Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Silivri'nin kısa tarihi ve aydın olmak
16 Aralık 2012, Merdan YANARDAĞ
, Merdan YANARDAĞ

 Geçen haftanın gündemini Silivri’de son dönemece girdiği düşünülen Ergenekon davası çevresinde süren tartışmalar belirledi. Yaklaşık yüz bin yurttaş, 13 Aralık Perşembe günü Türkiye’nin dört bir yanından akarak Silivri zindanlarını ve mahkemesi adeta kuşattı. Tablo görkemliydi.

Toplum silkinmiş, büyük oyunu görmüş, kimliğine, kişiliğine, tarihi kazanımlarına, haklarına ve özgürlüklerine yönelen saldırıyı algılamıştı. Mahkeme salonunda sanıklar, dışarıda on binler örneği az görülen bir direniş sergilediler.

Davanın son dönemecine girmesi, bu konudaki tartışmaları da yeniden yükseltti. Büyük yalanın ortaya çıkması ve davanın inandırıcılığının büyük ölçüde yitirilmesi kamuoyundaki saflaşmayı da netleştirip derinleştirdi. Basın ve aydınlar dünyasındaki dengeler büyük ölçüde değişti. Ergenekon soruşturmalarına yönelik entelektüel, siyasal ve toplumsal tepki yükseldi.

Solun ana akımlarını Ergenekon konusunda ikna edemeyen muhafazakâr-liberal gerici blok, her geçen gün hırçınlaşmaya başladı. Aydınlar arasındaki tavır farklılığı, yeni bir döneme girildiğinin göstergesi gibiydi. Gerici faşizan iktidar blokuna çok “demokratik” gerekçelerle eklemlenen liberaller büyük bir kirlenme ve itibar kaybı yaşadı.

***

Şimdi isterseniz kısaca Ergenekon soruşturmalarının tarihsel anlamını anımsayalım. Birçok kez yazdım; Ergenekon soruşturmaları, Amerikancı bir örtülü darbe ile iktidara gelen AKP-Cemaat koalisyonunun, siyasal şiddetle desteklenen rejimi dönüştürme aracından başka bir şey değildir.
Bu davalar ile son Cumhuriyetçi kadrolar ordudan, bürokrasiden ve geleneksel iktidar blokundan tasfiye edildi. Böylece 60 yıla yayılan karşı devrim süreci tamamlandı. Birinci Cumhuriyet tasfiye edildi. Gerici iktidar bloku, siyasal hedeflerine ulaşmasının önünde engel oluşturabilecek kurumları, kadroları, yargı bürokrasisini, toplum önderlerini, aydınları, gazetecileri, askerleri ve politikacıları polis ve adliye zoru da (şiddet) kullanarak etkisizleştirdi.

Dolayısıyla Ergenekon operasyonunun demokratikleşme ve derin devletin tasfiyesiyle uzaktan yakından bir ilgisinin yoktu. Böyle bir ilginin kurulamayacağı çok sayıda maddi ve bilimsel kanıt ve veriyle net biçimde ortaya çıktı. Demokratikleşme iddiası, rejimin gerici dönüşümüne toplumsal bir onay üretmek, liberalleri ve solun bir kesimini yedeklemek için ortaya atılan büyük bir palavradan ibaretti.

Çünkü büyük tarihi boyunca “derin devlet” ya da “Kontrgerilla” ile mücadele eden solun en azından bir bölümünün onayı alınmadan bu gerici-faşizan örtülü darbeye meşruiyet kazandırmaları imkânsızdı. Onlar da bunu yaptı.
Evet, kendi taleplerini ve siyasi programını, emperyalizmin küresel ve bölgesel çıkarları ve hedefleriyle uyumlu hale getiren siyasal gericilik, bu tarihsel fırsatı başarıya kaçırmadı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı ve Milletvekili Doç. Yalçın Akdoğan, bu nedenle, “İki yüz yıldır ilk kez rejimin daha İslami temellerde dönüşmesi için iç ve dış dinamikler arasında bir örtüşme bulunuyor” diyordu.
Siz emperyalizmle işbirlikçiliğin bu sözler kadar utanç verici bir örneğini gördünüz mü?
Sonuçta olarak, NATO güdümüne giren ve gericilikle işbirliği yaparak sürekli kendi solunu tasfiye eden asker ve sivil Cumhuriyetçi bürokrasi, ilkelerine ve geleneklerine ihanet etmenin bedelini çok ağır şekilde ödeyecekti. Ergenekon davalarının siyasal ve tarihsel anlamı budur.

