Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Savcı ne diyor?
20 Mart 2013, Taha AKYOL
, Taha AKYOL

ERGENEKON davasında savcı esas hakkındaki mütalaasını okudu. Kimine göre tamamen uydurma, kimine göre tamamen haklı...
 

Ergenekon hakkında savcının mütalaası 2270 sayfa... Henüz avukatların bile tam inceleyebildiğini sanmıyorum. Ben de tamamını okumadım, bir hukukçu olarak genel bir kanaate varmamı sağlayacak bölümlerini okudum.

Evvela şunu belirteyim, mütalaanın “suç tanımı”, yani meclis ya da hükümete karşı “darbeye teşebbüs” suçunun hukuki nitelikleriyle ilgili bölümü hayli kuvvetli...

Savcılar Yargıtay içtihatlarını ve başta merhum hocam Prof. Çetin Özek olmak üzere “doktrin” denilen literatürü çok iyi incelemişler.

Adeta akademik bir tez gibi, kaynaklarını da göstermişler.

SUÇSA HANGİ SUÇ?

Fakat doğru olarak tespit ettikleri suç tanımını davadaki sanıklara ve olaylara uygularken yer yer ‘aşırı’ davrandıklarını düşünüyorum.

Mesela, MGK Genel Sekreteri Tuncer Kılıç Paşa, sağlık durumu bozuk olan Ecevit’in çekilmesi, “sağdan ve soldan oy alacak bir partiye ihtiyaç olduğu, DSP yönetiminin askerlerce tespit edilecek bir gruba devredilmesi” için çalışmalar yapmış.

Bu suç olabilir mi? Evet suç olabilir ama “darbe” değil, askerin siyasetle uğraşması, görevini kötüye kullanması gibi bir suç olabilir. Fakat savcılar normal olmayan her olaya “Ergenekon örgütü” diye baktıklarından, bu kavramı çok geniş tutmuşlar. Normal olmayan ya da başka bir suç olabilecek olayları “Ergenekon terör örgütü doğrultusunda darbeye teşebbüs” faaliyeti sayarak müebbet ağır hapis cezaları istemişler. Mütalaanın Mehmet Haberal bölümünü okuduğumda da aynı kanaat uyandı bende.

Bazı komutanların dosyadaki fiilleri “görevi kötüye kullanma” veya “delilleri karartma” suçu olabileceği halde, yine “örgüt” diye bakıldığından, “darbeye teşebbüs” sayılarak müebbet ağır hapis istenmiş.

ÖRGÜT VE HİYERARŞİ

Savcıya göre Ergenekon terör örgütünün ordudaki “lideri” İlker Başbuğ idi!.. Savcının “delil” saydığı şu olaya bakınız:

Genelkurmay Başkanı Başbuğ yurtdışında ve yerine Org. Işık Koşaner vekâlet ediyor... Bu sırada “İrtica ile Mücadele Eylem Planı” basına sızıyor. Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Hasan Iğsız, yurtdışındaki Başbuğ’a telefon açarak ne yapalım diye soruyor, o da soruşturma açtırıyor. Savcı, mütalaasında aynen diyor ki:

Sanık Hasan Iğsız’ın, Genelkurmay Başkan Vekili Işık Koşaner’den değil, yurtdışındaki İlker Başbuğ’u telefonla arayarak ondan emir alması... resmi askeri hiyerarşi dışında örgütsel bir hiyerarşinin göstergesi(dir)”.

Halbuki bizim askeri ve idari bürokrasimizde, önemli konuları “vekil”e değil “asil”e sormak, talimatı ondan almak bir gelenektir. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Yargıtay Başkanı, genel müdür yurtdışına gitse, önemli konular onların vekillerinden önce kendilerine sunulur.

Fakat “yasadışı örgüt” önyargısıyla hareket eden savcı, bunu “resmi hiyerarşi dışında örgütsel hiyerarşi”nin delili saymıştır.

