Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Zırva tevil götürmez!
11 Nisan 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

“Barış Süreci” sırasında PKK’lıların sınırdan nasıl çıkacağı meselesi bir türlü çözülmedi. Baştan beri inatla söylüyorum, Hükümet’in icazeti ile ama silahlı ama silahsız, PKK’lılar sınırdan ellerini kollarını sallayarak çıkamazlar!

Buna cevaz veren siyasi, bu cevazı ciddiye alan kolluk elemanı açıkça suç işlemiş olur. Teröristleri TBMM dışında kimse affedemez, onlara suçsuz muamelesi çekemez.

İlk ağızda “PKK’lılar Hükümet’in emri ile silahlarıyla sınır dışına çıkacak”, dendi. Şiddetle itiraz ettim. “Hukuka tekrar mı takla attıracaksınız?” başlıklı yazımda 26.03.2013 günü (Yurt Gazetesi) kimsenin böyle bir izin veremeyeceğini, aksi halde 2. Habur Kapısı rezaleti yaşanacağını iddia ettim. Ardından Başbakan “silahsız çıkacaklar” dedi. Bu sefer de 31.3.2013 tarihli yazımın (ibid) başlığı “Malkara Keşan Hoppala Paşam” idi.

Artık açıkça belli oldu ki; Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden birisi olarak takdim edilen “Barış Süreci”nin ne planı, ne stratejisi, ne taktiği var! Ne de hukuki zemin hazırlanmış.

63 Akilli Adam da muhakkak zırvanın tevil götürmediğini biliyordur.

Başbakan bir gün öyle konuşuyor, bir gün böyle!

                                                                 ***

Milliyet’in dünkü manşetine göre, Başbakan’ın “silahsız sınır dışına çıkma” önerisi de tutmayınca, AKP’liler yeni bir formül geliştirmişler:

“Başbakan PKK’lıların sınırdan silahsız çıkması için yazılı emir verecek!”

TSK yazılı emri alınca rahatlayacak, PKK’lılara sınıra kadar eskort servisi verecek, “suç işlememiş terör örgütü üyeleri”ni de bizzat komutanların makam arabaları köylerine makbuz karşılığı teslim edecek!

Fikret Bila TSK’nin sözlü emirden rahatsız olduğunu belirtiyor ve çarenin şu şekilde bulunduğunu ilan ediyor:

“(Çekilme sırasında) Bu süreçte askerin, siyasi otoriteden beklediği nedir?
Askeri çevrelerdeki beklenti, hükümetin, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) yazılı yeni bir direktif vermesi. Askeri çevrelerde, yeni hareket tarzının hükümet tarafından Genelkurmay’a direktif olarak ulaştırılmasından sonra, Genelkurmay Başkanlığı’nın da bu direktife uygun yazılı emirleri ilgili kuvvet komutanlıklarına, oradan ordu komutanlıklarına, sırasıyla kolordulara ve iç güvenlik tugaylarına hiyerarşi içerisinde iletmesi, izlenmesi gereken yol olarak ifade ediliyor.” (Milliyet-10.4.2013)

                                                                   ***

TCK’nu açıkça ihlal eden “Başbakan formülü” T.C. Başbakanlık antetli A-4 kağıda bilgisayar ortamında yazılır ve altına Başbakan’ın ıslak imzası atılırsa artık TCK ihlal edilmez hale gelecek! Suç ortadan kalkacak.

Hukuk devletinden çoktan vaz geçtim, kanun devletine razı oldum! TBMM’de yeni bir kanun metni oylanır, oylamada da AKP bölünür korkusu ile TBMM’den kaçırılan her türlü çözüm ülkemizi sadece “guguk devleti” yapar. TCK’nın son maddesinde “yukarıda belirtilen maddeleri Başbakan istediği gibi değiştirebilir” yazmadığı sürece böyle rezalet olmaz.

Eğer, “yazılı emir” eline ulaştıktan sonra Başbakan’a aynen iade etmez de Genelkurmay Başkanlığı bu direktife uygun yazılı emirleri ilgili kuvvet komutanlıklarına ulaştırırsa Genelkurmay Başkanı da suç işlemiş olur. Bila’nın yazdığı yöntemle kuvvet komutanlıkları da ordu komutanlıklarına, sırasıyla kolordulara ve iç güvenlik tugaylarına hiyerarşi içerisinde bu direktifi iletirlerse hepsi suç işlemiş olur!

Başbakan’ın emrinin yazılı veya yazısız olması hiçbir şeyi değiştirmez!
              
                                                                    ***
Her sabah gazete manşetlerini yeni bir zırva şekillendiriyor! Her sabah “guguk devleti” yeni bir icazette bulunuyor!

Ancak merak etmeyin, bu da geri tepecek!

Ülkede hâlâ “hukuk devleti”ne saygılı insanlar var. Onlar feryat edince “yazılı emir” de tedavülden kalkacak!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1058 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™