Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Eyalet sistemi
30 Mart 2013, Taha AKYOL
, Taha AKYOL

TÜRKİYE uzun süredir bir yeniden yapılanma sürecinin gerilimlerini yaşıyor.
 

Daha önce hiç aklımıza gelmemiş yeni tür özgürlükler, sistemler ve modeller yirmi-otuz yıldır gündemimizde.
Hatta içinde yaşadığımız halde, “üniter devlet” kavramını bile Kürt meselesi ortaya çıkınca konuşmaya başladık. “Üniter” kelimesinin Türk Dil Kurumu Sözlüğü’ne giriş tarihi 2005’tir!
Bir kesimde bu tartışmalara tepki olarak köklere, cumhuriyetin merkeziyetçi ve üniter niteliğine sımsıkı sarılma eğilimi, öbür kesimde ise fazla da araştırmadan, hızlı bir şekilde ‘yeni sistem’ kurulması istekleri var.

TOPLUMSAL VE ETNİK

İki sebepten bu tartışmaları yaşıyoruz:
Evvela toplumsal faktör: On beş-yirmi milyon nüfuslu köylü Türkiye ile; seksen milyona yürüyen, şehirli, okumuş, hele de toplumsal ve yerel dinamikleri hareketlenmiş bir Türkiye aynı şablonla yönetilemez. Bütün dünyada toplumsal dinamizme paralel olarak ‘yerinden yönetim’ modelleri gelişiyor.
İkincisi Kürt meselesi: Acaba ‘kendinizi bölgenizde yönetin’ diyerek çözmek mümkün mü? Dünyanın her tarafında etnik kimliklerle birlikte özerklik ve federasyon kavramları gündeme geliyor. Başaranlar var, başaramayıp daha kötüye gidenler var.
Bunlar artık Türkiye’nin de gündeminde; soğukkanlılıkla ve bilhassa araştırmalara dayalı olarak tartışmalıyız.

OSMANLI EYALETİ

Osmanlı’da eyalet sisteminin olmasının sebebi, 11 milyon kilometrekare gibi geniş ve çok farklı coğrafyaları kapsaması ve en hızlı iletişim ve ulaştırma aracının at ve at arabası olmasıdır. Yoksa “yetki” anlamında Osmanlı her zaman “merkeziyetçi” oldu. Eyalet yöneticileri “merkez”den atandı, “merkez”in verdiği kadar yetkili oldu. Tarihçi Halil İnalcık ve sosyolog Eisenstadt da Osmanlı’nın “merkeziyetçi bürokratik” bir devlet olduğunu belirtirler. (Essays in The Ottoman History, s. 119-120)
Tren ve telgraf sayesinde, Tanzimat’ın başlattığı “merkezileşme”yi Sultan Abdulhamid zirveye çıkardı.
Alexis de Tocqueville’in gösterdiği gibi, merkeziyetçi Jakoben cumhuriyet, hükümdarlık zamanındaki merkezileşmenin devamıdır; Fransa’da da bizde de...
Onun için Sayın Başbakan’ın “Osmanlı’da da eyalet vardı” söylemi, günümüzde “eyalet” kavramı için uygun bir gerekçe değildir.

ÇAĞIMIZDAKİ EYALET

Çağımızdaki eyalet sistemlerinde ise, devletin “yürütme” ile birlikte “yasama” ve “yargı” erkleri, şu veya bu ölçüde “yerel”e devredilir. Az devredilmişse özerklik, çok devredilmişse federasyon, yani eyalet... Amerika ve Almanya başarılı federasyon örnekleridir. Bunun en önemli sebebi, bu toplumlarda etnik milliyetçilik sorunu olmamasıdır.
Ayrıca Amerika, küçük devletlerin “birleşme” uğruna bağımsızlıklarından vazgeçerek “eyalet” statüsünü kabul etmeleriyle kuruldu; Amerikan devletinin temelinde adeta bir “kült” halinde “birleşme” kültürü vardır.
Osmanlı eyalet sistemi ile hiç alakası yok bunun.

