Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de
21 Şubat 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Bazı BDP’liler Karadeniz turuna çıktılar. Amaçları meramlarını anlatmaktı. Bu onların en doğal hakkıdır. Ancak heyet Çorum’da çiçeklerle karşılandıktan sonra Sinop ve Samsun’da yer yer vandalizme varan tepkiler aldı. Gezi Trabzon’a gidilemeden iptal edildi. BDP’lilere gösterilen tepkiler yer yer kınanması gereken sertliğe ulaştı. Hele hele Samsun’da 78’liler Derneği, TKP ve Halkevleri’ne de saldırılması anlaşılır ve kabul edilebilir bir iş değildir.

Samsun’daki saldırıya katılanları bazı Samsunlular hiç tanımadıklarını iddia ediyorlar. “Bize yakışmadı” diyorlar.

Ancak, bazı ortak duyguları hemen hemen tüm Karadeniz’in paylaştığını da söylemeden edemiyorlar. Ben önce bu duyguları ifade edeyim:

1) “BDP ziyareti neden şimdi aklına getirdi?” “Müzakere” kelimesi onları ne kadar tatmin ediyor, bilemiyorum. AKP ile BDP arasında olası Anayasa ittifakına, “demokratik özerklik” tartışmalarına, vatandaşlık tarifine tepkisel vurgular yapıyorlar.

2) Başbakan’ın “Türk milliyetçiliğini de ayaklar altına aldım!” sözü onları çıldırtmış. Başta Lazlar Anayasa’dan “Türklük” ibaresinin çıkarılması tartışmasına çok tepkililer. “Sıkıysa bunun gerekçesini Başbakan kendi memleketi Rize’de anlatsın”, diyorlar.

3) Yine Başbakan’ın “PKK ile müzakere yapıyoruz, onlarla masaya oturmadık” sözü Karadeniz’i çok rahatsız etmiş. “Biz kandırılacak bebeler değiliz” diyerek tepki veriyorlar.

4) Başbakan daha düne dek kendisi “idamdan” bahsediyordu. En fazla şehit veren bölgelerden birisi olarak Karadeniz kendisini önce buz gibi suya ardından da kaynar suya atılmış gibi hissediyor.

5) PKK’lılar ile kucaklaşan BDP’lileri Başbakan yerden yere vurmuştu. “Şimdi bu muhabbet neden?” diye sorguluyorlar. Onların gözünde “BDP=PKK!” Düne kadar Başbakan da bu denklemi kuruyordu diye hatırlıyorlar.

***

Velhasıl, Karadeniz BDP’lilerin girişimini samimi bulmamış. Samsunlular BDP’nin hele hele Trabzon’a hiç gidemeyeceğini, Rize’yi iki arada bir derede bırakacağını söylediler. Nitekim bilindiği gibi seyahat iptal oldu.

(Not: Naklettiğim bu görüşler bilimsel bir ölçüme dayanmıyor ama AKP’li dahil bazı mütedeyyin insanların görüşlerini yansıtıyor.)

***

Ben bu yazıyı kim haklıdır sorusuna cevap aramak için yazmıyorum. Sadece denge kurmaya çalışıyorum. Ben “Habur rezaleti”nden beri bir görüşü savundum:

“Kürt meselesi” Türkiye’nin en büyük meselesi. Ancak bu işi çözecek adamda mangal gibi yürek olması lazım. (Habur denemesi ardından Erdoğan’da ne mangal gibi yürek ne de herhangi bir hazırlık olduğu ortaya çıkmıştı.)

***

Tahterevallide iki çocuk iki uca oturur. Sıra ile birbirlerini havaya kaldırırlar. Risk yoktur. Ama lider yapıdaki çocuk kimsenin uçlara oturmadığı boş tahterevallinin yere sabitlendiği noktanın üzerine çıkar ve ayakta iki ucu ayakları ve gövdesi ile dengeleyerek bir bu tarafı bir öbür tarafı ayağa kaldırır. Bu iş çok ama çok maharet ister. Maharet iki ucun dengesini doğru tahmin edip, tahterevalliyi sıra ile bir bu yana bir öbür yana sallamaktır. Bu oyunu oynamak için mangal gibi yüreğe de sahip olmak gerekir. Dengeyi bir an olsun kaybedip yere düşünce kafa göz çok kötü patlar. Her çocuk bu oyunu bilir. Denge oyununda düşen ile alay edilir, dalga geçilir; tahterevalliyi iki bacağı altına alıp, gövde oyunları bir o yana bir bu yana sallayan ise kahraman olur!

***

Bu yazıda meramım şudur. Recep Tayyip Erdoğan da BDP de bu tatsız geziden ders almak zorundadır. İki taraf da benim 2011 seçimlerinden evvel iddia ettiğim gibi gücün şehvetine fazla kapıldılar. BDP seçim ortalamasında az farkla 1. geldiği 16 ilden bir kısmını tamamen, bir kısmını paylaşarak yönetmenin hayali peşinde. Diğeri Başkanlık rüyasına daldı. Gözler başka bir şey görmez hale geldi.

Başbakan’ın elindeki hıyarın peşinden bir avuç tuz ile her daim koşan entel/danteller de “çağdaş vatandaşlık dersi” vermeye başladılar.

Ancak, bu ekip henüz “vatandaşının kimliği tarif edilmeyen bir Anayasa’da Cumhuriyetin adı ne olacak, resmi dile ne denecek?” sorusuna bir zahmet cevap bulamadılar. (“Türkiyeli” kelimesini iki entelden başka kimse ciddiye bile almadı.)

Herkesin ama herkesin  kimlik hassasiyetini, birlikte yaşama arzusu tarifini aynı anda göz önüne almayan anayasa güdük kalmaya mahkûmdur. Böyle bir anayasayı referandumdan da geçirseniz, benimsemeyecek azınlık ama büyük bir kitleye meşru kılamazsınız. Hatta bu sefer kıyamet beter kopar!

İslamcı Erdoğan ile Stalinci Apo bir araya gelecek, Türkiye’ye demokratik anayasa yapacak!

Boşnakları, Rumeli kökenlileri, Kafkaslıları dışlayan zihniyet Karadeniz’e gidecek, Lazları  kucaklayacak!

Hadi hayırlısı!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1090 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™