Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
2013 Bir Dönüm Noktası Olmaya Aday...
7 Ocak 2013, Ergin YILDIZOĞLU
, Ergin YILDIZOĞLU

Yılın ilk haftasında medyada yoğunlaşan tartışmalarda, 2013ün birçok açıdan bir dönüm noktası olacağına ilişkin yaygın bir beklenti görülüyordu; Spengleri anımsayanlar da vardı.

Üç merkezli dünya

Yorumcular arasında, farklı biçimlerde tanımlansa da 2013te yaşanacakları Avrupa - Çin - ABD merkezlerindeki gelişmelerin belirleyeceği konusunda bir mutabakat söz konusu.

Aslında bu tartışmalarda Avrupa denince, öncelikle Almanyanın kastedildiği anlaşılıyor. Çünkü dünyanın en büyük ekonomisi olarak düşünülebilecek Avrupanın geleceğinin, Avrupanın en büyük ekonomisi, finans kaynağı olan Almanyanın performansına bağlı olduğu düşünülüyor. Yeni yıla girerken Almanya ekonomisinin yavaşlamakta olması, mali krizi sert biçimde yaşayan Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi ülkeler açısından bir ekonomik lokomotif, mali kaynak kaybı anlamına geliyor; toparlanma olasılıklarını azaltıyor.

Der Spiegelin aktardığına göre Alman sanayisinin liderleri, krizin (bu kesim, mali sermayenin aksine krizin etkisinin azalmadan devam ettiğini düşünüyor) aşılması yolunda 2013 yılında önemli adımlar atılmasını bekliyor. Ama bu adımların neler olacağı konusunda gerek Almanya gerekse de Avrupa düzeyinde bir mutabakat henüz görülmüyor. Ancak dış pazarların zayıflaması, iç talebin önemini artırıyor, iç pazarı koruma refleksini güçlendiriyor.

Dünya ekonomisi içinde ağırlığı giderek artan Çinin, yüzde 9-10 gibi büyüme hızlarından yüzde 6-7 gibi büyüme hızlarına bir mali kazaya yol açmadan yumuşak iniş yapabilmesi, ülkedeki borç köpüğü, inşaat sektörü kapasite fazlası göz önüne alındığında bu yıl büyük önem kazanıyor. Bu ülkede beklenenin ötesinde sert bir daralmanın, Güneydoğu Asya üzerinden dünya ekonomisini bir depresyona itmesinden korkuluyor.

ABD ekonomisi, bir süredir zayıf da olsa bir toparlanmadan söz ediliyorsa bile aslında çok düşük büyüme, yüksek ve direngen işsizlik oranlarına, her an yeniden bir resesyona hatta depresyona devrilme riski taşıyan, tarihçi Niall Fergusonun New York Timesta işaret ettiği gibi bir kalıcı durgunluk bataklığına saplanıp kalmış görünüyor.

ABDde mali kurtarma paketleri, ekonominin depresyona düşmesini önledi ama yıl başında yaşanan vergilerle sosyal harcamalardaki kesintilere ilişkin mali uçurum tartışmasının mart ayında kapıya dayanacak çok daha sert pazarlıklara yol açması, kaçınılmaz kamu borçlanma tavanının yükseltilmesi gereğinin gösterdiği gibi, yapısal sorunları ertelemekten öteye gidemedi. Ne yatırımlarda, ne işsizlikte ne de toplam talepte belirgin bir iyileşme söz konusu. ABD egemen sınıflarının temsilcileri arasında krizi aşmaya yönelik politikalar üzerinde anlayış birliği bir yana, ortada tanımlanabilir bir proje yok. Genel kanı hatta inanç, bütçe açığını kapatalım, arkası gelir yönünde. Açık nasıl kapatılacak sorusuna gelince de iktidardaki Demokratlar ile muhalefetteki Cumhuriyetçilerin anlayışları arasında büyük bir uçurum var. Mart ayında borçlanma tavanının yükseltilmesi gündeme geldiğinde, bu iki parti arasında bir uzlaşma sağlanamazsa ülke borçlarını ödeyemeyerek de facto iflasa sürüklenebilir.

