Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ"
1 Mart 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Bir bu eksikti: “Tek ülke, tek millet, tek devlet” üçlüsüne, geçen aylarda tek “din” ve tek “başkan” eklendi; şimdilerde ise, tek “yargı”. Böylece, “üçlü tek”, ikiye katlandı: bir düzine “tek” var artık.

Bir tür “tek” tapınması, “Anayasa’dan kurtulmak, Türkiye’nin kurtuluşu” sloganı ile neredeyse yarışmakta: Anayasa fetişizmi = tekçi fetişizm. 

Devlet/ülke/ulus/din: Din dışında üç kavramın tekil kullanımı anlaşılır, eğer indirgemeci  bir yaklaşımla algılanmasaydı…

Neden? Çünkü, Anayasa’nın değişmez hükümleri, çok sorunlu yazılmış olsa da, kapsayıcı deyim ve tanımları da içeriyor. Bunu, her üç maddede görmek mümkün. Başlangıç ise, tam tersine,  “Türk vatanı” ve “Yüce Türk Devleti” kavramları ile  bezeli.

Çelişki şurada:  değişmez maddeleri sahiplenenler, bunların kapsayıcı özelliklerinden çok, daraltıcı yorumlarını öne çıkarır. “Türk” sözcüğü için, “sıfat değil, isim olarak kullanılıyor” deseler de, kendilerinin söylem tarzı bile, sıfat olarak kullanıldığını  ele veriyor.

Devlet: Anayasa’da “üniter” nitelemesi olmasa da, sorun, daha çok, bu devlet biçimine yüklenen anlamdan kaynaklanıyor…

Ülke: Ülkesel birlik, çağdışı milli egemenlik anlayışı nedeniyle, “merkezdeki yetkililerin millet adına, kendi iradelerini dayatma” gücüne dönüşüyor; biyolojik çeşitliliği yok etme eşiğine kadar…

Halk: Tekil yapı, merkezî devlet; ülkesel birlik, dış sınırlar; insan topluluğu ise, çoğulcu toplum yapısını zedeleyici bir anlayışla algılanıyor. (Bu üçlünün özetini Anayasa Mahkemesi yapmamış mıydı?: devlet tek, ülke tüm, ulus bir).

Din: Lâiklik ve din özgürlüğü bir yana, söylem ve uygulama “Sünnî resmî din” hâkimiyeti şeklinde. “Türbana özgürlük” sloganını, siyasal hesaplaşmaların merkezine yerleştirenler, Alevileri sürekli aşağılama ve rencide etme yarışında…

 

Kişi-başkan” ve  yargı birliği

“İktidarı sınırlama ve özgürlükleri güvenceleme” ereği,  1982 Anayasası’nı yenilemek için en meşru gerekçe. Ne var ki Hükümet, bu amacı tamamen tersine çevirdi: daha çok iktidar, daha az insan hakkı. Bunun için, çift başlı yürütme, “tek” kişiye inecek.   Yasama  ve fesih yetkisi ile de donatılan “Tek” Parti’nin de başı olacak. Böylece, yasama ve yürütme  ilişkilerinde geçerli olması gereken denge ve denetim yolları en aza indirilecek…

Anayasa gündemini, “kişi-başkan”  tartışmasına kaydıran hükûmet, yaralıya bir kurşun daha sıkar gibi, bu kez “yargı birliği” dedi.

Türkiye,  adlî ve idarî olmak üzere “iki yargı düzeni”ni Tanzimat’tan bu yana temellendirdi; Cumhuriyet, temel kurumlarını buna göre yapılandırdı. Eğer, kısmen de olsa hukuk devletinden söz edebiliyorsak, bunda iki ayrı yargı düzeninin payı göz ardı edilemez. Öte yandan, eğer açıklarına karşın iyi-kötü işleyen bir demokrasi varsa, bunda parlamenter rejimin katkısı belirleyici oldu.

Her ikisi de, Kıta Avrupa’sı geleneği olup, köken olarak Tanzimat’a ve Kanun-ı Esâsî’ye uzanmakta. Cumhuriyet’e geçişte, süreklilik özelliği de açık…

 

Toplum mühendisliği değil  mi?

Eğer, yasama gibi yargı da “tek kişi” güdümüne alınırsa, o durumda, Kanun-ı Esâsî ve Tanzimat’ın gerisine düşme riski de var. Üstelik, Parti  ve Devlet  başkanlığı aynı kişinin uhdesinde toplanacağına göre, padişahtan da güçlü olma olasılığı az değil.

“Yasama-yürütme-yargı” zincirini tek kişinin eline verme gerekçeleri tartışılamaz mı? Eğer bir “tek” ciddi ve inandırıcı neden öne sürülebilseydi bu mümkün olabilirdi. Bu nedenle, şimdilik şu soru daha meşru: Amaç ne?

- Devlet erklerini bir kişide birleştirmek suretiyle toplumu dönüştürmeye ivme kazandırmak,

- Devleti, yüz elli yıllık yapılanma tarzının tersi yönünde yeniden şekillendirmek,

- Türkiye tarihine, partinin ve onun lideri (kişi)nin damgasını vurmak.

Sonuç yerine: Avrupa mekânından uzaklaşarak başka eksenlere kayan bir siyasal rejimin alt yapısı, hâlâ insan hakları olabilir mi?

(Birgün)

[Bu yazı 1787 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™