Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51
15 Nisan 2013, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
Motor boğulması, sorunlu bir araçla acemi bir sürücü bir araya geldiğinde karşılaşılması yüksek olasılık olan bir durumdur. Aşırı yakıt pompalanmasından kaynaklanan motor boğulması, biraz bekleyip yakıt düzeneği soğutulunca kolaylıkla giderilebilir.
 
Sosyalistlerin Meclisi’ne sunduğum, “Anayasa Kimin İradesi” başlıklı tebliğin üzerinden 1 yılı aşkın bir zaman geçti. İstanbul Barosu’nun Olağan Genel Kurulu öncesinde, Önce İlke Grubu toplantılarından birinde de meslektaşlarımla paylaştığım, %51 sorununu;
 
Toplum olarak, gelişmişlik düzeyimizin, sözgelimi %50’yi aşan oy oranıyla iktidar olan bir parti ve onun yönetici kadrolarındaki dikta eğilimlerinin, kolaylıkla açığa çıkması için, oldukça uygun bir ortam olduğunu kabul etmek gerek. AKP’nin seçim sürecinde, bu psikolojik sınırı aşmaya ne kadar büyük bir önem verdiği hatırlanmalıdır.
 
Yüzde ellinin altında kalan her türlü iktidar ve çoğunluk, psikolojik olarak azınlık duygusunu da içinde barındırır. Çünkü kendisinin dışındaki toplam, bütünlük arz etmese de, ondan en az “bir fazla”dır. Bu durum, yönetenlerin davranışları üzerinde, önemli bir psikolojik oto kontrol etkenidir. Azınlığı anlayabilme durumu da diyebiliriz buna. Empati yapmaya gerek olmadan, doğrudan ve kendiliğinden bir psikolojik bariyer söz konusudur burada.
 
Oysa insan malzemesi ve ekonomik düzey olarak ülkemizde var olan durumda, sözgelimi RTE gibi bir kişiliğin, padişahlığını ilan etmemiş olmasına şükretmek gerekir. Soytarısı bu denli bol bir topluma, anlı şanlı bir kral yakışmaz mı?
 
Öte yandan, %51’in her koşulda haklı olduğu gibi matematiksel bir demokrasi anlayışının, kabul edilebilir olmadığı da açıktır.” (*)
 
şeklinde açıklamaya çalışmıştım.
 
Ülkedeki siyasal iktidarın da herhangi bir kurum ve kuruluşu yönetenlerin de cazibesine kapılarak otoriterleşmelerine neden olan bu “mutlak” sayısal çoğunluk çizgisi, gelişmemiş demokrasilerin boğulma noktasıdır.
 
Arkalarındaki çoğunluk oyunu, hukuk tanımaz bir biçimde kullanan “iktidar” sahiplerinin karşı konulamaz gücü ve iktidarın dayanılmaz cazibesi, giderek bir tahterevalli misali, az olandan çok olana doğru önlenemez bir kayma meydana getirir. Çoğunluk daha çok ve daha buyurgan olurken, azınlık daha az ve daha etkisiz hale gelir. Böyle toplumlarda muhalif olmak, daha çok cesaret gerektirirken, cesareti olmayanlar ise ikiyüzlü olmayı seçerler.
 
Kolaylıkla alaşağı edilen Ortadoğu ve Arap coğrafyasındaki diktatörlerin her birinin, yıllarca çok yüksek oy oranlarıyla seçilmiş oldukları unutulmamalı...
 
Azınlığın taleplerinin “ihanet” olarak nitelendirildiği bir yerde, demokrasinin varlığından söz etmek, demokrasiye karşı haksızlık etmek olur. Çünkü çağdaş bir demokraside azınlığın talepleri, en gerçek yol göstericidir.
 
***
 
Makul oy oranlarıyla seçim kazandığı süreçlerde, oldukça dinamik ve düzenli toplantılar yoluyla katılımcılığı sağlayabilen, 12 yıldır İstanbul Barosu’nu yöneten Önce İlke Grubu, ne yazık ki şimdilerde toplantı bile yapamaz durumda...
 
İki buçuk yıllık süreçte, neredeyse bir elin parmakları kadar yapılabilen ve düşüncelerin paylaşılmasından çok, bilgilerin tebliğ edildiği grup toplantılarının sonuncusu ise “Ya sev, ya terk et.” muhtırası ile tamamlandı.
 
***
 
Çok olanın değil, haklı olanın tarafında olmaya devam...
Çoğunluğa biat etmeyeceğiz.
Bitirirken bir kez daha (**) Nevzat Çelik;
 
“…
az kolumuzun tarafında
solda olacağız
bu itirazın ilk şartı
 
solda da az olacağız
devrimi çoğaltırken çünkü
bir başka devrime hızla azalacağız
bu da itirazın ikinci şartı.”
 
 Av. Abdurrahman Bayramoğlu
 
 
 
 
(*) Sosyalistlerin Meclisi’nin ilk dönem çalışmalarının önemli bir kısmı, “İkinci Cumhuriyetin Düzeni” adıyla, Yazılama Yayınları tarafından kitaplaştırılmıştır.
(**) Solcu Olmak-Abdurrahman Bayramoğlu-Yeni Yaklaşımlar-1 Haziran 2011

 

[Bu yazı 1639 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™