Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Siyasal İslam'dan demokrasi çıkmaz!
11 Aralık 2012, Necdet SARAÇ
, Necdet SARAÇ

İslam coğrafyasında Türkiye hariç bildiğim kadarıyla bütün ülkelerin anayasalarının ilk üç maddesinden birinde mutlaka “devletin dini İslam”dır belirlemesi var. Bu belirlemeye Suriye de dahil. Suriye Anayasası’nın üçüncü maddesinde hem “Cumhurbaşkanı İslam dininden olmalıdır” hem de “İslam Hukuku yasamanın temel dayanağıdır” belirlemesi var.
 
Amerikancı Müslüman Kardeşleri iktidarlara taşımak için “Arap Baharı” yalanıyla iktidarları yıkılan, Libya, Tunus, Yemen ve Mısır anayasalarında da “devletin dini İslam’dır” belirlemesi hep vardı.  Örneğin, bugün değiştirilmeye çalışılan Mısır Anayasası’nın ikinci maddesi “Devletin dini İslam, resmi dili Arapçadır; İslam şeriatının ilkeleri, yasamanın temel kaynağını oluşturur” şeklindedir. Yani, Fas’tan Cezayir’e, Suudi Arabistan’dan Katar’a kadar ”bizim coğrafyanın” tümünde “İslam dini ve hukuku vurgusu” mutlaka var.
 
Peki bütün İslam ülkeleri anayasalarında bu vurgu varsa sorun nerede? Örneğin Mısır, Anayasası’nı niçin değiştirmek istiyor?
 
Neredeyse “demokrasi kahramanı” ilan edilecek şekilde yıldızı parlatılan Mursi, daha doğrusu onu oraya taşıyan Müslüman Kardeşler aslında bütün yetkiyi tek elde toplamaya çalışıyor.  Mısır Meclisi’nden Müslüman Kardeşlerin oylarıyla geçen yeni anayasa taslağına göre en başta, geçmişle kıyaslandığında daha belirgin olarak “devletin dininin İslam ve Mısır yasalarının kaynağının da Kuran’ı Kerim’deki şeriat ilkeleri olduğu” vurgulanıyor. Eğer bu anayasa referandumda “Evet” oyu alırsa, ki mevcut durum alacağını gösteriyor, o zaman 236 maddelik yeni Anayasa ile Mısır resmen şeriatla yönetilecek ve ülkedeki dini azınlıkların, kadınların, sokağın hakları kaçınılmaz bir biçimde kısıtlanmış olacak. Nitekim mevcut taslak hem bütün referanslarını İslam Hukuku’ndan alıyor hem de bir adım daha atarak 975’den bu yana Kahire’de İslami eğitim veren El Ezher Üniversitesi’ni bütün konularda tek otorite ilan ediyor. Zira, Mısır bu anayasa ile El Ezher’e "tarihi boyunca, ulusal kimliğin, Arapçanın ve İslam Şeriatı'nın temsilcisi" rolünü de vermiş durumda…

Bu hamle gerçekleşirse Mısır’ın siyasal İslamcıları aslında bir taşla iki-üç kuş birden vurmuş olacağa benziyor. Birincisi, şeriat yasalaşmış olacak. İkincisi, Mısır, El Ezher’i tek otorite ilan ederek, bütün “İslami yorumları” da tekleştirecek. Bu tekleşme İslam coğrafyasında da Mısır üzerinden halifeliğin yeniden yapılandırılmasının kapısını açacak, yeni halife de kuşkusuz Mursi olacak! Böylece Mısır, 1517’de Osmanlı’ya kaptırdığı halifeliği de fiili olarak geri almış olacak. Çünkü hatırlanacağı gibi 1517’de Yavuz Selim Mısır Seferiyle halifeliği ve halifeliğin “mukaddes emanetlerini”  Kahire’den alıp İstanbul’a getirmiş, halifelik de Osmanlı’ya geçmişti…

