Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Canlı bomba, patlama, can!
3 Şubat 2013, Umur TALU
, Umur TALU

“Devrimci” eylemin bilançosu:

ABD yerinde duruyor!

Canlı bomba olmuş hasta, yaralı bir genç öldü ve öldürdü.

Oğluna Ecevit demiş 70 yaşında bir baba, Şanlı soyadının yoksul çoban hanesinde; “Bizi ve kendini ateşe attı. Devlete karşı boynum eğri” dedi.

Üç kuruş ücretle hedef tahtası gibi dikilen güvenlik görevlisi öldürüldü.

Vize kuyruğuna gelmiş genç bir gazeteci-televizyoncu Didem Tuncay yaralı; bir gözünü kaybedebilir.

Vize kuyruğundaki öğrenciler, öğrenci aileleri, işçiler ve başkaları da ölü-yaralı olabilirdi.

Bir eylemi her şeyin üzerine sıvamaya çoktan alesta mahfiller, kimseye zarar vermeden hayatları altüst edilmiş insanları savunan kimi avukatı bile, yargısız “terörist” ilan etti.

Kendi barışını da özlemiş, daha doğrusu kekelemiş bir ülkede; “terör” kelimesi ile “anti-terör” dilini zaten hazır bekleyen gündeme oturttu.

Davaların, duruşmaların üzerine bu kanı yaydı.

“Devrimci” eylemin bilançosu:

Canlı bomba genç paramparça; ücretli güvenlik görevlisi cansız; gazeteci için meslektaşları dua ediyor.

ABD yerinde duruyor!

 

***

 

Fakat “terör”ü “terör” olarak konuşmayı çok seven, “Elçilik önündeki patlama”yla sarsılan dünya, devletimiz ve milletimiz…

Bir dakika olsun başka “patlamalar”la da sarsılsa, belki de dünya ve ülke daha iyi bir yer olacak.

“Canlı bomba” ise, kendini yok ederken, sınıfa dair bu hakikatleri de un ufak ediyor!

 

***

 

İşgal edilen, halkları birbirine sokulan ülkelerde, canlı-cansız her bombayla sivilleri de katledenlerin cehennemi bir yana, bir de bizim yan var.

“Canlı bomba” saldırısı ve patlaması olurken…

Bu köşede, “canlı bombalar”ın arasına canlı canlı, zorla, emirle, apoletli dayatmayla tıkıştırılıp paramparça havaya uçurulmuş 25 asker vardı.

Onları oraya tıkıştıran, gece vakti, saçma bir denetim için, acemi askerleri bile patates soydurur gibi bomba tasnifine zincirleyen komutanların serbest kaldığı haberi vardı.

25 yıllık hayat arkadaşı, canı, kanı, yaşam kaynağı kocasından; miras diye, ellerine DNA tutuşturulan ailelerden acılı bir kadın vardı.

Bir “terörist” ABD elçiliği önüne saldırıp kendini paramparça yaparken, güvenlik işçisi bir canı da aldığında…

Gaziantep’te daha duman tütüyordu; “ekonomik patlama”da paramparça 8 işçinin henüz olay mahallini terk etmemiş ruhlarından.

Ya da takvimle tam beş yıl önce…

İstanbul Davutpaşa’da, maytap atölyesindeki patlamayla alev alev ölen 21 işçinin, 130 yaralının, henüz adaletini bulmamış yaralı, huzursuz, hor görülmüş ruhlarının “Uunutmayın, unutturmayın” çağrısı vardı memleketin bir köşesinde.

Adalet’in üzerinde, bu davanın bile ancak 2,5 yılda açılabilmesinin utancı vardı.

Bir başka “patlama”nın, “canlı piyasa bombası”nın, tam iki yıl önce 3 Şubat’ta Ostim-İvedik’te  canını aldığı 20 insanın, yine huzursuz, yine davası kaçırılmış, yine adaleti esirgenmiş hatırası vardı.

 

***

 

“Terör”ün şiddetini, her yana verdiği acıyı, aldığı, kıydığı, tükettiği canları elbet kimse reddetmesin. (Tabii “terörle mücadele” adına “medeni” devletlerin, küresel, bölgesel, ulusal icraatını da!)