Bu tehlike, ABDye borç vererek ekonomiyi yüzdürmeye büyük katkı yapmaya devam eden uluslararası mali piyasalarda bir sarsıntı, ABDye ihracat yapan ülkeleri de peşinden sürükleyerek küresel resesyon yaratma olasılığı anlamına geliyor. Wall Street Journalın geçen hafta aktardığı gibi, Brezilya, Hindistan, Güney Afrika, Çin gibi ülkelerin dünya ekonomisine lokomotif olmaları da söz konusu değil; zaten büyüme hızları da hızla düşüyor.

Council on Foreign Relations analistlerinden Libdsayin de vurguladığı gibi, 2013 yılını Avrupa (Almanya) ekonomisinin yönü, ABDdeki siyasi çekişmelerin olası sonuçları, Çindeki ekonomik yavaşlama ve liderlik değişiminin getirdiği sorunların belirleyeceği düşünülüyor.

İki farklı nedensellik dinamiği

Dünyanın en büyük bono (borç piyasaları) yatırımcısı Pimconun CEOsu El-Erian, bu üç merkezli dünya resmine bir başka açıdan yaklaşarak iki farklı nedensellik dinamiğine dikkat çekiyor.

El-Erian, Çin, Almanya, Mısır ve Yunanistan gibi ülkelerde ekonomik dinamiklerin siyasi gelişmeleri, ABD, Japonya ve İtalyada siyasi kararların ekonomik gelişmeleri belirleyeceğine inanıyor; bu iki farklı nedenselliğin, giderek daha heterojen bir görüntü kazanan, birleştirici bir siyasi temadan yoksun, farklı büyüme hızlarına, mali dinamiklere sahip bir küresel duruma yol açtığını düşünüyor. Bence, El-Erianın saptamasını, bir kriz yönetim modeli yokluğu, küreselleşme sürecinde bir parçalanma, ülkeler arasında artan rekabet ve gerginlik ortamı olarak da yorumlamak gerekiyor.

European Council on Foreign Relations (ECFR) kurucusu ve direktörü Mark Leonard da Reuterstaki yorumunda benzer saptamalar yapıyordu. Leonarda göre geride bıraktığımız döneme damgasını vuran küresel entegrasyon süreci artık dağılıyor. Avrupanın merkezinde, örneğin Almanyada iç talep önem kazanıyor, bankalar çevreden merkeze, iç pazara dönüyor. Geçen çarşamba Soli Özel de köşesinde benzer bir durumun ABD sanayisinde yaşanan örneklerine değinerek çokuluslu şirketlerin yatırımlarını giderek ABD iç piyasasına yönlendirmekte olduğunu aktarıyordu.

Leonard, Avrupada Almanya ve Fransa seçkinleri arasındaki siyasi farkların derinleşmekte olduğunu vurgularken Asyada da ilginç ve gelecekte sorun yaratmaya aday bir ikileme işaret ediyordu. Bu bölgede ekonomik entegrasyon, ABDnin inisiyatifi dışında Çin merkezli olarak ilerlerken güvenlik alanında ABD merkezli, Çini dışlayan bir entegrasyon süreci yaşanıyor.

Diğer taraftan El-Erianın iki farklı nedensellik dinamiği, 2013 yılının ciddi siyasi istikrarsızlıklara aday olduğunu düşündürüyor. Batıuygarlığının ve egemenlinin kaynağı Akdeniz çevresini göz önüne aldığımızda Portekiz, İspanya, İtalyadan Yunanistana, Kuzey Afrikada Tunus ve Mısıra, Ortadoğuda Körfez ülkelerine kadar özellikle genç nüfus arasında işsizlik oranlarının çok yüksek olduğu görülüyor. Stratforun direktörü George Friedmanın önemle vurguladığı gibi, siyasi istikrarın devamının verili yapı içinde çözüm üretilebileceğine ilişkin bir inanca dayandığını anımsarsak bu bölgelerde hükümetler, işsizlik ve yoksulluk konusunda çözüm üretebileceklerini gösteremedikleri takdirde, 2013 yılında kitleler bir sonraki seçimleri bekleyecek kadar sabırlı olamayabilecekler. The National Interestin editörü Robert Merry de depresyon, diktatörlük, devrim gibi kavramları çağrıştıran bu manzaraya bakarak Oswald Spenglerin, ünlü Batının Çöküşü (1918) başlıklı yapıtını anımsatıyordu

