Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Erdoğan hangi vesayeti kastediyor?
3 Ocak 2013, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen cuma akşamı TRT’de çıktığı mülakatın en iz bırakıcı açıklaması, geçen şubat ayında özel yetkili yargının MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı hedef alan hamlesini konu aldı. Beşiktaş Adliyesi’ndeki özel yetkili savcılık Fidan’ı sorguya çağırmış, ardından buradaki nöbetçi hâkimlik MİT Müsteşarı hakkında yakalama kararı çıkarmıştı.

Hürriyet’ten İsmet Berkan’ın bu olayla ilgili olarak, “Bunu bir vesayetçilik çabası olarak mı değerlendirdiniz?” şeklindeki sorusuna Erdoğan şu yanıtı verdi:
“Tabii... Bu çok ciddi bir yargı vesayetiydi. Buna ‘Evet’ demek mümkün değil. Biz yargıda bu vesayeti istemeyiz. Böyle bir şey olamaz. Vesayetçiliği ortadan kaldırmadığımız sürece de bir yere varamayız ama şu anda siz irade koyarsanız, bazı mahfiller de kalkar derler ki ‘bunlar da vesayet.’” 
* * *
Açıklamalarından, yaşanan krizin Başbakan Erdoğan’da yarattığı büyük rahatsızlığın kaybolmadığını, bu olayın kendisinin en azından Genelkurmay’ın 2007’deki 27 Nisan bildirisi kadar tepkisini çektiği anlaşılıyor.
Başbakan’ın 6 Haziran tarihinde ATV’de söylediği şu sözler, 7 Şubat olayını bir “müdahale” olarak gördüğünün açık bir ifadesidir:
“Burada yargı, tamamıyla her şeyi, hatta yasayı bir kenara koymak suretiyle yürütme alanına da girme gibi bir adım atmış oldu.” 
Özel yetkili mahkemelere (ÖYM) o tarihte bu geniş yetkileri veren Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250’nci maddesiydi. Erdoğan, bu maddeye atıf yaparak ÖYM’lere şöyle yükleniyor:
“Burada iyice çizmeyi aşan bir şey oldu. Bu madde haddinden fazla bir yetki alanı doğuruyor ve adeta ‘biz devlet içinde devletiz’ havasına bu işi sokuyor. Ve ‘Ben devlet içinde ayrı bir gücüm, devletim. Ben cumhurbaşkanına varıncaya kadar hepsini istediğim anda buraya çağırırım...’ Bu da var ha!.. 250. madde büyük bir yetkiyi adeta kendisinde toplamış. Böyle bir yapı var. Ve bunu da istedikleri gibi değerlendiriyorlar... Maalesef bu mahkemelerin zararlı olan anları oldu.  Uygulama esnasında birçok gerçekleri gördük...”
Şimdi Başbakan’ın bu açıklamalardaki kilit sözcüklerini mercek altına yatıralım: Yasayı bir kenara koymak... devlet içinde devlet... bir yapı...  bu (özel yetkili) mahkemelerin zararları... ciddi bir yargı vesayeti...
* * *
Kim ne derse desin bir ülkenin başbakanının bu tespitleri yapması, kendi ülkesinin yargısından kaynaklanan bir vesayet olduğunu söylemesi, dolaylı bir ifadeyle bu vesayetin kendisini bile hedef alabileceğini kayda geçirmesi, çok ciddi bir durumun varlığını gösteriyor.
Bu durum şu hatırlatmayı yapmamızı da zorunlu kılıyor. Türkiye’de ordunun eskiden beri karar alma mekanizmaları üzerinde bir nüfuzunun olduğu, ancak AK Parti hükümetinin geçen 10 yıl içinde bu vesayeti büyük ölçüde çözdüğü bugün üzerinde geniş mutabakat olan bir görüştür. 
Keza, 2010 yılındaki anayasa reformu ve ardından yapılan HSYK seçimleri ve bunu izleyen Danıştay ve Yargıtay’daki yeni görevlendirmelerle birlikte artık yargıda vesayetçi bir anlayışın kalmadığına hükmediliyor.
En azından, Başbakan “vesayet” dediğinde eskiden bu kavramla özdeşleştirilen kurum ya da zihniyetleri anlamıyoruz bugün.
Peki o zaman bu yeni vesayet neyin nesidir? Aktörleri yalnızca ve yalnızca Başbakan’ın ifadesiyle “Yasaları bir tarafa koyan” ÖYM’lerdeki bir avuç savcı ve hâkim midir?
* * *
Başbakan, “en yakın çalışma arkadaşı” olarak tanımladığı MİT Müsteşarı Fidan’ı bu vesayetten koruyabildi. Ama ÖYM’ler, Başbakan’ın “zararlı” gördüğü işler de yapan bir hukuk mekanizması olarak, bakmakta oldukları davaları sonuçlandırıncaya kadar görev yapacaklar. 
Bu durumda yeni vesayetten korunma güvencesine sahip olabilmek için “Başbakan’a en yakınlık” gibi bir ayrıcalığa mı sahip olmak gerekiyor? Bu statüye mazhar olamayan vatandaşları kim koruyacak?
Bir ülke vatandaşlarını bu kadar korumasız bırakıyorsa, ona “hukuk devleti” denebilir mi?

(Hürriyet)

[Bu yazı 1476 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™