’den gelen şikâyetlerdir. Ve bunlar içinde 3 bin 500’e yakını uzun yargılamaya ilişkindir. Bu durumda AİHM, bütün bu dosyaları eritme sorumluluğunu Türk hükümetine devretmiş oluyor.
Uzun yargılama süreleri, Strasbourg’daki mahkemenin Türkiye hakkında en çok ihlal verdiği başlıklardan biridir. Örneğin 2012’de Türkiye hakkında verilen ve içinde en az bir ihlal bulunan toplam 117 ihlal kararı çıkmıştır. Bunlar içinde en çok ihlal kararı “uzun yargılama”dan kaynaklanmıştır (51 ihlal).
AİHM, geçmişte uzun yargılamayla ilgili şikâyetlerin yarattığı iş yükünün altından kalkamayınca bazı ülkeler hakkında tazminat komisyonları üzerinden ek bir iç hukuk yolu tesis edilmesine ilişkin tavsiye kararları almıştı. Nitekim İtalya ve Polonya gibi ülkeler bu tür tazminat komisyonları kurmuş bulunuyorlar.
AİHM, son olarak 20 Mart 2012 tarihli “Ümmühan Kaplan/Türkiye” kararında Türkiye’yi uzun yargılamadan mahkûm ederken, benzer bir komisyon kurulmasını talep etmiş, ardından uzun yargılamayla ilgili bekleyen başvuruların hepsini askıya almıştı.
Bir yönüyle ilk kez Türkiye’de uygulamaya konan bir yöntem söz konusu değil. Ancak söz konusu yöntemin beraberinde getirdiği ciddi sorular var. Bu mekanizma vatandaşların haklarını ne kadar güvence altına alıyor? Ayrıca, bu yöntem ileride uzun yargılama dışındaki ihlaller nedeniyle mağdur olan vatandaşların haklarını aramalarını olumsuz yönde etkileyebilir mi?
Bu sorulara ilişkin tereddütlerimizi, kaygılarımızı yarınki yazıda değerlendirelim.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1288 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™