Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Hazır 63 akilli adam yakalamışken!
9 Nisan 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Akilli adamlara ilk dilekçemi geçen pazar günü verdim. Şu ana dek cevap alamadım ama hiçbir kırgınlığım yok. Dilekçe ellerine ulaşalı ancak 48 saat oldu. Daha vakitleri çok. Beni münafık addetseler de T.C. vatandaşı olarak ciddiye alıp, dilekçeme cevap vereceklerinden eminim.

Dedem “akıllı adam buldun mu aklını bandıra bandıra kullan!” derdi.

Ben de dedemin nasihatini tutup, aklıma gelen soruları “63 akilli adam”a sormaya devam ediyorum. Hangisi cevap verirse versin, fark etmez! Bazıları başkan falan oldular ama onlar eşit seviyede akıllılar! Hatta bu soruları dilekçeme ekleyip, toptan cevap da verebilirler.

Aklıma takılanlar şunlar:

 ***

Bugüne dek ben “barış süreci” hakkında çok az bilgi sahibi olabildim.

Bildiklerim şöyle:

   1) Sürece destek verenler iyi, süreci şüphe ile karşılayanlar kötü insanlar!

   2) Ülkeye barışın gelmesi için ateşkes lazım. Ateşkesin olması için de PKK’lıların sınırdan dışarı çıkması gerekiyor.

      a) PKK’lıların sınırdan çıkması için Meclis kararı alınmayacak. Ancak, son anda “barış süreci” ile ilgili olarak TBMM’de Araştırma Komisyonu kurulmasına karar verildi. Anayasa’nın 98.maddesi ise “Meclis araştırması, belli bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden ibarettir” diyerek sadece “bilgi edinmeye” cevaz veriyor.

      b) Sınırdan çıkışa kanuni düzenleme yapılmayacak ama PKK’lılar Başbakan’ın son kararına göre silahlarını gömerlerse ellerini kollarını sallayarak sınırdan çıkabilecekler. Hiç suç işlememişler doğrudan köylerine gidecekler.

   Bildiğim kadarı ile salt Başbakan’ın “olur” parafı ile PKK’lıların silahlı-silahsız sınırdan çıkmaları hukuka uygun değildir!

                                                                     ***

   Münafıklık ettiğim “barış süreci” ile ilgili bilgim bu kadar!

   Sağa sola sordum, fazlasını bilen yok!

   Açıkçası neye münafıklık ettiğimi bile doğru dürüst bilmiyorum.

                                                                     ***

   Sayın Akıllılar! Lütfen, “barış süreci”ni halka detaylı olarak anlatınız. Vatandaş olarak A’dan Z’ye neler planlandığını bilmek istiyoruz. Siz de bilmiyorsanız Başbakan’a sorun. O size anlatsın, siz de bize anlatın!

   Türkiye tarihinin en önemli süreçlerinden birisine girmişken devletlûlarımız muhakkak ki bir plan hazırlamışlar, ona uygun strateji geliştirmişler, taktik detaylara girmişlerdir.

   Biz ise sadece PKK’nın silah bırakması ihtimali konusunda yarım yamalak bilgiye sahibiz. Silah bırakma karşılığı PKK ne alacak, hiç bilmiyoruz!

   Bizim belki de “barış süreci”ni ayakta alkışlayan ABD Dışişleri Bakanı John Kerry kadar bilgiye sahip olmamıza gerek yok ama bari ana başlıkları açıklayın.

   Ana başlıkları bile açıklayamazsanız, merak ettiğimiz şu konularda hiç olmazsa tüyo verin:

   1) 30 yıldır savaşan PKK hiçbir şey almadan silah bırakacak kadar enayi mi?

   2) PKK’lıların sınırdan çıkışı hukuka uygun olmazsa guguka mı uygun olacak?

   3) Eğer sınırdan çıkış guguka uygun olacaksa, siz hukuka saygılı akıllı adamlar buna itiraz edecek misiniz? Pazar günkü dilekçemde belirttiğim gibi Başbakan’ı uyaracak mısınız? Sizi yine de iplemezse “akilli adamlık”tan istifa edecek misiniz?

   4) Genel af çıkacak mı, çıkmayacak mı?

   5) Apo dışarı çıkacak mı, çıkmayacak mı?

   6) Hangi isim altında olursa olsun, “özerklik”ten anladığınız nedir? Hangi özerklik şartları kırmızı çizginizdir? Hangi noktada beyninizin tası atar?

   7) Başkanlık Sistemi barış sürecinin bir parçası mıdır? Eğer, parçası ise “olmaz böyle pazarlık!” deyip, akillilikten vaz mı geçeceksiniz?

   Kestane kebap! Acele cevap!

   Lütfen:

   1) “Genel af/ özerklik/ başkanlık sistemi falan bizi aşar, biz sadece Başbakan’ın izin verdiği kadar barış isteriz” demeyiniz.

   2) “Biz halkın değil, Başbakan’ın akillisiyiz, halktan akıl alıp Başbakan’a vermeyiz, sadece Başbakan’dan akıl alıp halka veririz!” de demeyiniz!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1067 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™