Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bir hikaye
19 Mart 2013, Mustafa BALBAY
, Mustafa BALBAY

Fil, kendisini ormanın en güçlü hayvanı ilan etmiş. 

Bütün düzeni değiştirmiş, yeniden kurmuş.

Aslan, kaplan, ayı, manda...
File karşı çıkan olmamış ormanda.

Fil, önce kendi yerini sağlamlaştırmış, 

 

"Herkes kendi arasında nasıl yaşarsa yaşasın, Beni ilgilendirmez. 

 

Ama herkes benimle ilişkilerine dikkat etsin.

 

Bütün kuralları ben koyacağım. 

Ormandakiler de ona uyma özgürlüğünü kullanacak" demiş.

Etkisini genişletmiş zamanla fil.
En güçlü o, tek yetkili o, gerisi sefil.

Artık sadece fille ilişkiler değil, 

Bütün hayvanların kendi aralarındaki ilişkiler de filden ve çevresinden sorulur olmuş.

Öyle ki, ormandaki nüfus artışı bile filin işi olmuş. 

Tek tek doğum yapan hayvanlara kızmış, 

 

"Bakın bir seferde 4-5 yavru doğuranlar var.

 

Ne bu tembelliğiniz. 

 

Benimle oyun oynamayı bırakın, gidin genlerinizle oynayın, 

Daha çok yavru doğurun" diye çıkışmış.

Her şeyi sineye çekmiş ormandakiler.
"Yeter ki" demişler, "boşalmasın kiler".


***


Fil'in "değişiyoruz, değişiyoruz" 

Naralarıyla girmiş orman şekilden şekle.
İş o noktaya gelmiş ki, 

Eşit sayılmış maymun eşekle. 

Zira fil, kimi kime uygun görürse 

Ona göre şekillenirmiş ormanda yaşam.

 

Bir tek, 

"Ne güzel buyurdunuz"

"Biz de tam böyle yapacaktık"

"Bundan daha mükemmel olamazdı"

"Bu hızla bütün ormanları geçeriz" sözlerine izin veriliyormuş. 

 

Öteki bütün sözler "istikrar bozucu" bulunuyormuş.
Arada hakkını aramaya kalkan olursa hemen müdahale ediliyormuş.
Üzerine, "geber gazı" sıkılıyormuş.

Filin bir özelliği de kindar olmasıymış.
Kendisine yapılan hiçbir şeyi unutmuyormuş. 

Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, intikamını alıyormuş.

Hortumuna geleni vuruyor, 

Ayağına geleni eziyormuş. 

Hiç kimseyi dinlemiyormuş. 

Bir gün söylediği ertesi güne uymuyor, 

Doğru budur diyeni duymuyormuş. 

 

Bundan karıncalar da payını almış, 

Yuvaları filin ayaklarının altında kalmış. 

Tam o sırada bir karınca, 

Fil hortumunu topraktan çıkarınca, girmiş hortumun içine.

Karınca az gitmiş uz gitmiş, 

Kendisine hortumun içinde iyi bir yer etmiş.
Fil başlamış kaşınmaya. 

Hortumunun içi karıncalanıyor, 

Nedenini anlayamayınca beyni de karıncalanıyormuş.

Kalınca bir ağacın yanında durmuş, 

Hortumu gövdesine vurdukça vurmuş.
Bir türlü karıncalanmayı gideremiyormuş.
Üstelik hortumu da fena halde acımaya başlamış.
Bir hamle daha ağacın gövdesine vurunca, 

Ağaç devrilip üzerine düşmüş.

Fil ilk kez bu kadar aciz duruma düşmüş.
Bereket demiş kimse yok etrafta, 

Arada bir yanından geçtiği koca kayanın nerede olduğunu düşünmüş, hah şu tarafta.

Bu kez kayalara vurmuş hortumunu, 

Arada geçen olursa duruyormuş,

Anlatamıyormuş durumunu.

Hortumu kayaya vurdukça kaşıntıları artmış, 

kaşıntıları arttıkça daha çok vurmak istemiş.
Derken iflas etmiş bedeni, 

Anlayamadan nedeni, uzanıp kalmış fil...


