Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Avukatlar Değil, Avukatlık Tutuklanıyor!
28 Ocak 2013, Mustafa BALBAY
, Mustafa BALBAY

Avukatlara yönelik saldırı, özünde toplumun adalet arama hakkını gasp etmektir.

Nasıl ki, gazetecilerin susturulması

toplumun haber alma hakkını kısıtlamak anlamına geliyorsa, avukatların tutuklanması, bürolarının kural tanımaksızın yasadışı yöntemlerle basılması da savunmanın savunmasız bırakılmasıdır.

Yargı üç ana ayak üzerine oturuyor; iddia, savunma, hüküm.

Hükmü veren hâkimlerle iddiayı ortaya atan savcılar neredeyse iç içe mesai yapıyorlar. Oysa iddianameyi hazırlayan savcı ile savunmayı yapacak olan avukatın, hâkim karşısında eşit statüde olması gerekir. Gerçek hukuk devletinde uygulama bu yönde. Avukatlar, Türkiyedeki düzenlemenin de böyle olması için çaba harcarken, son uygulamalarla daha olumsuz koşullara sürükleniyorlar. Yazmaya elimiz varmıyor ama, neredeyse sanıklarla eşit tutulur hale getirilecekler. Bu, olağanüstü dönemlerin uygulamasıdır.

***

Yürürlükteki yasaya göre bir avukatın evinde ya da işyerinde arama yapılacaksa, mutlaka bir cumhuriyet savcısının ve baro yetkilisinin hazır olması gerekir. Polis, onlar gelmeden hiçbir işlem yapamaz.

Son operasyonlarda tutuklanan avukatların ev ve büroları sabaha karşı, sözünü ettiğimiz koşullar yerine getirilmeden basıldı.

Yapılan işleme arama denemez. Baskın ya da daha ağır sözcüklerle ifade edilebilir.

Medyaya yansıyan haberlere göre terör örgütüne operasyon çerçevesinde tutuklanan avukatların hiçbirine yönelik silahlı terör faaliyetisuçlaması yok. Kuryelik yaptıkları, bilgi alışverişi sağladıkları, kimi bilgileri yurtdışına servis ettikleri iddia ediliyor.

Bu suçlamalar öylesine soyut ve yoruma açık ki, bunu yol haline getirdiğinizde her meslekten terör faaliyeti üretebilirsiiz.

Zaten olan da bu.

Silivrideki davalarda da pek çok avukat yargılanıyor. Kimi avukatlar tutuklanınca avukat tutmuşlar. Tuttukları avukat da tutuklanmış.

***

Avukatlar niçin susturulmak isteniyor?

Çünkü, yargının bütün ayakları çökertildi, geriye bir tek avukatlar ve onların örgütlü gücü barolar kaldı.

Eskiden yargı dilinde şöyle bir tanım vardı:

Bu dosya Yargıtaydan döner.

Bugün artık öyle değil. Hatta tam tersi bir durum söz konusu. Yerel mahkemeler de bu gerçeği dikkate alarak karar veriyor. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu da bu yapının parçası haline geldi.

Bu gidişe en azından itiraz edebilecek başlıca yargısal güç, savunma.

Silivri yargılamaları örneğinde gördüğümüz gibi, avukatların hâkim ve savcıları zor durumda bırakacak bir istemleri yok.

Vurgu yaptıkları tek konu şu:

Yürürlükteki yasalar uygulansın!

Evet, avukatlar bunun için çırpınıyor.

Artık Türkiye, hukuk devleti olmak bir yana, kanun devleti bile değil.

İşte böyle bir ortamda avukatlar tutuklanıyor.

Hükümetin bu tür durumlarda şöyle açıklamalar yaptığına tanık oluyoruz:

Efendim, hiçbir mesleğin suç işleme ayrıcalığı olamaz.

Elbette olamaz. Ancak burada durum farklı; avukatlık faaliyetlerinden suç üretiliyor. Aslında tutuklanan avukatlar değil, avukatlık.

Bu gidişle yargı teröründen payını almayan meslek grubu kalmayacak.

Bu ortamda baroların mesleklerini koruma gücü, aynı zamanda toplumun hak aramaya yönelik umutlarını da artıracak.

27 Ocak 2013 - Cumhuriyet

[Bu yazı 1080 kez okundu]
Mustafa BALBAY

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[13 Nisan 2015] Eyyy Erdoğan... ... [10 Aralık 2014] Osmanlı'yı AKP'den Kurtarmak Gerek! ... [7 Nisan 2014] Hukukçulara Çağrı... ... [13 Ocak 2014] Receptay! ... [6 Ocak 2014] Hukuku Kurtarmak İçin ... [19 Ekim 2013] Hukuk Güvensizliği! ... [7 Ekim 2013] Özakman'ın Kronolojisi ... [9 Eylül 2013] İlk Mektup ... [1 Eylül 2013] Tuncay Güney, Osman Yıldırım, AKP Davası! ... [8 Haziran 2013] Taksim'in Anafikri: Özgürlük ... [13 Mayıs 2013] Son Savunmalar... ... [19 Mart 2013] Bir hikaye ... [25 Şubat 2013] 'Mahkeme Dinlemiyor!' ... [16 Şubat 2013] 18 Şubat Dilekçesi... ... [12 Ocak 2013] Hukuk Bütçesi... ... [29 Aralık 2012] Sanatçıların Meydana Gelişi! ... [25 Aralık 2012] Delil Hukuku ... [24 Aralık 2012] Türkiye'de Avukatlar Var! ... [8 Aralık 2012] Ergenekon Davası Kaçırılıyor! ... [1 Aralık 2012] Silivri Yargıtay'ı! ... [24 Kasım 2012] 6 Aylık Suçlamaya, 15 Dakikalık Yanıt! ... [10 Kasım 2012] Atatürk'ü Unutturamazsınız... ... [3 Kasım 2012] İstanbul Barosu'na Açık Çağrı ... [6 Ekim 2012] Mevzubahis İktidarsa Vatan Teferruattır! ... [23 Eylül 2012] Düşişleri Bakanı'nın Ulus Savaşı! ... [10 Eylül 2012] Komşularla Sıfırı da Tüketiyoruz! ... [26 Ağustos 2012] Başbakan'a Mektup-12 ... [14 Temmuz 2012] Meşru Özgürlük Beklentisi ... [7 Temmuz 2012] ÖYM'ler, Davalarına Mahkûm Edildi! ... [23 Haziran 2012] Cezaevinde Her İnsan Bir Eşyadır... ... [17 Haziran 2012] Baba Ufku... Çocuk Sonsuzluğu... ... [13 Mayıs 2012] Anne 'Baba Sevgisi' de Doğurur... ... [6 Mayıs 2012] Deniz'lerin İdamına Giden Yol ... [30 Nisan 2012] Avukatsız Savunma ya da Doktorsuz Ameliyat! ... [14 Nisan 2012] Deniz Feneri ve Silivri... ... [25 Mart 2012] Tek Kefeli Terazi! ... [18 Mart 2012] 'Sürpriz Tahliye!' ... [22 Ocak 2012] Denktaş'ın Doğumu... ... [26 Kasım 2011] Silahlı Kanat, Silahını Kuşandı! ... [17 Ekim 2011] İletişim Çağı ve Hukuk ... [4 Eylül 2011] Yalnızlık Ormanında ...
Mustafa BALBAY
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™