YEREL YÖNETİMLER

Amerika örneğinin tersine, üniter kurulmuş bir devlette, etnik soruna çözüm olsun diye federasyona yönelik düzenlemeler yapılması ise, “birleştirici” olmuyor, aksine “merkezkaç” yani ayrılma eğilimini kurumlaştırıyor, güçlendiriyor. Bunun örneği Belçika’dır. 1978 anayasası ile kurulan özerk bölgeler İspanyası da bu yöndedir. Eğer farklı etnik kimlikler bir arada yaşayamayacaksa, önceden böyle ‘özerk’ iç sınırların belirlenmesi sonraki zamanlarda ayrılmanın “kadife boşanma” yani kansız ayrılma olmasına zemin hazırlayabiliyor. Belçika’da, İspanya’da falan böyle ama Yugoslavya’da böyle olmadı. Aslında hazır şablon yok.
Bu konuda Alain G. Gagnon’nun “Multinational Democracies” adlı bilimsel eserini önemle tavsiye ederim. Bilerek konuşmalıyız; şu veya bu sistem lehinde veya aleyhinde.

Kürt milliyetçiliğini motive eden “coğrafya” duygularını biliyorum. Fakat nüfus çok iç içe geçtiğinden ‘özerk’ ya da ‘eyalet’ sınırı çizmek büyük gerilimlere yol açar. Türkiye’de hem toplumsal gelişme düzeyi, hem Kürt sorunu bakımından tercihim, üniter devlet çerçevesinde yerel yönetimlerin güçlendirilmesidir.

(Hürriyet)

[Bu yazı 926 kez okundu]
Taha AKYOL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[28 Nisan 2014] Siyaset hukuku ezerse ... [17 Mart 2014] Bundan sonra ... [12 Mart 2014] Gidiş nereye? ... [25 Eylül 2013] Dinde reform ... [9 Nisan 2013] Kimlik çatışmaları ... [20 Mart 2013] Savcı ne diyor? ... [14 Şubat 2013] 4. Paket ... [8 Şubat 2013] Yargı sorunu ... [4 Ocak 2013] Hukukla ilgili iki konu ... [31 Aralık 2012] 'Devrim' gibi! ... [13 Kasım 2012] İdam mümkün mü? ... [18 Ekim 2012] 'Büyük Başbakan zavallı Obama' ... [5 Eylül 2012] Türbülans zamanı ... [20 Ağustos 2012] Demir ağlar ... [16 Ağustos 2012] Propaganda ... [11 Ağustos 2012] Çözmek ama nasıl ... [8 Ağustos 2012] Hazreti Ali ve mezhepler ... [28 Temmuz 2012] Aleviler, Sünniler ... [9 Temmuz 2012] Tanrı parçacığı ve Tanrı ... [7 Temmuz 2012] Yargıya güvenmek ... [4 Temmuz 2012] Cezada ne değişti? ... [29 Haziran 2012] 'Özel yetkili' kalkacak mı? ... [23 Haziran 2012] 3. Yargı Paketi? ... [4 Haziran 2012] Batman'dan bakarak Kürt meselesi ... [28 Mayıs 2012] Osmanlı'da bilim ... [16 Mayıs 2012] İki başlı Türkiye! ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi? ... [4 Mayıs 2012] Mahkeme iptal eder mi? ... [17 Nisan 2012] Atatürk döneminde iktisat ve hukuk ... [28 Mart 2012] Başbuğ davası ... [15 Mart 2012] Yeni tahliyeler gelecek mi? ... [3 Mart 2012] İşte pilot dava ... [22 Şubat 2012] 'Zararlı çocuk!' ... [18 Şubat 2012] CMK'ya liberal ayar ... [9 Şubat 2012] Adalet Bakanı'na açık çağrı ... [18 Ocak 2012] Horoz dövüşü ... [13 Ocak 2012] Hukuk sorunu ... [10 Ocak 2012] Yetki tartışması ... [6 Ocak 2012] Özel mahkemeler yetkisizdir! ... [22 Aralık 2011] 1915'te ne oldu? ... [8 Aralık 2011] İktidar yalpaladı ... [1 Aralık 2011] Dersim konusunda İnönü ve Bayar ... [26 Kasım 2011] Dersim ve devrim ... [25 Kasım 2011] Dersim dersleri ... [7 Kasım 2011] KCK ve hukuk ... [17 Ekim 2011] Kapitalizmin sonu mu geldi? ... [14 Ekim 2011] İslam nereye? ... [13 Temmuz 2011] Osmanlı'da bilim niye gelişmedi? ... [22 Haziran 2011] HSYK atamaları ... [22 Ocak 2011] Bir öneri. ...
Taha AKYOL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™