Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk
29 Mart 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

“Barış süreci”   ile  “insan yaşamı” arasındaki sıkı ilişki üzerine vurgu ile başlamakta yarar var.  Anadolu topraklarında silâhların susması ve barışın sağlanması, öncelikle, insan yaşamının değerini yükseltecek.   Bu  nedenle, eğer yaşam hakkı  ve insan eksen alınırsa,  birbiri ile çelişen yaklaşımlar, göreceli hale getirilebilir.

Konuyla ilgili söylem, işlem ve eylemlerin merkezine  yaşam hakkının  yerleştirilmesiyle barış inşa edilebilir. Bunun kalıcı olması, sürecin hukukîleşmesi ölçüsünde mümkün. Hukukîleşme, hem  “geçiş dönemi” için, hem de kurulması tasarlanan yeni dönem için gerekli.

Bu saptama, siyaseti ikinci plana atmıyor. Hiç kuşku yok ki, siyaset belirleyici. Ama sorun, siyasetin hukuku işletmesinde, yapmasında ve kullanmasında düğümleniyor.  Siyasal aktörlerin iradesi, hukuk kalıbına dökülebildiği  ölçüde  Türkiye barışı” sağlanabilir.

Bu nedenle, öncelikle, söylem (ve eylemde) çelişkileri aşma gereği var.

Eylem: silah bırakma/bıraktırma.  “Âkil adamlar” yoluyla bunu izleme, bir süreci ifade ediyor.

             Silah bırakma, sadece fiilî bir durum değil, hukukî düzenlemeleri de beraberinde getirmesi gereken bir süreç. Hukukî düzenleme ise, yasama organında olur.

Çelişki nedir? Hükümet,  bir yandan, TBMM’yi devre dışı tutup, bu süreci  kendi başına yürüteceğini beyan ediyor. Öte yandan,  siyasal  partilerden  destek bekliyor.

             Parlamento zemini konusunda, ana muhalefet CHP ile BDP, benzer görüşlere sahip. “Âkil adamlar” konusunda da, Hükûmet ve muhalefet yaklaşımı farklı. Bu konuda Hükûmet,  TBMM’nin devre dışı tutulmasından yana.  Çelişki şurada: Silâh bıraktırma, herhangi bir hukukî düzenleme yapılmadan yasalara ve anayasaya uygun addolunuyor; ama  konuyla ilgili bir  heyetin  kurulması, İçtüzük engeline takılabiliyor…

Bir heyet oluşturma konusunda,  hemen kişiler  öne çıkarıldı; oysa önce  görev  ve statü tanımı yapılmalıydı.  “Âkil adamlar” yerine bir “gözlem grubu” oluşturulması ve bunun TBMM tarafından belirlenmesi, hem Kurulun saygınlığı, hem de işlevselliği bakımından önem taşımakta.

TBMM, bunu gerekirse, önce İçtüzük değişikliği yaparak kotarabilir. Yoksa,  “İçtüzük buna müsait değil” mazeretini öne sürmenin hiçbir inandırıcı yanı yok. (Yeni Anayasa yapımı için  “Anayasa Uzlaşma Komisyonu”, hangi İçtüzük kuralına göre oluşturuldu? ).

Bu süreçte, CHP’nin  15 maddelik “demokratikleşme” önerileri de anlamlı, özellikle  Hükûmet ve AKP kurmaylarının “hiçbir şey” yapmadan süreci yürütmek isteyişi bakımından. Ayrıca,  kendi tutarlılığı bakımından da: CHP, yurttaşlığa etnik yaklaşımda direndiği halde, böyle bir açılım adımı, kendi çelişkilerini gözden geçirme fırsatı yaratabilir.

MHP’nin en büyük çelişkisi,  1999-2002 döneminde Hükûmet ortağı bir Parti olarak o zamanın kazanımlarını göz ardı edebilmesi…

TBMM düzenlemelerinin BDP tarafından da talep edilmesi,  sürecin güvenli yürümesi açısından önemli olduğu gibi, olası bir statü talebi için de hukukî  bir sürecin zorlanmasıdır.

Hukuk o denli önemli ki, bu süreç, genel affa kadar gidebilir, eğer gerçekten Türkiye barışı kurulmak isteniyorsa. Kuşkusuz, hukuki düzenlemeler, eşitlik ilkesi göz ardı edilmez ise ancak işlevsel olabilir.

TBMM açısından bir başka çelişki şu:  İki yıl önce, Anayasa yapım yetkisi tartışılırken,  kurulu Meclis, kendi yetki sınırlarını zorlamak suretiyle “Kurucu İktidar” görevini üstlendi. Ne var ki, Hükûmet’in güdümünden kurtulamadı…

Bu kez, ipi Hükûmet bizzat göğüslemeye çalışıyor olmakla birlikte, süreç Hükûmet’in çapını aşmakta. Bu uzun soluklu  yolda, Hükûmet hukuktan kaçmamalı. Tam tersine,  Hükûmet’in bu süreci “hukuk yoluyla” yönetmesi ölçüsünde, başarı olasılığı artar.

Demokrasi ve insan haklarına ilişkin genel sorun şu: izlenen yol ve yönteme ilişkin yapıcı eleştiride bulunanların görüşlerinden yararlanmak yerine, onları barışı istememekle suçlamak.  Oysa, “haklar toplumu” ekseninde  kalıcı barış, -hukuki düzeltimler eşliğinde-, tartışma yollarının açık tutulması ve  tartışmacı  kültürün özendirilmesi ile kurulabilir ancak.   Silahları susturmak, -devlet terörü dahil- muhalefeti bastırma bahanesi olarak kullanılırsa, demokrasiden uzaklaşma ivme kazanır; “yeşil şal”, -İzmir dahil- misak-ı milli sınırları içindeki alanı kaplamaya devam eder…

(Birgün)

[Bu yazı 1727 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™