TANIK DİNLEME SORUNU

Peki, böyle bir şüphe varsa, mahkemenin Işık Koşaner’i dinlemesi, “asilin, vekilin yetkisi nedir, bu olayda sen nasıl davrandın” falan diye sorması gerekmez miydi? Gerekirdi, fakat Işık Koşaner, dinlenilmek üzere mahkemeye geldiği halde mahkeme dinlemeyi kabul etmedi. Halbuki sadece olayı aydınlatmak için değil, CMK 178’deki usul hükmüne göre de dinlenilmesi gerekirdi. Ergenekon, Balyoz ve KCK davalarını tamamen uydurma saymak, kendini aldatmak olur. AİHM de bu davaların açılmasını gerektiren haklı sebepler olduğunu kabul etmiştir. Yargılanan herkesi suçlu görmek de yanlıştır. Böyle toplu davalarda maalesef genellikle kurular ve yaşlar bir arada bulunuyor. Mahkemenin kararının önemli ölçüde bu mütalaa ile benzer olacağını sanıyorum, tutukluluk sürelerine bakarak... Elbette bazı farklar da olabilir. Sonuçta Yargıtay, mahkeme kararında doğru bulduğu yönlerin onanmasına, yanlış veya eksik bulduğu yönlerin bozulmasına karar vererek kurularla yaşları ayıracak. Ondan sonrası evrensel hukuk yolları...

(Hürriyet)

[Bu yazı 1232 kez okundu]
Taha AKYOL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[28 Nisan 2014] Siyaset hukuku ezerse ... [17 Mart 2014] Bundan sonra ... [12 Mart 2014] Gidiş nereye? ... [25 Eylül 2013] Dinde reform ... [9 Nisan 2013] Kimlik çatışmaları ... [30 Mart 2013] Eyalet sistemi ... [14 Şubat 2013] 4. Paket ... [8 Şubat 2013] Yargı sorunu ... [4 Ocak 2013] Hukukla ilgili iki konu ... [31 Aralık 2012] 'Devrim' gibi! ... [13 Kasım 2012] İdam mümkün mü? ... [18 Ekim 2012] 'Büyük Başbakan zavallı Obama' ... [5 Eylül 2012] Türbülans zamanı ... [20 Ağustos 2012] Demir ağlar ... [16 Ağustos 2012] Propaganda ... [11 Ağustos 2012] Çözmek ama nasıl ... [8 Ağustos 2012] Hazreti Ali ve mezhepler ... [28 Temmuz 2012] Aleviler, Sünniler ... [9 Temmuz 2012] Tanrı parçacığı ve Tanrı ... [7 Temmuz 2012] Yargıya güvenmek ... [4 Temmuz 2012] Cezada ne değişti? ... [29 Haziran 2012] 'Özel yetkili' kalkacak mı? ... [23 Haziran 2012] 3. Yargı Paketi? ... [4 Haziran 2012] Batman'dan bakarak Kürt meselesi ... [28 Mayıs 2012] Osmanlı'da bilim ... [16 Mayıs 2012] İki başlı Türkiye! ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi? ... [4 Mayıs 2012] Mahkeme iptal eder mi? ... [17 Nisan 2012] Atatürk döneminde iktisat ve hukuk ... [28 Mart 2012] Başbuğ davası ... [15 Mart 2012] Yeni tahliyeler gelecek mi? ... [3 Mart 2012] İşte pilot dava ... [22 Şubat 2012] 'Zararlı çocuk!' ... [18 Şubat 2012] CMK'ya liberal ayar ... [9 Şubat 2012] Adalet Bakanı'na açık çağrı ... [18 Ocak 2012] Horoz dövüşü ... [13 Ocak 2012] Hukuk sorunu ... [10 Ocak 2012] Yetki tartışması ... [6 Ocak 2012] Özel mahkemeler yetkisizdir! ... [22 Aralık 2011] 1915'te ne oldu? ... [8 Aralık 2011] İktidar yalpaladı ... [1 Aralık 2011] Dersim konusunda İnönü ve Bayar ... [26 Kasım 2011] Dersim ve devrim ... [25 Kasım 2011] Dersim dersleri ... [7 Kasım 2011] KCK ve hukuk ... [17 Ekim 2011] Kapitalizmin sonu mu geldi? ... [14 Ekim 2011] İslam nereye? ... [13 Temmuz 2011] Osmanlı'da bilim niye gelişmedi? ... [22 Haziran 2011] HSYK atamaları ... [22 Ocak 2011] Bir öneri. ...
Taha AKYOL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™