Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
CHP'nin ulusalcıları faşizmi hortlatıyor
25 Ocak 2013, Ahmet HAKAN
, Ahmet HAKAN

CHP Milletvekili Birgül Ayman Güler, Meclis kürsüsünden şöyle dedi:

“Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit olamaz.”
 

*

Nedir bu?

-  Faşizm mi?

-  Irkçılık mı?

-  Bir ırka yönelik ayrımcılık mı?

-  Bir ırka yönelik aşağılama mı?

Cevap veriyorum:

Hepsinden bir tutam var.

*

Ama Birgül Ayman Güler’e ve CHP’deki ulusalcılara...

“Ne oluyor ağalar, yoksa faşizm falan mı yapıyorsunuz?” diye soracak olsanız... Size hemen şunları söyleyeceklerdir:

-  Ne alakası var? Ne faşizmi, ne ırkçılığı? “Türk” derken bir ırka işaret etmiyoruz ki... Türk’üm diyen herkes Türk’tür kardeşim. O yüzden “Ne mutlu Türk olana” denilmemiştir, “Ne mutlu Türk’üm diyene” denilmiştir.

-  İster Kürt ol, ister Arap... Türk’üm diyorsan Türk’sündür. Irkçılık yok bizde, kafatasçılık yok... Ayrımcılık da yok...

“Türk ulusu” vardır ama “Kürt ulusu” yoktur. “Türk ulusu” denilirken bir ırk değildir kastedilen, birey bazında bir araya gelmiş topluluktur... Etnik olarak Kürt olabilirsin ama sonuçta Türk ulusunun bir parçasısın.

-  Eğer Kürt’sen, ancak “Türk ulusunun bir parçası olan Kürt’üm” diyebilirsin, “Kürt ulusunun bir parçasıyım” diyemezsin. Çünkü maalesef Kürtler bir ulus olamamışlardır.

*

Birgül Ayman Güler ve CHP’deki ulusalcılar, resmi ideolojinin artık geride kalmış bu argümanlarıyla “ırkçı” ve “ayrımcı” olmaktan kurtulamazlar.

Çünkü şu sorulara verecek cevapları yok:

-  Türk olmak isteyenlere kapıyı açık tutmanız, sizin ırkçı olmadığınızın bir göstergesi olabilir mi? Kürtler de “Kürt olmak isteyenlere kapımız açıktır” deyip herkesi “Kürt” olmaya çağırırlarsa ne yapacaksınız?

- “Biz ‘Türk’ derken bir ırka işaret etmiyoruz, Türk’üm diyen herkes Türk’tür” denilebiliyorsa, neden “Biz Kürt derken bir ırka işaret etmiyoruz, Kürt’üm diyen herkes Kürt’tür kardeşim, gelin hepiniz Kürt’üm deyin” denilemiyor?

-  Madem “Türk” derken bir ırka işaret etmiyorsunuz, madem ırkçılık yapmıyorsunuz, madem Türklüğe bir ayrıcalık söz konusu değil... Kısacası madem sonuçta söz konusu olan bir “isimlendirme”dir. O halde neden “Türk” sözcüğünde bu denli ısrar ediyorsunuz? Maksat ne?

-  Madem “Türk” bir ırka işaret etmiyor, o halde neden Kürtçe savunma yapmak isteyenlere engel olmaya çalışıyorsunuz? Kürtler de çıkıp, “Biz devletimizi kuramadık diye mi bize bu muameleyi yapıyorsunuz” derlerse ne diyeceksiniz?

Baştan elediğim filmler

-  BEYZBOL üzerine kurulu her türlü film...

-  Nuri Bilge Ceylan filmlerine öykünen filmler...

-  İçinden Yecüc ile Mecüc’e benzeyen bin türlü yaratığın fırladığı filmler.

-  Fazla para harcanmadan çekilmiş bilim kurgu filmleri...

“Esaretin Bedeli” hariç hapishane filmleri...

-  Aksiyonu komediyle harmanlamaya çalışan her türlü yavşak film...

-  Türk korku filmleri...

-  Ağlatmaya ya da güldürmeye odaklanmış aşk filmleri...

-  Eddie Murphy filmleri...

-  Hayalet ev filmleri...

Yorumsuz bir haber

TARİH: 9 Şubat 2006.