***


İşte böyle efendim...
Fil'i yenmiş bir karınca.

Ateş bacayı sarınca, 

Fil güya ulaşılmaz bir noktaya varınca, 

Etrafındaki herkesi kırınca, 

Kendisinden güçlü hiçbir hayvan olmadığını sanınca...

Sonunda olan olmuş, 

Küçük bir karınca koca bir filden daha güçlü olmuş.

Böyledir hayat...
En güçlü olduğumuz an, 

Aynı zamanda en zayıf olduğumuz andır.

Hiçbir güç mutlak değildir doğada.
Herkesi dize getirdiğini sanan.

Çöker bir gün diz üstü.
Koca bir fili durduran da.
Bir karıncadır altı üstü.

Mustafa Balbay
28.05.2012

[Bu yazı 948 kez okundu]
Mustafa BALBAY

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[13 Nisan 2015] Eyyy Erdoğan... ... [10 Aralık 2014] Osmanlı'yı AKP'den Kurtarmak Gerek! ... [7 Nisan 2014] Hukukçulara Çağrı... ... [13 Ocak 2014] Receptay! ... [6 Ocak 2014] Hukuku Kurtarmak İçin ... [19 Ekim 2013] Hukuk Güvensizliği! ... [7 Ekim 2013] Özakman'ın Kronolojisi ... [9 Eylül 2013] İlk Mektup ... [1 Eylül 2013] Tuncay Güney, Osman Yıldırım, AKP Davası! ... [8 Haziran 2013] Taksim'in Anafikri: Özgürlük ... [13 Mayıs 2013] Son Savunmalar... ... [25 Şubat 2013] 'Mahkeme Dinlemiyor!' ... [16 Şubat 2013] 18 Şubat Dilekçesi... ... [28 Ocak 2013] Avukatlar Değil, Avukatlık Tutuklanıyor! ... [12 Ocak 2013] Hukuk Bütçesi... ... [29 Aralık 2012] Sanatçıların Meydana Gelişi! ... [25 Aralık 2012] Delil Hukuku ... [24 Aralık 2012] Türkiye'de Avukatlar Var! ... [8 Aralık 2012] Ergenekon Davası Kaçırılıyor! ... [1 Aralık 2012] Silivri Yargıtay'ı! ... [24 Kasım 2012] 6 Aylık Suçlamaya, 15 Dakikalık Yanıt! ... [10 Kasım 2012] Atatürk'ü Unutturamazsınız... ... [3 Kasım 2012] İstanbul Barosu'na Açık Çağrı ... [6 Ekim 2012] Mevzubahis İktidarsa Vatan Teferruattır! ... [23 Eylül 2012] Düşişleri Bakanı'nın Ulus Savaşı! ... [10 Eylül 2012] Komşularla Sıfırı da Tüketiyoruz! ... [26 Ağustos 2012] Başbakan'a Mektup-12 ... [14 Temmuz 2012] Meşru Özgürlük Beklentisi ... [7 Temmuz 2012] ÖYM'ler, Davalarına Mahkûm Edildi! ... [23 Haziran 2012] Cezaevinde Her İnsan Bir Eşyadır... ... [17 Haziran 2012] Baba Ufku... Çocuk Sonsuzluğu... ... [13 Mayıs 2012] Anne 'Baba Sevgisi' de Doğurur... ... [6 Mayıs 2012] Deniz'lerin İdamına Giden Yol ... [30 Nisan 2012] Avukatsız Savunma ya da Doktorsuz Ameliyat! ... [14 Nisan 2012] Deniz Feneri ve Silivri... ... [25 Mart 2012] Tek Kefeli Terazi! ... [18 Mart 2012] 'Sürpriz Tahliye!' ... [22 Ocak 2012] Denktaş'ın Doğumu... ... [26 Kasım 2011] Silahlı Kanat, Silahını Kuşandı! ... [17 Ekim 2011] İletişim Çağı ve Hukuk ... [4 Eylül 2011] Yalnızlık Ormanında ...
Mustafa BALBAY
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™