Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Gördük ki yer yerinden oynamıyor!
7 Ocak 2013, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

DÜN Hürriyet’te Nuray Babacan’ın haberinde okudum: İktidar partisinin MYK toplantısında, Abdullah Öcalan ile İmralı’da başlayan görüşmeler değerlendirilmiş.
 

Temasların İmralı üzerinden yürütülmesi kararlılığı” dile getirilmiş, Kandil ve Avrupa’nın bu görüşmeler dizisi içinde mesajlarla yer alabileceği kararlaştırılmış!

Tekrar hatırlatayım, bu karar nerede alınıyor: AKP Merkez Yürütme Kurulu’nda! Başbakan’ın başkanlığında, AKP Genel Başkan yardımcılarının, Grup başkan vekillerinin, genel sekreterin, kadın ve gençlik kolları başkanlarının yer aldığı bir kurul bu.

Yakın zamana kadar “İmralı’yı muhatap alın” diyen BDP’lilere ağız dolusu hakaretler savuran, BDP’lileri bu nedenle Meclis’ten atmak isteyen, savcıları göreve çağıran, neredeyse “Asmayalım da besleyelim mi” noktasına kadar gelen kişinin başkanlık ettiği bir kurulda!

Ve görüyorsunuz, yer yerinden oynamıyor, Türkiye ayağa kalkmıyor, dünya yıkılmıyor.

Bunların hiçbiri olmadığı gibi, tam tersine bir iyimserlik havası Ankara’dan başlayarak dalga dalga ülkeye yayılıyor.

Arada bazı itirazlar olsa da bunlar duyulmuyor, sesler cılız çıkıyor.

Çünkü bu iş hepimizi fazlasıyla yordu.

Gencecik yaşta ölüp gidenler, sakat kalanlar, belirsiz bir gelecek kuşkusu. Herkes artık bunun böyle sürmemesi gerektiğini biliyordu, bitmesini istiyordu.

Ortaya bunu çözmek için bir siyasi kararlılık kondu ve bunu halkın ezici çoğunluğu normal karşılıyor.

Sokaklara dökülen yok, protesto eden yok, “Terörist başı ile görüşmeyin” diye bağırıp çağıran yok.

Görülüyor ki Türkiye’nin normal insanları bu sorun bir an önce çözülsün istiyor.

Bu fırsatı değerlendirmeyi bilin lütfen.

Siyasetin 30 klişesi

RADİKAL, “en sık kullanılan siyaset klişelerini” derlemiş, ortaya neredeyse her gün maruz kaldığımız 30 siyaset klişesi çıkmış. Dün Radikal okumamış olanlar için listeyi aktarıyorum:

1 – Bir kısım medya... 

2 – Akıl tutulması yaşıyor. 

3 – Hodri meydan, gel televizyonda canlı yayında tartışalım. 

4 – Yüreğin yetiyorsa... 

5 – Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde.... 

6 – Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirtmeyiz. 

7 – Bize oy vereni de vermeyeni de kucaklayacağız. 

8 – Konu yargıya intikal etti, konuşmak doğru olmaz, yargı süreci beklenmeli. 

9 – İspatlamayan şerefsizdir, alçaktır, namerttir, müfteridir. 

10 – Dokunulmazlığımı kaldırın... 

11 – Yetkili kurullarımız değerlendirecek, gerekli açıklama yapılacaktır. 

12 – Bu işin sonuna kadar gideceğiz. 

13 – Artık hiçbir şey gizli kalmayacak. 

14 – AB hedefimizden vazgeçmedik. 

15 – Memurumuzu, işçimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz. 

16 – Gerekli her türlü tedbir alınmıştır. 

17 – Suçlular en kısa zamanda yakalanarak adalete teslim edilecektir.

18 – Bunun hesabı sorulacaktır, şehitlerimizin kanı yerde kalmayacaktır. 

19 – Dikkat edin, zamanlama manidar. 

20 – Artık Türkiye eski Türkiye değil. 

21 – Acımız büyük. 

22 – Bıçak kemiğe dayandı. 

23 – Çok yönlü operasyon başlatıldı. 

24 – İki mülkiye müfettişi görevlendirildi. 

25 – Sözün bittiği yer... 

26 – Birlik ve beraberliğe en çok muhtaç olduğumuz bu dönemde... 

27 – Enkaz devraldık. 

28 – Milletvekili dokunulmazlıklarını kaldıracağız. 

29 – Biz eğer buna sessiz kalırsak bilesiniz ki bu halk bizi affetmez. 

30 – Türkiye’nin gündeminde olan her şey MGK’nın gündemi olabilir.

Sorulardan birini artık bırakıyorum

BU hafta pazartesi sorularıma eşlik etmesi için seçtiğim şarkı Shelby Lynne’den “You don’t have to say you love me”. Shelby’yi ve kendine özgü kontralto sesiyle söylediği şarkıları seversiniz diye düşündüm, youtube’da bulabilirsiniz. Önce Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a teşekkür etmek isterim. Hakkındaki suikast iddiası geçtiğimiz yılın aralık ayı ile birlikte üçüncü yılını tamamlamıştı. Ve Arınç bununla ilgili şöyle bir açıklama yaptı:

Bu soruşturmanın bir şekilde ya takipsizlikle neticelenmesini ya da bir dava açılmasını bekliyorum. Ben bunun bir suikast girişimi olduğunu düşünmüyorum.”

Arınç gibi ben de artık bir dava açılmasını ya da bir takipsizlik kararı verilmesini bekliyorum. Ankara’daki savcıların işleri başlarından aşkın, bunu biliyoruz ama bu iş de artık üçüncü yılını doldurdu. Kenan Doğulu’nun şarkısını söylemek geliyor içimden: “Ama karar ver, tutamıyorum zamanı!”

Sanıyorum artık bu soruyu listemizden çıkarabiliriz, sonuç belli oldu sayılır. Yeni soru bulmakta zorlanmayacağımı biliyorum, eski defterleri şöyle bir karıştırmak yeterli olacaktır.

Elbette KPSS sorularını çalıp dağıtan çetenin neden bir türlü yakalanamadığını sormaya devam edeceğim.

Bunun üzerinden de 2,5 yıl geçti, ne yakalanan var, ne de olayın nasıl gerçekleştirildiğini öğrenebildik. Oysa ilk gün Başbakan ne kadar hızlı çıkmıştı. MİT Müsteşarını ve Emniyet Genel Müdürü’nü makamına çağırtmış, “Tez bunları yakalayıp dosyalarını bana getirin” diye emir de vermişti. Ama öyle görünüyor ki o da bu işin peşini bırakmış, yoksa her gün görüştüğü MİT Müsteşarı’na sormaz mıydı “Bunlar neden hâlâ yakalanamadı” diye?

Suudi Arabistan Kralı’nın devlet büyüklerimize ve eşlerine verdiği hediyeler ile ilgili olarak nasıl bir işlem yapıldığına ilişkin soruyu ilk kez 18 Aralık 2007 tarihinde sormuştum.

Sanıyorum Cumhuriyet tarihinin en uzun süre yanıtsız kalan soru unvanını alacak bu soru.

Beşinci yılını devirmiş bulunuyor. Bir gün yanıt alma ümidimi hiç yitirmeyeceğimi belirteyim.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1238 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™