O günün gazetelerinde yayınlanan haberin başlığı şöyle: “Levent Kırca AK Parti Siyaset Akademisi’nde ders verdi.” Haberden kısa bir bölümü “yorumsuz” aktarıyorum:

*
Levent Kırca, AK Parti Ankara İl Başkanlığı’nca düzenlenen Siyaset Akademisi’nin 4. dönem eğitim programı çerçevesinde “Sanatçı Gözüyle Siyaset” konulu ders verdi. Derse katılmasının “AK Parti’li oldu, AK Parti’ye geçti” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Kırca, şu açıklamayı yaptı: “AK Parti de ülkemizin bir parçası hiç şüphesiz. Ama bence bir sanatçının, bir mizahçının partilere eşit mesafede durması gerekir.Bir sanatçının partisi olmaz.”

Ah CHP vah CHP

-  BİR yanından Hüseyin Aygün çekiştiriyor, bir yanından Birgül Ayman Güler...

-  Bir yanında Sezgin Tanrıkulu var, bir yanında Süheyl Batum...

-  Bir yanı fazla demokrat, bir yanı fazla milliyetçi...

-  Bir yanı kendimi yenileyeceğim diyor, bir yanı 1930’lar rüyası görüyor.

-  Bir yanı genç sosyal demokrat hülyasında, bir yanı emekli öğretmen duyarlılığında...

-  Bir yanı Sosyalist Enternasyonel’de çalkalanıyor, bir yanı ulusalcı kıyılarda...

-  Bir yanı BDP’ye yakın, bir yanı MHP’ye...

-  Bir yanı her bölgeden oy almak istiyor, bir yanı kıyılara sıkıştıkça sıkışıyor.

-  Bir yanı varoşlara açılıyor, bir yanı kibirli eski günlerin nostaljisine...

-  Bir yanı Güneydoğu’dan oy istiyor, bir yanı var olan tek milletvekilini de kaybediyor.

-  Bir yanı “27 Mayıs da darbedir” diyor, bir yanı “27 Mayıs devrimi”...

-  Bir yanı halaya duruyor, bir yanı dansa kalkıyor.

-  Bir yanı İmralı görüşmelerine kredi tanıyor, bir yanı İmralı görüşmelerinden felaket rahatsız...

-  Bir yanı resmi ideolojinin sözcülüğünü yapıyor, bir yanı özeleştiri...

-  Bir yanı yeni şeyler söylemek istiyor, bir yanı lise tarih kitaplarında yazılanları sayıklıyor.

-  Bir yanı ulusalcı şahlanışta, bir yanı “Yeni CHP” rüyasında...

-  Bir yanı Hüseyin Aygün’den rahatsız, bir yanı Birgül Ayman Güler’den...

-  Bir yanı protest türküler söylüyor, bir yanı aryalar...

Nişantaşı tamamdır

BANA laf çakmaya çalışanların en önemli “takılma” cümlesi şöyle bir şeydir:

“Fatih’ten Nişantaşı’na taşındın, öyle oldun, şöyle oldun
” falan fıstık...

Sayısız kez maruz kaldım bu tarz takılmalara...

Dikkat!

Dün itibariyle...

Bu takılma biçimi devrini tamamlamıştır.

*

Olay şudur:

-  İlk şubesini Mekke’de açan “Abdul Samad Qurashi” adlı özel parfüm tasarım markası, yeni şubesini Nişantaşı’nda açmıştır.

-  Açılışa İsmailağa Cemaati’nden sarıklı cüppeli efendiler ile birlikte dansöz Tanyeli, manken Şenay Akay, manken Ece Gürsel katılmıştır.

-  Açılış kokteylinde davetlilere zemzem ve hurma ikram edilmiştir.

-  Arap Yarımadası’na özgü mistik kokular Nişantaşı’nı sarmıştır.

-  Açılışa katılan İstanbul Valisi’ne üst kapağı altın kaplama, alt kapağı Kabe’nin örtüsünden alınma Kuranı Kerim armağan edilmiş, Vali Bey de armağanı öpüp başına koyarak almıştır.

-  Açılışta jet sosyeteden bazı simalar da hazır bulunmuştur.

-  Jet sosyeteden bazı simalar ile İsmailağa’dan sarıklı cüppeli simaların aynı karede buluşmaları “enteresan” olmuştur.

*

Bu saatten sonra her kim ki bana “Ama sen de Nişantaşı’na taşındın da şöyle ettin, böyle ettin” falan demeye kalkarsa...