***

Silivri yargılamalarında son dönemece girilmesinin toplumda yarattığı sarsıntı, en çıplak haliyle aydınlar arasında ve basında yaşandı. Taraf Gazetesi, şu kadere bakın ki, aynı gün dağıldı. Artık görevinin tamamlandığı, işinin bittiği anlaşılıyordu. Ahmet Altan, tıpkı kardeşi Mehmet Altan gibi, kendisine ihtiyaç kalmayınca buruşuk bir peçete gibi bir kenara atıldı.

Polis istihbaratının bülteni gibi çıkan, bünyesinde istihbaratçıları ve CIA ajanlarını çalıştıran ve esas olarak Ergenekon soruşturmasına zemin hazırlamak için yayınlanan (niyetlerden bağımsız olarak nesnel konumu böyle olan) operasyon gazetesi Taraf, bundan sonra ayakta kalır mı bilinmez. Ama eğer yayınlarına devam edecekse, artık Cemaatin değil, yalnızca AKP’nin sözcüsü olacaktır.
Silivri tartışmaları sırasında aydınlar ve sanatçılar arasındaki bölünme de net şekilde ortaya çıktı. Emperyalizmin, siyasal gericiliğin, yükselen yeni muhafazakâr sermayenin çıkarlarını ve politik taleplerini demokratik gerekçelerle savunan dönek ve yandaşlar ile yurtsever ve devrimci aydınlar arasındaki saflaşma çok net şekilde ortaya çıktı.

İnsan bazı aydınların tavrını görünce üzülüyor. Kendi değerlerine ve hayatlarına, küçük olanaklar için ihanet eden kimi aydınlar insana acı veriyor.

Ülkenin yeni efendileriyle, dünyanın yeni sömürgecileriyle ve gericilikle böylesine yüz kızartıcı bir işbirliği yapabilmesi, insanı öfkelendiriyor. Entelektüel haysiyetin ancak bu kadar çiğnenebilmesi kanına dokunuyor…

***

En yakın ve önemli örneği, kararsız biçimde de olsa yeni muhafazakârlık (Neo-Con) yolunda hızla ilerleyen eski solcu yeni liberal Prof. Dr. Murat Belge oluşturuyor.
Belge, Vatan Gazetesi’nde geçen hafta yayımlanan bir söyleşisinde, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılananları peşinen suçlu ilan etti. Dahası hâlâ bir darbe tehdidinin bulunduğunu da ileri sürerek, “Önce beni öldürürler” diye ekledi.
Ergenekon davasında kritik duruşmaya 48 saat kala böyle konuşmak, bırakın solcu olmayı, evrensel hukuk ilkelerine saygılı olan sıradan ve sağcı bir demokrata bile yakışmayacağı halde, Murat Belge’yi böyle konuşmaya itenin ne olduğunu merak ediyorum.

Ertuğrul Özkök bile önceki gün köşesinde Belge’yi ayıpladı ve “Lütfen çekin artık şu darbe kâbusunu özgür iradelerimizin üzerinden” diye seslendi. Bu utanç Belge’ye yeter mi bilmem ama Özkök haklıydı.

Belge dün Özkök’e yanıt vermiş ve kendisinin, “Yeni Ogün Samastlara hedef gösterildiğini” ileri sürmüş. Çok ucuz bir polemik... Belge’nin çapına hiç yakışmıyor. Demek ki liberal olmak insanı sıkletten de düşürüyor.

Belge, Hrant Dink’i katlettirenlerle aynı saflarda olduğunun bile farkında değil. Eğer Nedim Şener’in ve benim yazdıklarıma göz atsa ve biraz zihinsel çaba gösterseydi durumu kavrayacağından kuşkum yok. Ancak belli ki o bunu istemiyor.

