Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Hainleri Belirleme Enstitüsü!
9 Nisan 2013, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

DÜNYA Hain Çıkarma Şampiyonası diye bir yarışma düzenlense, hiç kuşkusuz ki uzak ara birinci olur, bayrağımızı göndere çektirirken, İstiklal Marşı’mızı da çaldırırız!
 

Çünkü dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyecek kadar çok sayıda haine sahibiz.
“Vatana ihanet” konusunda uluslararası şöhretlerimiz de var.
En tanınmışlarından biri Nâzım Hikmet’tir ama ben bu alanda birinciliği her zaman Piri Reis’e vermişimdir. Kendisi 500 yıllık bir haindir, ama haritaları hâlâ dünyanın dilinde.
Şöhretleri yerel kalmış hainlerimiz de var ve bunların sayısı o kadar çok ki saymakla bitmez.
Değerlerini bilemiyoruz ne yazık ki.
Bunun bir tek nedeni var: Hain belirleme standardımız yok!
Bunun için bir “Hainleri Belirleme Enstitüsü” kurulsa iyi olur diyorum.
Elle tutulur bir hain standardımız olursa memleketin bir yarısının öbür yarısını toptan hain ilan etmesinin de önüne geçebiliriz. Zaten o hain ilan edilen diğer yarısı da kendisini hain ilan eden birinci yarıyı hain ilan etmiş oluyor ki böylece sadece hainlerin yaşadığı bir memlekete dönüşüyoruz.
Bu kadar çok vatan haininin olduğu bir ülkenin nasıl hâlâ ayakta durabiliyor olduğu da ayrı bir muamma tabii, ama bunun nedenlerini araştırmak için ayrı bir kuruluş kurmak daha iyi olur.
Tabii arada bir oyunbozanlar da çıkıyor ve son derece eğlenceli “karşısındakini hain ilan etme” oyununun tadını kaçırıyor.
Ben onlardan olmak istemem. Madem böyle bir eğlencemiz var, eğlenelim gitsin, gidebildiği yere kadar.
Neymiş, bizden farklı düşünen ve farklı davranan insanların bunu ihanet için değil, sadece öylesinin doğru olduğunu düşündükleri için yaptıklarını düşünmemiz gerekiyormuş!
İşte her görüldüğü yerde başı ezilmesi gereken zararlı bir düşünce akımı!
Bunlar “herkesin hain olduğunu düşünen toplumların ruh sağlıklarının bozuk olduğunu” da söylerler.
Bunlara hiç kulak asmam!
Memleketimizin hain çıkarma konusundaki dünya liderliğini elinden almaya yönelik haince girişimlerdir bunlar.

Piri Reis’i ‘Doodle’ olunca hatırlamak

MEMLEKETİN hain yaratma potansiyelinin muazzamlığını düşünürken aklıma ister istemez Piri Reis geldi.
Pazar günü Google’ın “Doodle”ı Piri Reis’in 1513 yılında çizdiği dünya haritasının bugüne kalan son parçasından yaratıldı. Reis bu haritayı çizdiğinde Gelibolu sahillerinde can sıkıntısını bastırıyordu.
Bütün gazetelerimiz, haber televizyonlarımız bu haberi büyük bir sevinç içinde verdiler, belli ki milli gururu gıdıklayan bir davranışmış.
Google’ın Doodle’ını haber yapan gazetelerin ve televizyonların çoğunda Piri Reis’in haritasının 500. yıldönümü nedeniyle İstanbul’da düzenlenen serginin açıldığını okumadınız ama.
Evet, böyle bir sergi açıldı, Atlas dergisi de destekliyor ve serginin açılışında Atlas’ın 20. yılını da kutladık.
Atlas’ın 20. yıl onur konuğu olarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğinde Türkiye’ye gelen Piri Reis uzmanı kartograf Gregory McIntosh da bir konuşma yaptı.
Piri Reis’in 1513 Dünya Haritası sergisi, 31 Mayıs tarihine dek Tophane-i Âmire’de ziyaret edilebilir. Sergi daha sonra Ankara, Çanakkale, Eskişehir, İzmir ve Londra Kitap Fuarı kapsamında Londra’da da izlenebilecek.
Etkileyici bir sergi, dilerim ki okullar ve ebeveynler bu serginin değerini bilsinler ve çocuklarına yeni bir dünyanın kapısını da aralayabilsinler.
Piri Reis, 1550’li yıllarda Süveyş’teki Osmanlı donanmasının başındaydı. Portekizlilerin elinden Aden’i almış ve önemli bir üs olan Muskat’ı da ele geçirmişti.
Onun bu başarılarını çekemeyen Basra Beylerbeyi Kubad Paşa tarafından “ihanetle” suçlandı ve İstanbul’dan gelen bir padişah fermanıyla Kahire’de asıldı.
Sergiyi gezseniz de gezmeseniz de bunu da bir düşünün derim: Bu memlekette birilerinin ihanetle suçlanması neden bu kadar kolayca inandırıcı bulunabiliyor?

Hiç sorulmaması gereken soru

ARKADAŞIMIZ Cansu Çamlıbel’in İtalyan düşünür Umberto Eco ile yaptığı ilginç söyleşiyi okumadıysanız, dünkü Hürriyet’i yeniden elinize almanızı öneririm. Akıllı sorulara verilmiş akıllı yanıtların yer aldığı söyleşileri her zaman bulabilmek kolay değil çünkü.
Umberto Eco, söyleşinin bir yerinde şunları söylüyor:
“Bazı şehirlere gidersiniz, uçaktan iner inmez havaalanında ‘Şehrimiz hakkında ne düşünüyorsunuz’ diye sormaya başlarlar. Kardeşim bekle biraz şehri göreyim önce, ilk defa gelmişim. Ama Paris’te, Londra’da, Roma’da kimse size böyle bir soru sormaz. Kendilerinden o kadar emindirler ki böyle bir soruya ihtiyaç duymazlar. Ne yanıt vereceğiniz ile ilgilenmezler bile. Bir şehir eğer ‘Benimle ilgili ne düşünüyorsunuz’ diye soruyorsa bir kimlik sorunu vardır”.
Bunu okuyunca ülkemizi ziyaret edenlere gazetecilerin sorduğu malum sorular aklıma geldi.
Ve artık okumaktan sıkıldığımız yanıtları!
Haber merkezlerinin yöneticilerine Eco’nun bu yanıtını bütün muhabir arkadaşlara sabah toplantısında okumalarını öneririm.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1146 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™