Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yardımlaşma Batağı...
25 Mart 2013, Mustafa ÇEBİ
, Mustafa ÇEBİ

Ortam gereksinimlerine önem vermek, ötekini değerli kılmak; ortak yaşamın özüdür.
Bu durum tüm sosyal pozisyonlar, sistemler ve inançlar için geçerlidir. 
Empatiye ihtiyacımız, varoluşsal kodlarımızdır kuşkusuz!.

Özgürlüğe akışı desteklemek  
Modern hayatı “akıl” şekillendirir. Akıllı kültürün tüm kurum ve mekanizmaları (din, para, politika, pazar) çıkara dayanır iken; “yardımlaşma” ütopyamız duygusal risk almayı sürdürür… “Evrenin” hikayesi bozulmuş da olsa, bugün de üzerimizdeki işlevini hissedebilirsiniz. 

Tekil yaşam biçimlerimizi, toplum içinde oluştururuz. İnsanlık tarihi bugüne; imge, büyü, ritüel, ezgi, dans, ritm ve oyunlarla süren; çalışma ve yaşam düzeni içinde yolculuk ettiğimiz “bütünselleşme” isteği ve macerasıyla ulaştı!   

Tekil ve rastlantısallıklar içindeki benliğimizi şekillendirirken yaşam ve çevre olasılıklarını yönetebilmek, "yardımlaşma" olmadan olmazdı!.. Ötekinin karşılık beklemeden yaptığı "yardımlar"; insanlaşmayı biçimleme ve direnişimizde önemli yer tutarlar. Hayatı pozitife çevirir, insanı güvenli ve güçlü kılar "insanın insana" yardımı.

Bankanın insana yardımında durum farklı tabii!.. 

Toplumsal düzen yükümlü olduklarımızı belirler ve yeniden bu meşruiyeti dönüştürür, sürer.  Doğal gelişme ve uyum eskide kaldı, kayboldu; modern hayatın içindeki bizler metalaştık. Yardımlaşma karşılıksız ortak bir "direniş" ritüeli değil artık. “Marka yardımlar” satın alıp duygularımızı besliyor; aldatılma riskine karşı “aklımız”dan koruma alıyoruz... Marshall yardımları, Deniz Feneri, Mavi Marmara, odun/kömür/beyaz eşya/ erzak hibeleri v.s.

Yardımlaşma Batağında 
Sahra'nın güneyindeki Kara Afrika'da 80 bin BM "kalkınma uzmanı"na yılda 4 milyar dolar ücret ödeniyor! Yardımın acil yaşamsal önemi azımsanmayacak büyüklüktedir. Bu reddedilemez cazibe üzerinden sürecek sosyoekonomik politikalardaki geri dönüşüm YardımSever Küresellerin kontrolüne girer, halklar savunmasız bırakılır. Ortamdaki kırılganlık 100 yıllık perspektifler üzerinden sömürüye olanak sağlar ve yapılagelen de budur!

Toplu yaşam kültürü içinde yeniden üretilebilen, var olabilen insan gerçekte, doğaya ve kendine yabancılaşıyor…  Duygularımız artık bize ait olmalarına ihtiyacımız kalmaz aslında. Bilinç altlarımıza çevremizden gelen, servis edilen bilgi yığıntıları arasından ihtiyacımız olan sürpriz üründe cisimlenen duygularımızı keşfederiz nasıl olsa... Hayat bir macera!.. İlişkilerimizi yeterince otomatik kalıplar üzerinden yürütüyoruz. Sürekli bize efelenen düzen rutinlerinin tutsaklığı altında yaşamak bıktırıcı… İnsan değersiz. Hayalini kurduğumuz pazar ürünlerine yer açmak için; “Ben” lerin içini boşalttık; doldurmak için hazır bekletiyoruz. Ruhsuz, ritüel'siz. Aklın, bilim gereklerinin, teknolojik gelişmenin esaretine odaklandık; kilitlendik. Kitlesel modern yaşam yeni bir din gibi.