AKP diktasını savunmanın Belge’ye kalması ne kadar acı. Belge Özkök’e yanıt verirken, Erdoğan’ın sivil ve Kenan Evren’den daha yumuşak olduğunu, örneğin gazetecileri kamuoyu önünde eleştirdiğini, Evren’in ise tutukladığını söylüyor. Pes artık! Böyle bir karşılaştırma yapılabilir mi?

Belge’nin ya Erdoğan’ın isteğiyle işten atılan ve uyduruk gerekçelerle tutuklanan gazetecilerden haberi yok ya da onları “terörist” sanıyor.

Ergenekon sanıkları hakkında bir tür ‘demokratik linç’ uygulayan Belge ve onun gibi soldan dönme liberaller, çok “özgürlükçü” gerekçelerle emek düşmanı, gerici ve faşizan AKP iktidarına destek veriyorlar, bunu anladık. Ancak sormak gerekiyor; siz nereden biliyorsunuz Ergenekon sanıklarının suçlu olduğunu? Ya değillerse! Neden yargısız infaz yapıyorsunuz? Değer mi?

Bir gün bu sözlerinizden dolayı utanabileceğiniz hiç mi aklınıza gelmiyor? Bilimsel kuşkuculuğu neden terk ettiniz? Eleştirel aklı niçin bir kenara bıraktınız?

***

Öte yandan, geçen hafta (13 Aralık günü) Silivri’de halkla birlikte Jandarma barikatlarına yüklenen sinema sanatçısı Tarık Akan ise bize aydın ve sanatçı olmanın ne anlama geldiği gösterdi. Aynı ülkede yaşamaktan dolayı gurur duyduk.
Şöhreti, parası, rahatı yerinde olan yetenekli bir oyuncu, Türk sinemasının son jönü, bir sinema starı olan Tarık Akan, şöhretinin tadını çıkaracak ve rahat rahat yaşayacak yerde, çağına, ülkesine ve halkına karşı sorumluluk bilincine sahip bir aydın olarak parladı. Yurt Gazetesi’nin tarihe not düşen dünkü başyazısı bu bakımdan önemliydi.

