Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bilim ile din aynı kaba sığmaz!
19 Mart 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) geçen yıl gerçekleştirilen tarihi deneyde keşfedildiği düşünülen Higgs parçacığının bilim insanları tarafından daha güçlü bir şekilde doğrulandığı günün gecesinde bir haber kanalında bu konu tartışıldı.

Misafir konukların önemli bir bölümü fizikçiler olmakla beraber aralarında 1 felsefeci ve 1 de ilahiyatçı vardı.

Gece geç yayınlanan yayını uykuya direnebildiğim süre içinde ilgi ile izledim.

Net bir şekilde gördüm ki, fizik gibi deneye (müspet gözleme) dayanarak dünya hakkında kanaat edinen bir bilim dalı ile uğraşan insanlar ile akıl yürütme ve/veya referansa (kutsal kitaba ve/veya aşkın güce) dayanarak dünya hakkında kanaat edinen bir disipline dayanan insanları birbiri ile tartıştırmak nafile, hatta lüzumsuz ve dahi kafa karıştırıcı bir çabadır.

Ben bu görüşü uzun zamandır savunuyorum. O akşamki tartışma da bana uzun yıllar önce edindiğim kanaatimde ne kadar haklı olduğumu gösterdi.

***

Fizik, kimya, biyoloji ve hatta matematik gibi fen (müspet) bilimlerine bağlı çalışmalar, ilahiyat gibi tebliğ ve yoruma bağlı çalışmalar ve dahi felsefe gibi akıl yürütmeye bağlı çalışmalar hep birlikte “insan”ı (ben kimim?), “dünya”yı (çevrem ne?) ve “geçmiş üzerine inşa edilen geleceği” (nereden geldim/nereye gidiyorum?) anlamaya çalışıyorlar.

Ulaştıkları sonuçları, eğer mümkünse, insanın faydasına sunuyorlar.

Ancak ayrıştıkları bir nokta var:

Çabalarında kullandıkları metodoloji, dolayısı ile sordukları soru farklı.

***

İzlediğim tartışmada bir fizikçi, onu tutan el serbest bırakınca yere düşen bir maddeyi kast ederek:

“Biz maddeyi tutan el ile ilgili değiliz, serbest kaldığında madde neden yere düşüyor (yer çekimi) onunla ilgiliyiz!” dedi.

Maddeyi kimin düşürdüğü fiziğin araştırma alanına girmiyor.

Bence bu sözler çok ama çok önemli bir ayrıntıya parmak basıyor!

Fen bilimleri “olguları” kimin yaptığı ile değil, “olguların” neden/nasıl olduğu  ile ilgileniyor!

Bu mantığa göre; biz istediğimiz kadar “Tanrı parçacığı” bulundu diyelim, CERN’de çalışan bilim adamları sadece ve sadece “evrim teorisi” çevresinde “kütlenin” (atomun/maddenin) nasıl oluştuğunu anlamaya, bu konuda geliştirilen tahminlerin (hipotezler) ne kadar doğru olduğunu “bilimsel metodlarla” (deneyle) çözmeye çalışıyorlar.

***

Tartışmanın bir yerinde ilahiyatçı kişi Kuran’ın evrime açık olduğunu söyledi. Benim bildiğim kadarı ile de  kutsal kitaplar arasında bir tek Kuran “şeylerin” illa ki bugünkü hali ile var edildiğini iddia etmiyor. Diğer kitaplar ise “şeylerin” hepsinin bugünkü hali ile var edildiği, o halde tabiatta evrime hiç yer olmadığı iddiasındalar.

Bu saptama Kuran’ın diğer kutsal kitaplara oranla “evrim teorisi”ne daha yakın olduğunu gösterse de fen bilimlerinin bu yakınlaşmadan etkilenmesi beklenemez. Programdaki fizikçinin sözlerini mealen tekrar ediyorum:

“Fizikçi kim yaptı sorusu ile ilgilenmez, neden/nasıl oldu sorularına cevap arar."

***

Bu satırları 22 derece sıcaklıkta yaşadığımız bir cuma günü ertesi yerlerin aniden karla kaplandığı cumartesi sabahı yazıyorum. Şaşkınım ve kendi kendime:

“Bak şu Allah’ın işine! (kim yaptı)” diyorum.

Eminim, perşembe gecesi TV’de seyrettiğim fizikçi ise sıcacık bir günün ardından karlı bir güne uyandığında:
“Neden/nasıl oldu bu iş?”, diye kafa yoruyor.

Bence bilim ile dini rakip görmek veya kıyaslamak el ile top oynayan basketçi ile ayakla top oynayan futbolcuyu rakip görmek veya kıyaslamak gibi bir nafile gayret!

Bırakalım “sorulara” birden fazla cevap üretilsin!

Kimi “kim yaptı?” sorusu ile uğraşsın kimi “neden/nasıl oldu?” sorusuna kafa yorsun.

Kaldı ki, müspet bilimlerde bile bir “gerçek” ancak diğer bir “gerçek” onu reddedene dek yaşıyor!       

Aynı soruya farklı cevaplar bulmaktan ürkmemek lazım!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1210 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™