İnsan olmakla yetinen yardımlaşma
Para hükümlü medeniyette; Müslüman yardımlaşması iyi de; gereği ve mekanizmaları nasıl çalışır. Ölümden sonrası çıkarlarımıza odaklanmak; "yardımlaşma"nın itici gücü olmak zorunda mı gerçekten. Yardımın “insan” olan alanı ile neden yetinmiyoruz. Yardımlaşmada markalaşmak (Parti, din, kurumlar, devlet) neden önemli. Kapitalist sömürü düzenlerinde insanı ve doğalı ölçü alan hangi doğrulardan söz edilebilir! Özgürlük ve doğal devinime destek verecek gerçek "yardımlaşma" değeri ve duygusu hangisidir!  
Kimsenin kimseye yardım etmediği bir dünyada, “yardımlaşma” meta değer olarak sürdürülmekte. İnsan, küresel sistemi yöneten gücün elinde; daha az enerjiyle daha fazla kontrol edildiği çaresizliğine sıkışıyor… Yeni "mutlu olabileceği" modern teknolojik icatlara ulaştırılarak!..

[Bu yazı 1422 kez okundu]
Mustafa ÇEBİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[15 Eylül 2014] Batakta Eleştiri ... [20 Ağustos 2014] 'Eşitin Dili'... ... [18 Haziran 2013] Hadi bakalım ... [12 Mayıs 2013] Mantıklı Şaşkınlık... ... [5 Mayıs 2013] Hayat ve Sanat... ... [25 Nisan 2013] Romantizm ... [17 Nisan 2013] Sömürü Cenneti ... [8 Nisan 2013] Can suyu ... [15 Mart 2013] Aşşa.lık İktidar! ... [24 Ekim 2012] Yaşama Övgü ... [10 Eylül 2012] Eti ile Kemiği ... [3 Eylül 2012] Güç ve Nedensellik... ... [21 Haziran 2012] Çocukça Şeyler... ... [11 Haziran 2012] İnsan ve Hakları ... [5 Haziran 2012] Kürtaj Fikirler ... [16 Mayıs 2012] Tiyatrodan Sövgüler... ... [7 Mayıs 2012] Sanat ve devlet ... [26 Nisan 2012] İlişki-ler... ... [19 Nisan 2012] Düşler ve Hayat! ... [8 Nisan 2012] Özgürlük... ... [28 Mart 2012] Ucube Ustam! ... [22 Mart 2012] Sosyal Piyasa! ... [5 Mart 2012] Son ötekim ... ... [27 Şubat 2012] Öteki ... [20 Şubat 2012] Belirsizler... ... [6 Şubat 2012] Hayata dönüş ... [31 Ocak 2012] Küçük gruplar... ... [6 Ocak 2012] Devlet ve İnsan! ... [23 Aralık 2011] Hayata ve geleceğe. ... [22 Kasım 2011] Sokaktan... ... [11 Kasım 2011] İsyana davet! ... [11 Ekim 2011] Korkudan Korunmak. ... [22 Eylül 2011] Kavramsal elegeçirilmişlik. ... [6 Eylül 2011] Başbakan olsam ... [22 Ağustos 2011] Küçük insan. ... [8 Ağustos 2011] DÜŞÜNCE EYLEMİ! ... [29 Temmuz 2011] HALKLARI KIRDIRAN!.. ... [13 Temmuz 2011] Yeni yaşam ve Anayasa ... [5 Temmuz 2011] Küresele Karşı Evrensel.(2) ... [22 Haziran 2011] Küresele Karşı Evrensel.(1) ... [11 Haziran 2011] Korkma ey halkım! ... [1 Haziran 2011] İtaat, isyan ve arayışlar! ... [22 Mayıs 2011] Oyun ve diyalektik ... [6 Mayıs 2011] Promosyon "CENNET" ... [22 Nisan 2011] "İtaat" ve Seçimler... ... [15 Nisan 2011] Sümeyye ötelenince, kültür höt'ledi!... ... [13 Nisan 2011] Seçim "Hiç sorun değil!" ... [6 Nisan 2011] Demokrasi ve Vicdan ... [28 Mart 2011] Kim öldürüyor bebekleri ... [21 Mart 2011] Sevgilim Fukuşima ... [28 Şubat 2011] "ABD Büyükelçi eleştirisine" çözümlemeler! ... [12 Ocak 2011] Ucube değil; "insandır sanat". ... [5 Ocak 2011] Sonuç baskılı süreçler. ... [27 Aralık 2010] iki dil, küresel bir ayar. ... [14 Aralık 2010] "Yumurta öğrenciliği üzerine!.." ... [2 Aralık 2010] Dünyanın Ergenekonu, Wikileaks ... [25 Kasım 2010] Füze kalkanlı demokrasiler. ...
Mustafa ÇEBİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™