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1237 kez okundu]
Merdan YANARDAĞ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [69]
[6 Eylül 2016] Derinleşen AKP darbesi ve muhalefetin aymazlığı! ... [2 Ağustos 2016] Güncel tehlike AKP darbesidir!* ... [13 Kasım 2015] Seçmen davranışı ve gönüllü kulluk ... [4 Kasım 2015] Hile ve kaos! ... [27 Temmuz 2015] Küresel gericiliğe karşı direniş ve Suriye! ... [20 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne yapmalı? ... [19 Mayıs 2014] Erdoğan görevden alınmalıdır ... [15 Mayıs 2014] Katliamın sorumlusu hükümettir! ... [12 Mayıs 2014] Başbakan iktidarı kaybetmekten korkuyor ... [14 Nisan 2014] 'CHP yönetimi muhasebeden kaçamaz' ... [7 Nisan 2014] Seçimlerin Siyasal ve Teknik Analizi ... [2 Aralık 2013] AKP-Cemaat çatışmasının siyasal kodları ... [6 Ağustos 2013] Polis devleti artık bir olgudur ... [31 Temmuz 2013] Ergenekon Davası'na yeniden bakmak ... [21 Temmuz 2013] Bir 'ibret-i âlem' örneği; Hanefi Avcı olayı! ... [16 Temmuz 2013] Mısır ve yeni gerici ideolojik hegemonya ... [2 Temmuz 2013] Gezi-Lice hattından karanfil kokulu günlere.. ... [16 Haziran 2013] Direniş ve başarıyı ıskalamamak ... [17 Mayıs 2013] Reyhanlı AKP politikalarının eseridir ... [29 Nisan 2013] 'Çözüm süreci' ve Türkiye'nin kritik dönemeci ... [16 Nisan 2013] Obama doktrini Ortadoğu ve Türkiye'yi nasıl etkiliyor? ... [9 Nisan 2013] Akil insanlar ve aydın sefaleti! ... [18 Mart 2013] Aydın ihaneti ya da yandaş aydınların dramı ... [11 Mart 2013] İmralı süreci ve Kürt sorunu üzerine tezler ... [4 Mart 2013] Türklük krizi ve milliyetçilik ... [25 Şubat 2013] Milliyetçilik tartışması ve gerici çözüm ... [3 Şubat 2013] Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon ... [20 Ocak 2013] Türkiye'de dönüşüm, bölgede yıkım ... [6 Ocak 2013] Kürt sorununda ilerici ve gerici çözüm ... [26 Aralık 2012] İslamcıların bıktıran mağduriyet edebiyatı ... [21 Kasım 2012] Cinayet ... [11 Kasım 2012] Cumhuriyetçi muhalefet ve Kürt sorunu ... [12 Ekim 2012] SURİYE PROVOKASYONU VE AKP'NİN KİRLİ SAVAŞI ... [23 Eylül 2012] Balyoz, Cumhuriyetin solu ve Harbiye ... [9 Eylül 2012] Ulusal ve bölgesel bir tehdit ... [31 Ağustos 2012] Suriye krizi AKP iktidarının sonunu hazırlıyor ... [20 Ağustos 2012] Doğu'nun sefaletinin temelinde yatan kuramsal yanılgı ve muhafazakârlık ... [17 Ağustos 2012] Türkiye ve bölgede gerici dönüşümün şifreleri ... [16 Temmuz 2012] Liberallerin ve AKP'nin ülkücüleri! ... [13 Temmuz 2012] Muhafazakarlık üzerine notlar ... [6 Temmuz 2012] Evrim, devrim ve Suriye direnişi! ... [2 Temmuz 2012] Sefaletin medyası mı, medyanın sefaleti mi? ... [25 Haziran 2012] Türkiye neden ve nasıl dönüştürüldü ... [22 Haziran 2012] Çözümsüzlük ve PKK'nin karakteri ... [19 Haziran 2012] Gülen'in korkusu ve Cemaatin anlamı ... [14 Haziran 2012] Bin yıllık kavga ... [8 Haziran 2012] İktidar bloku dağılıyor mu? ... [4 Haziran 2012] İki örnek üzerinden aydın ihaneti ... [28 Mayıs 2012] Darbeler ve 27 mayıs ... [11 Mayıs 2012] Koalisyon sarsılıyor ... [4 Mayıs 2012] Berktay'ın yalanı ve 1 Mayıs 1977'nin perde arkası ... [26 Nisan 2012] Mankurtlaşan toplumlar ... [6 Nisan 2012] ABD'nin yeni stratejisi, Suriye ve AKP ... [25 Mart 2012] AKP iktidarı yolun sonuna geliyor! ... [19 Mart 2012] Ergenekon, NATO ve Afganistan ... [11 Mart 2012] AKP Hükümeti suçüstü yakalandı! ... [7 Mart 2012] Kemalizmin tasfiyesi ... [17 Şubat 2012] AKP-Cemaat iktidarı sarsılıyor mu? ... [20 Ocak 2012] Hrant'ın dostları kim? ... [23 Eylül 2011] Celladına Aşık Olmanın Zavallılığı! ... [20 Mayıs 2011] Beyaz adam ideolojisi, Modernleşme ve seçimler ... [13 Mayıs 2011] 'ABD projesi olarak AKP'nin yeni dili ve liberal hüsran! ... [22 Nisan 2011] Hile ile rejim değiştirmek! ... [15 Nisan 2011] Neden kaybettik, yine kazanabilir miyiz? ... [1 Nisan 2011] Palavrayı bitiren belge ve Savcı Öz olayı! ... [18 Mart 2011] Nedim, Ahmet ve ötekiler! ... [4 Mart 2011] Ergenekon'da son dalga, ortayolculuk ve Erbakan ... [21 Ocak 2011] Dink'in katili yeni Gladyo'dur! ... [7 Ocak 2011] Hizbullah düzeni, coplar demokrasisi ...
Merdan YANARDAĞ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™