Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Barolar Birliği ve Birliği Savunmak
11 Haziran 2009, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

İstanbul Barosu’nun 131. kuruluş yılı ve avukatlar günü kutlamaları çerçevesinde düzenlenen, “Yargı Reformu” başlıklı toplantıda, İtalyan Avukat Corrado de Martini, Avrupa’da Barolar’ın haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle kaldırılması yönünde görüşlerin dillendirildiğini belirtmişti. Önümüzdeki günlerde yapılacak olan Barolar Birliği Genel Kurulu öncesinde, İtalyan meslektaşımızın söyledikleri şaşırtıcı değildi. Ancak bu girişim ile birlikte, arabuluculuk ve uluslar arası tahkim gibi ülkemize, deyim yerindeyse “dayatılan” yeni “çözüm yolları” dikkate alındığında, tekelci kapitalizmin veya günümüzdeki adıyla uluslararası sermayenin sömürgeci niteliğinin hiç değişmediğini ve dünyaya egemen kapitalist üretim tarzının hiçbir engel kabul etmeden yayılmacılığını sürdürmekte olduğunu göstermesi bakımından ilginç bir örnek olduğunu belirtmeliyim.

Kapitalizm, başlangıçta güçlenmek için ulus devletlerin doğumuna önayak olup, her türlü korumacılıktan alabildiğine yararlanırken, gücünü sömürgecilikle ve emperyalist savaşlarla pekiştirdikten sonra, sömürgeci yayılmacılık hedefine ulaşmasının önündeki tüm engelleri acımasızca ve kural tanımaksızın yok etmektedir. 19.Yüzyılda İncil’le halkları uyutup, topraklarına ve zenginliklerine el koyan emperyalistler direnen halkları acımasız silah güçleriyle esir almaktan, hatta yok etmekten çekinmemişlerdir. 20. Yüzyılda yayılmacı savaşlarla dünyaya egemen olan uluslararası sermaye, artık tümüyle dünyanın efendisi gibi davranmaktadır. Özellikle BM, AB ve NATO gibi yapılanmalar aracılığyla, kendi düzenlerine dahil olan tüm unsurların korunması için gerektiğinde her türlü korumacı ve rekabet kurallarına aykırı karar ve uygulamalar sergilemekten de geri durmadıkları görülmektedir. Son kapitalist iktisadi krizin, “modern” iktisat teorilerini yerle bir edişi ve uluslararası sermaye sistemine dahil unsurların “rekabetten muaf” sayılması bu durumu belgeleyen çarpıcı bir örnektir. Faturası da her zaman olduğu gibi emekçilere ve yoksul uluslara ödetilmektedir.

Bir burjuva kapitalist kavram olan liberal demokrasi de ne yazık ki uluslararası tekellerin çıkarlarına alet edilmiştir günümüzde. Dünya üzerinde bir çok yerel savaşı organize eden ve insanlık tarihinin en acımasız terör örgütü olan, uluslararası tekelci kapitalizmin askeri kanadı ABD’nin Irak’a düzenlediği “demokrasi operasyonu!” bunun en tipik örneğidir. Ancak “yeni dünya düzeni” nin en ürkütücü yanı, tüm dünya üzerindeki ulusları, yine o ulusların “birey” leriyle esir almış olmasıdır. Kısaca “birey” “toplum” u esir almıştır.

“Bütün ülkelerin işçileri birleşin.” çağrısının yapılışının ardından 160 yılı aşkın süre geçmişken, ne yazık ki tekelci kapitalizm daha da güçlenmiş olarak, tüm devrimci-muhalif birleşmeleri yok etmektedir. Bireyi kutsallaştırarak, kitleleri örgütsüz, iletişimsiz ve giderek birbirine düşman yığınlar haline getiren tekelci kapitalizm, kural tanımazlığını, ekonomik gücüyle kural haline getirebilmektedir.

Kendi kontrolü altındaki organizasyonlar dışında “birlik”, “sendika”, “dernek”, “örgüt” ve “parti” oluşumlarına tahammülü olmayan tekelci kapitalizmin dağıtmaya çalıştığı son “birlik” ise “Ulus Devlet” tir.

Savaş henüz kaybedilmemiştir. Ancak her bakımdan emekçilerin ve ezilenlerin kaybının büyük olduğu yadsınamaz. Direnişi ayakta tutmanın ve savaşı kazanmanın yolu, tüm devrimci-muhalif güçlerin birleşmesinden geçmektedir. Bu nedenle hiçbir mevzi terk edilmemeli, aksine birlikler daha da güçlenmelidir.

Bu açıdan bakıldığında, Barolar Birliği seçimlerinin önemsenmesi gerektiği çok açıktır. Bu bağmada;

Yeni oluşturulacak birlik yönetiminin en vazgeçilmez niteliği, demokratik muhalefeti örgütleme beceri ve kararlılığını göstermesi olmalıdır.

Sisteme entegre unsurlar ayıklanmalı ve avukatın bağımsızlığı sağlanmalıdır.

Avukatların tüm toplumun hakkını savunmak görevini özenle yerine getirmeleri için gereken “önderlik” becerisi gösterilebilmelidir.

Yaşanan süreçte, hukukun yeniden yapılandırılması için “öncü” ve “belirleyici” olabilmek için özel bir çaba gösterilmelidir.

Bu temel gereklilikleri kavramak ve gereğini özenle yerine getirmek, en yaşamsal savunma görevi olarak tüm avukatlar için kaçınılmazdır.

[Bu yazı 1904 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™