Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP
21 Şubat 2013, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Hatırlanacağı üzere, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu, öncesinde yapılan tartışmalara ve itirazlara rağmen, başta iktidar partisi olmak üzere, dört partinin ortak rızasıyla kuruldu ve çalışmalara başladı. İtiraz, yetki sorununa ilişkindi. Buna göre, yeni anayasa, -TBMM’ye paralel çalışacak- yeni bir meclis tarafından hazırlanmalı; TBMM ise, yasal düzenlemelerle yeni anayasaya giden yolu açmalı idi…

Fakat bu görevi TBMM üstlendi ve buna itiraz eden de olmadı.  Bunda, dört partinin rızası ve eşit temsili belirleyici oldu…

 

Sürece darbe

Komisyon üzerinde dış baskı ve zorlamalar, Hükümet’ten geldi. Önce süre, sonra içerik yönünden baskısını yoğunlaştıran Hükümet, sonunda meydan okudu: “Mart 2013 sonuna kadar bitirilmez ise, kendi tasarımızla yolumuza devam ederiz ve referanduma başvururuz”

Hükümet başkanı ve bakanların buna yetkisi var mı? “Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına katılımı”nı düzenleyen madde 175, hükümete yer vermiş değil. Madde 8’e göre, “Yürütme yetkisi ve görevi, … Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir”.

Bu anayasal düzenleme karşısında, Başbakan ve hükümetin Anayasa çalışması için sahaya inmesi,  Anayasa’ya,  ahde vefa ve egemenlik ilkelerine aykırı olduğu kadar, toplumsal barışı zedeleyici ve iç çatışmayı tahrik edici tehlikelerle yüklü.

 

Yanlışlar zinciri…

 

Hükümet cephesi: - 2007 değişikliği, iktidarın daha da arttırılması için gerekçe olarak kullanılamaz. Değişiklikte doğru olan, TBMM’nin seçim süresinin 5 yıldan 4 yıla indirilmesi. Cumhurbaşkanı’nın TBMM yerine halk tarafından seçilmesine ilişkin değişikliğin inandırıcı bir gerekçesi yok. 

- Yeni anayasada daha fazla iktidara değil, daha çok özgürlük, demokrasi ve hukuka ihtiyaç var.

- İçtihat birliği gibi gerekçelerle adlî-idarî yargı ayrılığına son verilmesi, yanlış.

- Anayasa yapımında, ülkemizi Mısır ve Libya ile karşılaştırarak süre baskısı yapmak yanlış. Yapılacaksa, İsviçre ve Finlandiya ile karşılaştırılmalı.

Muhalefet cephesi: Sol ve sosyal sosyal demokrat söylemine koşut olarak Türkiye’nin temel sorunları üzerine AKP önerilerinin ilerisine geçmesi beklenen CHP, tam tersi bir görünüm sergiledi. Bunun en belirgin örneği, yurttaşlık ve kimlik konusundaki kısır döngüsü.

Yanlış olan, Anayasa md. 66’daki düzenleme ve bunu CHP’nin yorum tarzı. Neden?  Çünkü,  anayasal olarak ülkenin adı, “Türkiye”,  devletin adı, “Türkiye Devleti”/”Türkiye Cumhuriyeti” ise, insan topluluğunun adı ne olabilir?

Madde 3’teki, “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür.” Kaydındaki “Türkiye”, devlet ve ülke için olduğu kadar millet için de geçerlidir: “Türkiye Devleti” ve “Türkiye ülkesi” deyimleri, mantık ve dilbilgisi olarak ancak “Türkiye milleti” ile tamamlanabilir. (Kaldı ki, bu kavram 1924 Anayasası’nda “Türkiye halkı” olarak açıkça yer almıştır.)

Değişmez maddelerde “Türk devleti” kavramı yok. Bu nedenle, yapılması gereken ilk iş, Başlangıç,  md. 66 ve md.104’teki “Türk devleti” deyimlerini “Türkiye Devleti” şeklinde düzeltmek. Bu düzeltmeler yapılırsa, yurttaşlık için, “Türkiyeli”, “Türkiye yurttaşı”, “Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı” denmesi doğal; yurttaşlar topluluğunu ifade için ise, “Türkiye halkı”.

Bunları görmezlikten gelip, kişisel eğilimlere “bilimsellik kılıfı” geçirmeye çalışmak, Anayasa’nın temel dayanağını oluşturması gereken “insan haklarından uzaklaşmak” demek olup şuna benzer:

AKP, Alevîliği tanımamak için konuyu çarpıtıcı gerekçeler üretiyor; aslında tanımadığı, din özgürlüğü. Çünkü, Sünnîlik hakimiyetinin geçerli olmasını istiyor…

Bazı CHP’liler, Türk hâkimiyetinin sürmesini arzu edebilir; bu anlaşılır bir şey. Ama bunu, siyaset bilimi ve anayasa hukuku verilerini çarpıtarak yapmaya hak ve yetkileri yok.

CHP, insan hakları ve demokraside “yanlışlar zinciri”ne dolanmasaydı eğer, AKP, zincirin halkalarını bu denli uzatamazdı…

(Birgün)

[Bu yazı 1311 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™