Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Barış için tek yol genel aftır!
15 Nisan 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

 “Pazar yazıları”nı baştan ilan ettiğim gibi siyasetten uzak, insana dair konularda yazmayı çok seviyorum. Bunun için sizlere söz verdim. Ancak maalesef son bir aydır bu sözümü tutamıyorum. Zira siyasette olağanüstü gelişmeler oluyor. “Pazar yazılarımı” özlediğini beyan eden okurlardan özür dilerim.

                                                                     ***

   Başbakan ve yalakaları ve dahi akil adamlar “barış süreci”ni sorgulayanları istedikleri kadar “barış düşmanı” ilan etsinler ben sorgulamaya devam edeceğim.

   “Barış süreci”nin hiçbir plan, strateji ve/veya taktiğe dayanmadığını, hukuki alt yapısının katiyetle kurulmadığını, sadece Başbakan’ın günlük ve çoğu kez birbiri ile çelişen “çözüm önerileri” ile sürdürüldüğünü defalarca yazdım.

   Tabii ki, barışın en önemli şartı silahların susması. Ama sözlü veya yazılı salt bir Başbakanlık fermanı ile silahlı veya silahsız, PKK’lıların sınır dışına ellerini kollarını sallayarak çıkmaları hukuken mümkün değil!

   Kolluk güçleri gördükleri yerde PKK’lıları derdest etmek zorundalar. Türk Ceza Kanunu böyle emrediyor!

   Ayrıca, sağ olsun bir okurum uyardı, Devlet Memurları Kanunu’nun 11. Maddesi de aynen şöyle hükmediyor:

   “… Devlet memuru amirinden aldığı emri, Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, memur bu emri yapmaya mecburdur. Ancak emrin yerine getirilmesinden doğacak sorumluluk emri verene aittir. Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Acele hallerde kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterilen istisnalar saklıdır.”

  Bu madde açık ve seçik, amirden alınan emrin (amir Başbakan bile olsa) Anayasa, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görülmesi halinde yerine getirilmeyeceğini söylüyor.

   Acele hallerde bile kanunla gösterilen “istisnalardan” bahsediyor.

                                                                     ***

   Bazı duyumlara göre, bir kısım PKK’lıların sınırdan çıkışları başlamış ve asker bu durumu sadece seyrediyormuş.

   “Ben yaptım oldu mantığı!” ile hareket ediliyorsa sınırdaki komutanlara hatırlatırım ki sap döner keser döner gün gelir hesap döner!

   Eğer, önünden geçen PKK’lıları seyreden komutanlar var ise 28 Şubat döneminde sözlü emirle hareket eden (BÇG) komutanların bugün düştükleri duruma baksınlar!

                                                                     ***

   Peki, ne yapmalı?

   Hukuka uymuyor diye barıştan vaz mı geçmeli?

   Hâşâ!

   TBMM milli irade adına karar verecek en yüce kurumdur ve yapacağı kanuni düzenleme ile barışın yolunu açar!

   Ancak TBMM “PKK’lılar bir kereye mahsus sınırdan serbest çıkarlar” mealli zırva bir kanun çıkaramaz. Dünyaya rezil oluruz! Yüce Divan TBMM üyeleri ile dolar, taşar!

   Sınırı serbestçe geçmenin tek ama tek yolu vardır:

   Af!

   Ancak yine TBMM sadece PKK’lıları kapsayan bir af kanunu çıkaramaz.

   1982 Anayasası’nın “Kanun Önünde Eşitlik ” başlığını taşıyan 10’uncu  maddesine göre:

   “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz…”

   TBMM herkesi kapsayan bir genel af çıkarmak zorundadır!

    Genel af PKK’lılar dışında Ergenekon’dan tutun, Balyoz’a kadar, KCK’dan tutun Odatv Davası’na kadar, katillerden tutun ırz düşmanlarına kadar tüm davalı ve hükümlüleri kapsamak zorundadır.

                                                                     ***

   Benim gibilere hukuku öne sürdüğümüz için “barışa engel oluyorsunuz” derlerken ben barış için en radikal ve kökten öneriyi getiriyorum.

   Başbakan’a açıkça sesleniyorum. Barışı sağlamak uğruna ser vermeye gerek yok! Barışın olmazsa olmaz parçası aftır. Bu af da Anayasa gereği “genel af” olmak zorundadır.

   Üstelik genel af barış sürecine en derin şüphe ile bakanları bile duraksatacaktır. Genel af çıkarsa herkes içinde kendisinden bir şeyler bulacaktır!

   30 yıllık savaşı bitirmek için mangal gibi yürek lazım!

   Başbakan gerçekten barış istiyorsa genel affa soyunmalıdır!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1429 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™