“Yeni Osmanlı” rüyaları gören AKP ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail-Filistin ateşkesi örneğinde de görüldüğü gibi, önünün bizzat ABD tarafından kesilmesi ve Mursi’nin parlatılması bu senaryonun doğal bir parçasıydı… İşin doğrusu senaryo da basit ve oldukça netti: Birincisi, radikalleştiği için kontrolden çıkma eğilimi gösteren Hamas başta olmak üzere, benzeri İslami hareketleri bir kez daha “ehlileştirmek”. İkincisi,  özellikle Şiilerin ağırlıkta olduğu, İran, Suriye, Lübnan gibi ülke ve bölgelerde ortak bir duruşa dönüşen anti-Amerikancılığı kırmak. Bunu yaparken de İslam Hukuku’nu, şeriatı, Müslüman Kardeşleri demokrasi kahramanı hatta devrimci olarak göstermek… Ancak bugünlerde bu senaryoya çok da hesapta olmayan bir müdahale oldu. Tahrir Meydanı muhalefetin eline geçti ve Mursi geri adım atmak zorunda kaldı. Böylece “Arap Baharı”nın kışa dönme ihtimali güçlendi…
Tahrir Meydanı’nın yeni sahiplerinin “eski düzenin” kalıntıları olup olmadığını tartışmak bir yana, şimdi tartışılması gereken asıl mesele İslam’dan demokrasinin çıkıp çıkmayacağıdır…

Yukarıda da belirttiğim gibi, Türkiye hariç İslam ülkelerinin tamamında, anayasa çerçevesinde “devletin dini zaten İslam”dı. Bugün, sanki yeni bir şeymiş gibi bu alan daha da genişletiliyor ve hepimize siyasal İslam’dan demokrasi çıkacağı yutturulmaya çalışılıyor. Ne kadar zorlanılırsa, zorlanılsın  İslam’dan, dinden demokrasi çıkmaz! Çünkü din, kaçınılmaz bir şekilde “tek”liği ve “kayıtsız itiatı” zorunlu kılar. İslam dini ise bu özelliğin çok önemli bir örneğidir. Nitekim günlük hayatta ve kamu düzeninde artık karşılığı bile olmayan laikliğe ve Cumhuriyete karşı bu kadar büyük bir düşmanlığın nedenini buralarda aramak gerekir…

10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde bir kez daha “dinsiz bir demokrasiyi” düşünmekte yarar var!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1311 kez okundu]
Necdet SARAÇ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [36]
[9 Ocak 2015] Laik demokratik bir blok yaratmalı ... [21 Mayıs 2014] Alevi Soma'da ölürken de öteki! ... [24 Haziran 2013] AKP'den Alevilere yar olmaz! ... [17 Mayıs 2013] İkiyüzlülükte sınır yok! ... [24 Nisan 2013] Bayramın anlamı karartıldı ... [15 Nisan 2013] Alevi ve sol düşmanlığı... ... [10 Nisan 2013] Söylemler de değişiyor! ... [27 Mart 2013] Barış ve üçüncü güç... ... [18 Mart 2013] Alevi hareketi yeniden yapılanmalı ... [11 Mart 2013] Karanlık güçler! ... [4 Mart 2013] Üçüncü bir siyasi güç gerekiyor! ... [25 Şubat 2013] Rektör Laçiner'e bazı sorular... ... [16 Şubat 2013] Alevisiz bir Türkiye! ... [30 Ocak 2013] CHP kendi bildirisinden habersiz! ... [21 Ocak 2013] "Alo, imdat polis!" ... [14 Ocak 2013] İktidarın rektörü; Sedat Laçiner vakası... ... [7 Ocak 2013] CHP çözüm istemesin mi? ... [31 Aralık 2012] 2013'te ne olacak? ... [24 Aralık 2012] Sıkıyönetim gibi. ... [1 Aralık 2012] "Kızılbaş ve Kıpti'den uzak durun" ... [10 Kasım 2012] Tansu Çiller masum mu? ... [7 Kasım 2012] Diyanet'in bütçesi ve cemaatsiz camiler. ... [12 Ekim 2012] Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz! ... [27 Eylül 2012] Cenaze töreninde "Başbakan Barikatı" vardı. ... [21 Eylül 2012] Başimam nefret suçu işlerse? ... [15 Eylül 2012] İktidar "afyon"luyor. ... [10 Eylül 2012] Erdoğan ve Emevi zihniyeti ... [3 Eylül 2012] Seyfiye, Kalemiye ve İlmiye. ... [20 Ağustos 2012] Barış için "üçüncü bir güç" gerekiyor! ... [14 Ağustos 2012] Alevi olmak da Alevi ölmek de zor! ... [28 Temmuz 2012] Hangi kardeşlik? ... [12 Temmuz 2012] Meclis de artık Diyanet'in emrinde! ... [4 Temmuz 2012] Katilleri masum ilan etmek. ... [25 Haziran 2012] Diyanet'e 6 milyar, Alevilere birkaç bin lira ... [7 Haziran 2012] Laiklik olacaksa Diyanet kalkmalı! ... [11 Mayıs 2012] Herkesin bildiği sır: "Tek din" ...
Necdet SARAÇ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™