Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sandık Diktatörlüğü ve Türkiye???...
4 Aralık 2012, Emre KONGAR
, Emre KONGAR

Aslında modelin iç işleyişini İran icat etti

Geniş kültürü, büyük tarihsel birikimi ile Musaddık antiemperyalizmini yaşamış ve sonunda Rıza Şah Pehlevinin diktatörlüğünde Batıya teslim olmuş olan İran, Şii mezhebine özgü mollalar hiyerarşisinin, çarşı, solcular ve liberallerle yaptığı ittifak sayesinde, diktatörü demokrasi adına devirdi:

Mollalar önce yargıyı, sendikaları, sivil toplum kuruluşlarını ele geçirdi...

Orduyu tasfiye etti ve denetime aldı...

Solcu ve liberal müttefiklerini sokaklardaki vinçlerde asarak katletti, tasfiye etti...

Ve halkoylaması da yaparak sandıktan Humeyni diktatörlüğünü çıkardı.

Bütün bu işleri yaparken, petrolü olduğu için fazla bir mali ve ekonomik sorun da yaşamadı.

Şahın artık çok yıprandığını ve karşısındaki birleşik cephenin güçlü olduğunu düşündüğü için bu modele utangaç bir biçimde destek veren Batı, sonunda tam bir ABD düşmanı rejimle karşı karşıya kalınca siyasal İslamla ilişkisini yeniden gözden geçirmek ihtiyacını duydu.

Tam bunun üzerine gelen El Kaidenin 11 Eylül saldırısı bu gereksinmeyi zorunluluk haline çevirdi ve Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ya da Kuzey Afrikanın da katılmasıyla oluşturulan Genişletilmiş Ortadoğu Projesi (GOP), Ilımlı İslamanlayışıyla devreye sokuldu.

Şiilikteki mollalar hiyerarşisinin yerini Sünni İslamda Müslüman Kardeşler örgütü aldı ve onun liderlikteki siyasal işlevini yüklendi...

Elbette El Kaide de dahil olmak üzere siyasal İslamın öteki radikal örgütleriyle de dirsek teması sağlandı...

İşin ekonomik ve mali yönü, uluslararası kuruluşlar ve Batı uzantısı olan şirketler aracılığıyla desteklendi.

ABDnin radikal siyasal İslam adına yapılan teröre karşı geliştirdiği ve desteklediği bu Ilımlı İslam modeli, daha önce de yazdığım gibi içerde kabaca şöyle çalıştı:

1) “Demokrasiye geçiyoruz diye ittifaklar kur, diktatörlüğü devir, iktidara gel

2) Batının ve Arap şeyhlerinin desteğiyle para bul...

3) ABDnin bölgedeki çıkarlarına destek ol, aferin al...

4) Kendi diktatörlüğünü ilan et!

Bu modelin içine üç faktör daha eklemek gerekiyor:

1) “Yargıyı ele geçirmek”, 2) “Orduyu tasfiye ederek denetime almak ve 3) Diktatörlük için ortaya sandık koyarak referandum yapmak adımlarını da stratejik zamanlamayla uygulamak lazım...

Yoksa model (bugün Mısırda yaşananlar gibi) zora girebilir ve sarsıntısız biçimde gerçekleştirilemeyebilir!

***

Elbette bu model, her ülkenin koşullarına göre farklı uygulamalarla hayata geçirilmeye çalışılıyor:

Mısırda Tahrir Meydanı ve seçimler, Libyada NATO bombardımanı, Suriyede iç savaş gibi...

Türkiye’nin farkı

Türkiye dışındaki ülkelerde, model bir diktatörlükten öteki diktatörlüğe doğru uygulandığı için geçiş daha kolay...

Türkiyedeyse Atatürk Devrimleri ve Çok Partili Düzen sayesinde iyi kötü bir demokrasi geçmişine, kültürüne ve altyapısına sahip olunduğu için sandık destekli diktatörlük modelinin uygulanması daha zor!

Üstelik karşısında düşürülecek bir diktatör de yok...

(Tam tersine bir sandık diktatörlüğü tehlikesi var!)

Zaten bu nedenle tarihi saptıran bir Kemalist diktatörlük, artık söz konusu olmayan bir askeri vesayet ve bütünüyle gerçekdışı bir darbe söylemi sürekli pompalanıyor...

Pompalanıyor ki olmayan bir tehlikeye karşı, sözde demokrasi cephesi için din söylemli siyasetle liberaller ve solcular ittifak etsin!

Ama Türkiyede askerinden siviline, işçisinden işverenine, savcısından, yargıcından avukatına, yazarından, gazetecisinden medya patronuna, öğretim üyesinden öğrencisine, bürokratından politikacısına kadar demokrasiye gönül vermiş, onu özümlemiş, solcu, sağcı, dinci, liberal, Türk, Kürt, Alevi, Sünni pek çok namuslu insan var.

Bu nedenle sandık diktatörlüğü modeli, içerden ve dışardan ne denli desteklenirse desteklensin, Türkiyede demokrasi cephesi”, “sandık diktatörlüğü cephesine öyle kolay kolay teslim olacak gibi görünmüyor!

Bunu ben bile görebildiğime göre herhalde AB ve ABD de işin farkındadır!

