Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Oligarşi mi, anayasal monarşi mi?
11 Nisan 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Anayasa Uzlaşma Komisyonu (AUK),  uzatmaları mı oynuyor? Soruya hayır yanıtı verebilmek için hayli saf olmak gerek.  Aslında, 19 Eylül 2011 toplantısı sırasında ortaya çıkan baskın eğilim, gelinen yeri işaret ediyordu. Neden?  Çünkü, halkoyu ile seçilecek bir Anayasa Meclisi görüşü benimsenmemişti. TBMM çatısı altında geliştirilecek en demokratik yöntem bile,  politikanın gölgesinde etkili olamayacaktı. Nitekim, partilerin eşit temsili ilkesiyle kurulan AUK üzerinde sallandırılan “Damokles kılıcı”, kaygıları haklı çıkardı.

Gerçekten,  Başbakan ve Hükümet’in güdümü altına almaya çalışması, AUK için başlıca handikap oldu. Hatta, şu bile öne sürülebilir: Eğer AUK, süre ve rejim dayatması ile karşı karşıya kalmasaydı, üzerinde  uzlaşma sağlanan madde sayısı (sadece 30), ikiye katlanmış olabilirdi.

Bunlar tahmin edilen olumsuzluklar olmakla birlikte, AUK’nın çalışmaları, eleştirel yaklaşım ihmal edilmemek kaydıyla desteklenmeliydi; en azından nereye kadar gidilebileceğini görebilmek için. Nitekim, Anayasa-Der’in AUK’ya 26 Mart 2012’de sunduğu “Anayasa Raporu”,  şu cümlelerle sonlanıyordu: “Anayasa yazım takvimine ilişkin açıklamalar, yeni anayasa sürecine ivme kazandırmak bakımından yerinde olmakla birlikte, yeni bir anayasal düzen hedefi ile bağdaşmaz. İki nedenle: Öncelikle, yeni anayasa, elden geldiğince serinkanlı bir tartışma ortamını gerekli kılmaktadır. İkinci olarak; süreçte olası bir tıkanma ve kilitlenme durumunda, bugüne kadar yapılanlar, anayasal birikim ve kazanım olarak görülerek, yeni yöntem üzerine ortak çabaya girilebilir.” (Anayasa-Der/Legal Yay., s. 66).

Oligarşi ve Fransa

Oligarşi, siyaset biliminde “azınlığın yönetimi” olarak tanımlanır. Başbakan ise, bu kavramı bürokrasi için kullanarak, “Başkanlık sistemiyle bürokratik oligarşinin beli kolay kırılır… Karar alma çok daha seri noktaya gelebilir… Fransa’da yarı başkanlık sistemi var. İşte o, partili cumhurbaşkanlığı sistemidir…” diyor. Bu sözlerde sorun ve yanlışlar var:

- “Bürokratik oligarşi” , hangi sektör? Kanun tasarılarını hazırlayan danışmanlar mı, üst düzey yöneticiler mi,  kolluk güçleri mi, yoksa yargı mı? Eğer  engel yargı ise, yasal düzenleme yolunu kapatan kim? Buna karşılık, diğerleri engel ise,  bu, on yıldır yanlış bir kadrolaşma politikası güdüldüğü ve liayakat ilkesine uyulmadığı anlamına gelir…

- “Seri karar”: Hükümetin, istediği halde karar alamadığı konular hangileri? Mesela, Çamlıca tepesine cami inşası için herhangi bir karar alındı mı? Eğer alındıysa bunun niteliği ne?

- “Parti başkanlığı”: Fransa’da, Cumhurbaşkanı değil sadece, Başbakan da parti başkanlığını bırakmakta. Hükümet üyeliği, parlamenterlikle bile bağdaşmaz (Any., md. 23). Öte yandan, parti başkanlığını savunmak için, Atatürk ve İnönü örnek gösterilir. Eğer bu uygulama demokratik idiyse, tek parti dönemine yönelik sürekli eleştiri nasıl açıklanabilir? Kaldı ki, eğer tek parti dönemi uygulamasına dönülecekse, o zaman tek partili ve çok partili rejim farkı ne?

Çevresel samimiyete davet…

Başbakan BM Orman Forumu’nda yaptığı konuşmada, çevrenin öneminden söz ederek, “Bu acımasız rekabet, bu hırs, bu tamah sürerse, çocuklarımıza bırakacağımız bir dünya kalmayacak” diyor. Konuşmayı dinleyen ve Türkiye’yi tanımayan bir yabancı,  ülkemizin doğal zenginlikleri ve çevresiyle iyi korunduğu yanılgısına düşebilir.  Oysa, AKP hükümetleri, çevrede en büyük tahribat dönemi oldu… İstanbul’da mantar gibi biten gökdelenlere atfen, “insanoğlu toprağa yakın yaşamalı” sözünün veya İstanbul nüfus artışını frenlemek için “vize” hatırlatmasının yansıttığı çelişkiler ( Kanal projesi, 3. Köprü ve havaalanı vd.) ise, ayrıca ele alınmalı.

Anayasal sürecin kaderi…

Eğer, AUK tarafından yürütülen çalışmalar tümüyle tıkanırsa, yeni Anayasadan vaz mı geçilmeli? Hayır! Tam tersine: Nasıl ki,  AKP, 2007’de izlediği yolun yanlış olduğunu teslim ederek,  AUK yoluyla daha demokratik bir usule evet dediyse,  bu aşamada da aynı yöntem izlenmeli.  Bu da, Anayasa Meclisi seçeneği dâhil olmak üzere, AUK’dan daha etkili süreçler üzerinde şimdiden çalışılmasını gerekli kılar. Yeni Anayasa hedefinin yolu, daha gerisi olamaz!

Tersi olur da, AKP, Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun gerisine düşen bir yolla Anayasa değişikliğine giderse ne olur? Bu durumda, belki “bürokratik oligarşi” gerekçe olarak işe yarayabilir; ama, kurulacak rejim demokratik değil, olsa olsa, “anayasal monarşi” olur.  Bu ise, tek parti, hatta meşrutiyet dönemlerini aratabilir.

(Birgün)

[Bu yazı 1690 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™