Kendisini Nişantaşı’ndaki parfüm mağazasından satın aldığım Arap Yarımadası’na özgü mistik kokulara boğmazsam bana da Ahmet Hakan demesinler.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1677 kez okundu]
Ahmet HAKAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [51]
[24 Mart 2014] Korkuyor ... [17 Mart 2014] Önüne gelene bin tekme ... [7 Mart 2014] Günah işleme özgürlüğü ... [1 Mart 2014] Sadece uçkura odaklı muhafazakâr ahlak ... [28 Şubat 2014] Biz köşe yazarları korkak ve ikiyüzlüyüz ... [21 Şubat 2014] İstihbaratı çok seven dindarlar ... [27 Ocak 2014] Ve tekfir başladı ... [19 Mart 2013] Bir müebbet yazısı ... [18 Mart 2013] Ne istiyorsun birader ... [15 Mart 2013] Yalakalıkta zirve diye bir şey olmazmış ... [9 Şubat 2013] Pardon ama yargı zaten ele geçmiş değil miydi? ... [31 Aralık 2012] Makbul vatandaş olmak için tüyolar ... [25 Aralık 2012] Yuh olsun sana Levent Kırca ... [3 Aralık 2012] İmam hatipte öğrendim ben bu haylazlığı ... [1 Aralık 2012] Neden 'İyi ki Abdullah Gül var' diyemiyorum ... [23 Kasım 2012] 'Kazan kazan'dan 'kaybet kaybet'e ... [30 Ekim 2012] Çöktü bir şeyler ... [12 Ekim 2012] Namı büyük Necdet Paşa ... [6 Ekim 2012] Eğri oturdum doğru konuşacağım ... [15 Eylül 2012] Bir fotoğrafın anatomisi ... [11 Eylül 2012] Demokrasiye saygılı paşa eleştirilemez mi? ... [28 Ağustos 2012] Yeni başlayanlar için El Kaide kılavuzu ... [27 Ağustos 2012] Cihatçıları gerçekten de ayet mi motive ediyor? ... [18 Ağustos 2012] Bir de buradan bakın: Aygün neden kaçırıldı? ... [16 Ağustos 2012] Cüppeli Ahmet Hoca'yı Metris'te ziyaret ettim ... [7 Ağustos 2012] Başbakan'ın Alevi politikasını açıklıyorum ... [27 Temmuz 2012] Tüzüklerle çarpışarak mağlup olanlar: Aleviler ... [16 Temmuz 2012] Miting yasakçısını düşünmeye davet ... [28 Haziran 2012] Fethullah Gülen'in ağlama müdafaası ... [26 Haziran 2012] Son 10 günün bilançosu: Hangi bünye buna dayanır? ... [14 Haziran 2012] 'Cemaat'e dair bir muamma ... [11 Haziran 2012] Goygoycuların yaman günleri ... [1 Haziran 2012] İslam'da kürtaj ... [15 Mayıs 2012] 'Poşu davası' diyemezmişiz ... [4 Mayıs 2012] Muhafazakârlar için tüyo Tiyatro nasıl ele geçirilir? ... [15 Nisan 2012] İyi bir insan iyi bir lider olabilir mi ... [17 Mart 2012] Yeni başlayanlar için katliamla hesaplaşma ... [15 Mart 2012] Neden? Neden? Neden? ... [5 Mart 2012] Çullan babam çullan ... [23 Şubat 2012] Aziz Yıldırım'ın Atatürk vurgusu ... [18 Şubat 2012] Yemişim AİHM kararını ... [10 Şubat 2012] İleri demokrasinin bir cilvesi daha ... [6 Şubat 2012] Al sana Ergenekon'un işine gelecek bir yazı ... [27 Ocak 2012] Pişmiş aşa su katan sorular soruyorum ... [17 Ocak 2012] Anlayana... ... [29 Aralık 2011] İdris Naim Bey'e dair sorular ve cevaplar ... [20 Kasım 2011] Neden CHP'ye vuruyorum ... [11 Kasım 2011] Atatürk yaşasaydı Sözcü'ye ne derdi ... [4 Kasım 2011] Herkes kendine tutuklu ... [9 Ağustos 2011] Süper tehlikeli bir yazı ... [23 Mayıs 2011] Artık şurası anlaşıldı: Kasetler profesyonel işi ...
Ahmet HAKAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™