Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Çelişkiler yumağı bir başbakan
2 Şubat 2013, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Başbakan’ın kafasında tek hedef var: 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimi! Anayasa’yı “Başkanlık sistemine” uygun hale getirecek ve 2014’te Başkan seçilecek.

Ancak, bu tek hedefin iki ayağı var:

1) Anayasayı değiştirmek,

2) Başkanlık seçimini kazanmak.

İşte burada çelişki başlıyor.

Anayasayı değiştirmek için BDP ile anlaşma ihtiyacı var. Seçimi kazanmak için milliyetçi oyları alması lazım!

BDP ile Apo üzerinden “yerelde özerklik-merkezde başkanlık” formülü ile iki tarafı tatmin edecek bir anlaşma yapabilir. Damak zevklerine uygun Anayasayı beraber referanduma taşıyabilirler. Ancak, bu anlaşma milliyetçilere “yerel yönetimlere daha fazla yönetime katılma hakkı” olarak takdim edilmeye çalışılsa da ardından vatandaşlık tanımı, anadilde eğitim, yerel güvenlik meseleleri gelecek. Milliyetçiler çok bozulacak!

İşte bu ikilem başbakanı sürekli kendisi ile çelişmeye zorluyor, onu bir dediği bir dediğini tutmaz, ne dediği anlaşılmaz, çelişkiler yumağı bir adam haline getiriyor.

Örneğin, önce idamdan bahsediyor, BDP’ye küsüyor, ortalık yere densiz ama milliyetçi bir bakan (İdris Naim Şahin) salıyor, sonra dönüyor Apo ile müzakerelere girişmek üzere adımlar atıyor, milliyetçi bakanı daha 18 aylıkken görevden alıyor!

***

Aynı çelişki dış politikada da kendisini gösteriyor. Ortadoğu’da etkin olmak için ABD’ye ihtiyacı var, bölgede ABD’nin kendi kapısının önünü temizlemiş taşeronu olmak uğruna Kürt meselesini çözmek zorunda.

Öte yanda Ortadoğu’ya liderliğini tescil ettirmek istiyorsa zaman zaman ABD’ye, AB’ye, İsrail’e kafa tutmak durumunda. 

Arada bir “tek kutuplu dünya” (ABD merkezli) tanımına çatıyor, AB’yi yaylım ateşine tutuyor, Gazze fatihliğine soyunuyor.

BMGK’de İran vetosu tartışılırken İran’a sahip çıkıyor, İsrail’i aşağılıyor, sonra dönüyor İsrail’i İran’a karşı korumak için Kürecik’e füze kalkanı yerleştiriyor. Yetmiyor, “Suriye’den korunma” adı altında Anadolu’yu Patriot füzeleri ile donatıyor.

Ama aynı Erdoğan ABD’nin dümen suyunda giderken Suriye’de

eski-Esad/yeni-Esed’e o kadar sert kafa atıyor ki, şu anda Türkiye’nin Suriye’de beslediği “Selefi” unsurlardan en fazla ABD rahatsız durumda.

Irak’ta, yine ABD’yi hoşnut etmek adına, Kuzey Irak’a sahip çıkarken kantarın topuzunu o kadar kaçırıyor ki, Irak’ın kendi denetimi dışında bölünme korkusu ile ABD, Maliki’ye (Merkezi yönetim) sahip çıkmak zorunda kalıyor.

Yetmiyor. Sanki ABD başkasına yedirirmiş gibi Kuzey Irak petrolünü merkezi yönetimin inisiyatifi ve dahi ABD’nin denetimi dışında pazarlamaya kalkıyor!

Recep Tayyip Erdoğan artık ABD ve AB’nin gözünde Ortadoğu’da vazgeçilemez müttefik olan Türkiye’nin güvenilmez, çelişkiler yumağı lideri!

***

Başbakan AB’ye kafa tutmak uğruna en son AB’den vazgeçip Şanghay Beşlisi’ne katılmaktan bahsetti. Bu teklifi önce Putin’e yapılan bir şaka zannettik. Sonra, teklifinde ciddi olduğunu söyledi. Günlerdir gazetelerde Rusya ve Çin’in başı çektiği Şanghay Beşlisi’nin ne olduğu hakkında bilgiler veriliyor ama ben sadece kuruluş amaçlarından en önemlisinin üye ülkelerin ortak güvenliği olduğunu belirteyim.

Bir adım ileri gidelim, Şanghay Beşlisi NATO’yu denetlemek ve dengelemek için kurulmuş bir örgüttür.

Bunun içindir ki Başbakan’ın “Şanghay Beşlisi’ne üye olalım” teklifi, AB’ye kafa tutma pahasına da olsa, esasında “NATO’dan çıkalım” teklifidir.

İki hasım örgüte aynı anda üye olunmaz.

“Hem aklım çapkınlıkta, hem gönlüm cennette” olmaz!

***

Türkiye hem Kürecik’e NATO’nun füze kalkanlarını yerleştirmiş, hem ülkeyi baştan aşağı NATO Patriotları ile donatmış bir ülke!

NATO’nun güvenlik sahasında olmakla övünüyor! 

Bakın; Erdoğan’ın “Şanghay Beşlisi teklifine” ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland ne demiş:

“Açıkçası, Türkiye’nin aynı zamanda bir NATO üyesi olduğu göz önüne alındığında, bu ilginç olur. Ne olacağını göreceğiz.”

Ben Nuland’ın sözlerini gündelik Türkçeye çevireyim:

“Yemezler!”

Başbakan tıpkı rahmetli Menderes, rahmetli İnönü gibi Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak üzere kendi kuyusunu kazıyor diyeceğim ama Erdoğan pragmatik insandır, kulağı çekildiği an çark eder!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1318 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™