 

4 Aralık 2012 - Cumhuriyet

[Bu yazı 1470 kez okundu]
Emre KONGAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [69]
[9 Haziran 2017] Darbeler diyalektiği: Diren demokrasi! ... [1 Mart 2016] AYM ve meşruiyet ... [15 Ocak 2015] Din, Siyaset ve Şiddet ... [9 Ocak 2015] Aydınlanma ... [22 Temmuz 2014] AKP, Yargıda Hız Kesmiyor! Paylaş ... [9 Mayıs 2014] Anayasa Mahkemesi Ne İşe Yarar? ... [17 Nisan 2014] Yolsuzluk ve Sandık ... [6 Mart 2014] Doğan Grubu'na 'Kumpas', Neyin Nesi? ... [27 Şubat 2014] Diktatörler Niçin Zalim ve Hırsız Olur?.. ... [11 Ekim 2013] Adaletsiz Toplum Hasta İnsan Gibidir! ... [2 Nisan 2013] Paradigmalar Değişirken. 'Sen Ne Yapıyordun?' ... [19 Mart 2013] Bulut Atlası ve İstanbul Barosu ... [5 Mart 2013] Din ve Milliyet Tartışmalarındaki Anakronizm ... [26 Şubat 2013] Kılıçdaroğlu'ndan Demokrasi Dersi ... [21 Şubat 2013] Çözüm Sürecinde Dört Büyük Yanlış ... [16 Şubat 2013] En İyi Senaryo... En Kötü Senaryo... ... [12 Ocak 2013] Nasıl Çözülmez. Nasıl Çözülür. ... [8 Aralık 2012] Yargı Kime Dokunacak? ... [25 Kasım 2012] Silivri'de Savunma Hakkı ve 'İlhan Abi' ... [13 Kasım 2012] Atatürk'ü Anmaya Anlam Katmak: Eskişehir Örneği ... [1 Kasım 2012] Haberler ve Tartışma Programları Reyting Kaybederken. ... [23 Eylül 2012] Birkaç Basit Soru ... [23 Ağustos 2012] 'Türkiye Baharı' mı? ... [16 Ağustos 2012] Mehmet Y. Yılmaz 'Hafıza-i Beşer'e Karşı ... [9 Ağustos 2012] Samimiyet: Söylem ve Eylem Tutarlılığı? ... [22 Temmuz 2012] Silivri'de Tantalos İşkencesi! ... [14 Haziran 2012] Günümüzdeki Tartışmalara İki Önemli Katkı ... [3 Haziran 2012] AKP Sanık Sandalyesinde! ... [5 Mayıs 2012] Adalet ve Hayalet ... [29 Nisan 2012] Adalet Sisteminde Ortaçağa mı Dönüyoruz? ... [21 Nisan 2012] Takla Demokrasisi, Taklacı Medya! ... [8 Nisan 2012] Tam Bir Maskaralık! ... [1 Nisan 2012] Silivri Avrupa Parlamentosu'nda! ... [29 Mart 2012] Anomiden Kaosa! ... [10 Mart 2012] Pankart Açan... Organ Açan... ... [8 Mart 2012] Kadın Üzerinden Politika ve Namus ... [25 Şubat 2012] 4+4+4: Dindar ve Kindar Bir Gençlik ... [23 Şubat 2012] Krizin Hasar Tespiti ... [18 Şubat 2012] 'Yetmez Ama Evet'çiler Acaba Neler Hissediyor? ... [3 Ocak 2012] Değişen Zaman, Değişmeyen İntikam Politikaları ... [18 Aralık 2011] Samir Amin'den 'Arap Baharı' Gözlemleri ... [10 Aralık 2011] Evrimi Durdurmak Yetkisi Kimde? ... [15 Kasım 2011] İki Diktatör(!): Fatih Sultan Mehmet ve Mustafa Kemal Atatürk ... [29 Ekim 2011] Cumhuriyet'in 88'inci Yılında Deprem, Anomi, Anarşi ... [13 Ekim 2011] Kös ... [4 Ekim 2011] Cumhurbaşkanı'nın Nutku: Yeni Anayasanın İdeolojisi? ... [29 Eylül 2011] ABD Uyanıyor mu? ... [24 Eylül 2011] Boş Tartışmalara Boş Yanıtlar ... [15 Eylül 2011] ABD'nin Siyasal İslamla Tehlikeli Dansı ... [28 Ağustos 2011] Tuncay Özkan'dan Tarihe Bir Not ... [25 Ağustos 2011] Yeni Anayasaya Ne Gerek Kaldı ki? ... [20 Ağustos 2011] Terör Nasıl ve Ne Zaman Biter? ... [11 Ağustos 2011] Basit Sorulara Karmaşık Yanıtlar ... [6 Ağustos 2011] AKP'nin Mazereti Kalmadı! ... [12 Temmuz 2011] Nullum Crimen Sine Lege ... [9 Temmuz 2011] Hangi Mahkeme? Hangi Adalet? ... [2 Temmuz 2011] Stockholm Sendromu III: Güce Tapınma ... [30 Mayıs 2011] 'Tutuklu, Ucube ve Sopalı Demokrasi'den 'Özgürlükçü Demokrasi'ye! ... [26 Mayıs 2011] Kadınların Gönüllü Köleliği Üzerine... ... [21 Mayıs 2011] Dilovası Rezaleti: Bilimi Susturulmuş, Ahlakı Bastırılmış Üniversite Olur mu? ... [15 Mayıs 2011] 'Adalet Kan Kusturur mu?' ... [28 Nisan 2011] 28 Nisan, Terracotta Ordusu, İnsanlık Anıtı ve Hayalleri Çalınan Gençler ... [12 Nisan 2011] Liderler ve Milletvekilleri ... [3 Nisan 2011] Huntington, Silivri ve Gülen ... [25 Ocak 2011] Orhan Yavuz'dan Mumcu'ya, Mumcu'dan Dink'e: Zulüm Devam Ediyor ... [23 Kasım 2010] Hassas Dengeler. ... [1 Kasım 2010] İnanç ve İktidar ... [23 Ekim 2010] Şerif Mardin ve Frankenştayn ... [10 Ekim 2010] Silivri Hukuku ...
Emre KONGAR
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™