 

7 Ocak 2013 - Cumhuriyet

[Bu yazı 1292 kez okundu]
Ergin YILDIZOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[13 Nisan 2016] Ensar Vakfı. ... [10 Aralık 2014] Sıra 'Ötekinin' Dilini Kesmeye Geldi ... [1 Ekim 2014] Cumhuriyetçi Muhalefet ve Kobani ... [18 Ağustos 2014] Zengin, Yoksul, Polis ... [6 Ağustos 2014] Kazanın İçindeki Kurbağa ... [16 Temmuz 2014] Biraz da İnsanlığın Geleceği... ... [16 Haziran 2014] Bazı Saçmalıkların Sonu ... [21 Nisan 2014] 'Kapitalizm İyi, Kapitalistler Kötü' ... [12 Şubat 2014] Türkiye Sosyalist Solu Üzerine... ... [2 Ekim 2013] 'Gezi'den Füzelere... ... [18 Eylül 2013] Eski Dünya Düzeni. ... [31 Temmuz 2013] 'Büyük Durgunluk' Küreselleşiyor ... [11 Mart 2013] Chavez'in Ardından - 1 ... [31 Aralık 2012] 'Yeni' Mısır'dan Siyaset Manzaraları ... [26 Aralık 2012] Mısır'da Şimdi Ne Oldu? ... [5 Aralık 2012] 'Mesele, Tayyip Erdoğan'ın Tavrı' mıdır? ... [3 Aralık 2012] Mısır'da Müslüman Kardeşler'in Yeni Hamlesi ... [7 Kasım 2012] Üç Basınç Arasında AKP ... [24 Ekim 2012] Neo-Liberalizm ve Şiddet -II ... [27 Haziran 2012] B.O.P. ... [25 Haziran 2012] Yeniden Tahrir Meydanı Ama... ... [18 Haziran 2012] Demokrasi mi Dediniz? Amerika'da mı? ... [6 Haziran 2012] Sıkıcı Yazılar ... [30 Mayıs 2012] 'Stratejik Cahillik' ... [29 Şubat 2012] 'Dönülmez Akşamın Ufkunda' Suriye (ve Belki de Türkiye) ... [22 Şubat 2012] Ortadoğu'da 'Büyük Oyun' ... [21 Aralık 2011] Yılın İnsanı -Yılın 'Olayı' ... [30 Kasım 2011] Liberalizmin Dayanılmaz İkiyüzlülüğü ... [21 Kasım 2011] Tarih Kendini Tekrarlıyor mu? ... [16 Kasım 2011] 'Avrupa Birliği' Bir Düş Kırıklığı ... [9 Kasım 2011] 'Tek Parti Egemenliği' - 'Yapışkan Statüko' ... [7 Kasım 2011] Yunanistan'da 'Darbe' ... [26 Ekim 2011] Libya: Ertesi Gün ... [5 Ekim 2011] İsyan Mevsimi - New York ... [28 Eylül 2011] Kayan Kumlarda, 'Zaloğlu Rüstem' ... [7 Eylül 2011] 'Ulus Devlet' Krizi ... [22 Ağustos 2011] Piyasalar Yine 'Kalp Krizi' Geçirdi ... [17 Ağustos 2011] Sokaklar ve 'Barikatın' Öbür Tarafı ... [20 Temmuz 2011] İngiltere'de Medya Skandalı ... [27 Haziran 2011] Ya Bu Kriz. ... [15 Haziran 2011] Seçim Sonuçları Üzerine Düşünürken. ... [23 Mayıs 2011] Parliament - Tahrir - Puerto del Sol ... [11 Mayıs 2011] Şimdi Şaşırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [2 Mayıs 2011] 3011'den Bir Tarihçi ... [28 Nisan 2011] Çok 'Kritik' Bir Genel Seçimler ... [21 Şubat 2011] Yeni Ortadoğu'da 'Liberal' Fantezileri ... [16 Şubat 2011] Mısır'da Tek Yol Sürekli Devrim ... [2 Şubat 2011] Mısır Devriminde Dönüm Noktası ... [19 Ocak 2011] Tunus: Geçici Bir Değerlendirme ... [27 Aralık 2010] 'Weimar İstanbul' ...
Ergin YILDIZOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™