Ama ikiyüzlülük de olmasın Kamil!

“Terör” üstüne bin çeşit laf, kanun ve silah bulan küresel, yöresel, ulusal yüzsüzlük; o ikiyüzlü sivil ve askerî muktedir kibri…

Bu katliamlar için tek kelime etmiyor.

Sorumlu komutanlar serbest, yine emrediyor; sorumlu patronlar serbest, yine buyuruyor; sorumlu bürokratlar serbest, yine makamında oturuyor; sorumlu siyasetçiler serbest, yine kibir saçıyor!

Aha, can ise can; canlı ise canlı; bomba ise bomba; patlama ise patlama; ölü ise ölü; yaralı ise yaralı; katliam ise katliam; acı ise acı; masumlar ise masumlar.

Vicdanın isyanı tam olacak ki…

Ayrımsız bütün acılar kardeş, bütün kıyımlar kalleş sayılsın!

(Habertürk)

[Bu yazı 1245 kez okundu]
Umur TALU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[8 Haziran 2013] Demokrasi diye bir baş belası! ... [2 Haziran 2013] Topçu Kışlası Vesayeti ... [3 Mayıs 2013] Kelimelerin azabı! ... [27 Nisan 2013] Barış, hukuksuz olmaz! ... [9 Nisan 2013] Tarih, sınıf, gaz! ... [4 Mart 2013] Künyemizde 50 bin ölümüz. Bünyemiz Barış sayıklar! ... [8 Şubat 2013] Hattını, haddini bilmek... İncirlik, Kürecik, Patriotçuk! ... [30 Ocak 2013] Bin yıl süren andıç ruhu! ... [27 Ocak 2013] Haddini, kıymetini, kıyametini bileceksin! ... [23 Kasım 2012] Devlet sırrı dediğin, kanlı tarihin kara kutusu! ... [9 Kasım 2012] Cinnet vatan! ... [30 Ekim 2012] Ne bu şiddet be Celâl! ... [23 Ekim 2012] Raporlu demokrasi! ... [29 Eylül 2012] Anlamadığım şudur: ... [6 Eylül 2012] Bi gidin yahu! ... [17 Ağustos 2012] Dağın altında 30 yıl! ... [1 Ağustos 2012] Sen utanmıyorsan. Ben utanıyorum! ... [29 Temmuz 2012] Artık size kalmış! ... [14 Temmuz 2012] Limana gelmesin de cana gelsin! ... [30 Haziran 2012] Uf olmuş ama zaten puf olmuş! ... [26 Haziran 2012] Dün gemi olur, bugün uçak! ... [16 Haziran 2012] Bu vatanın ekmeğini yemek... Bu vatanın emeğini yemek! ... [1 Haziran 2012] Hem dert çok, hem mert (pek) yok! ... [6 Mayıs 2012] Astlar, kastlar. Dostlar, postlar! ... [29 Nisan 2012] Yol aynı, yolculuk aynıdır! ... [13 Mart 2012] Bir yumruk çok mu! ... [3 Mart 2012] Gölgen peşini bırakmaz! ... [12 Şubat 2012] 10'uncu Yıl Marşı! ... [15 Ocak 2012] Bin yıllık çoğunluk! ... [30 Aralık 2011] Cinnet cehennemin ölü canları ... [25 Aralık 2011] Kimine kıyak kimine dayak! ... [9 Aralık 2011] Hayat bilgisi! ... [27 Kasım 2011] Bir adım demokrasi, bir adım geri! ... [14 Eylül 2011] Arap baharı, Türk yazı! ... [1 Eylül 2011] Demokrasinin sonu! ... [20 Ağustos 2011] 30'uncu yıl ağıtı! ... [11 Ağustos 2011] Şiddetleri ortak, kaderiniz ortaktır! ... [5 Ağustos 2011] Ölü çocuktan al haberi! ... [21 Temmuz 2011] İşte budur! ... [17 Temmuz 2011] Çokça, bir derviş gibi ... [19 Haziran 2011] İç hizmet, dış hezimet! ...
Umur TALU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™