Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor
21 Kasım 2012, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın dünkü grup konuşması, ABD Başkanı Barack Obama ile şahsi düzeydeki ilişkilerini yakından ilgilendiren oldukça hassas bir çıkışa sahne oldu.
 

Başbakan’ın konuşmanın en çarpıcı bölümünde, Başkan Obama’ya ve genelde Batı dünyasına açıkça kafa tuttuğu şu sözler var:

“Özgürlüğü, bağımsızlığı, en temel insan hakları elinden alınan Filistinliler ise son derece haklı bir biçimde bu işgale karşı, bu etnik temizlik girişimlerine karşı, bakın altını çizerek söylüyorum, meşru savunma hakkını, meşru direniş hakkını kullanıyor. Buradan tüm Batı’ya sesleniyorum; kimse, ‘İsrail savunma hakkını kullanıyor’ diyemez.”

Bu sözlerin adresi herhalde geçen pazar günü Bangkok’ta “Dünyada hiçbir ülke kendi halkının üzerine füze yağmasına tahammül göstermez. İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki militanlarca atılan füzelere karşı kendini korumaya hakkı vardır” diyen Başkan Obama olmalıdır.
   
* * *

Erdoğan’ın sözleri, kendisi açısından önemli bir ilki oluşturuyor. Çünkü, bugüne dek Batı cephesinde Avrupalı liderlerle ya da Avrupa ülkeleriyle polemiğe girmekten, onları açıkça eleştirmekten, kamuoyu üzerinden sert mesajlar göndermekten kaçınmamıştı Başbakan Erdoğan.

Ancak ABD Başkanı, bugüne dek Erdoğan’ın bu çatışmacı söyleminin dokunmadığı bir liderdi. Erdoğan, Obama ile ilişkisine özel bir önem ve değer verdiğini her vesileyle hissettirdi ve kendisi hakkında çok özenli bir dil kullandı.

Başbakan, dün ilk kez bu tutumdan ayrılmış oluyor. Burada önemli nokta, Erdoğan’ın diplomatik bir üslup yerine, “Kimse... diyemez” şeklinde kurguladığı, yani neyin yapılıp yapılamayacağı hususunda muhataplarına, yani öncelikle Başkan Obama’ya ayar verdiği, “yukarıdan” bir ton kullanmış olmasıdır.

Ayrıca, dün aynı grup konuşmasında, Başkan Obama’ya İsrail’li askerlerin Mavi Marmara saldırısında öldürdüğü Furkan Doğan’ın adli tıp raporunu gösterdiğinde, kendisinin bu raporu “görmezlikten geldiğini” belirterek, Beyaz Saray’daki dostundan açıkça şikâyetçi de oluyor Başbakan.

* * *
   
Sonuçta Erdoğan, özellikle hem kendi kamuoyuna, hem bölgeye ve uluslararası camiaya Başkan Obama’ya da kafa tutabileceğini göstermiş oluyor. Burada çok dikkat çekici bir nokta, Başbakan’ın bu hamleyi 16 Kasım Cuma günü Obama ile telefon görüşmesinde ABD’yi ziyaret etme arzusunu kendisine açmasından kısa bir süre sonra yapmış olmasıdır.

Erdoğan, geçen pazar akşamı Mısır’dan dönüşünde uçakta gazetecilere Obama ile telefon görüşmesi hakkında bilgi verirken, “Yakın bir zamanda yüz yüze kendisiyle görüşmeyi arzu ettiğimi söyledim. ‘Ben de beklerim, arkadaşlara talimatı vereyim, planlayalım ve görüşmeyi gerçekleştirelim’ dedi. Gelecek tarihe göre Washington ziyareti yapılabilir” diye konuşmuştu.

Beyaz Saray’ı ziyaret etme arzusunu basından saklamayan Erdoğan’ın 36 saat sonra parti grubunda sert bir çizgiye kayması, Obama’ya karşı ikili bir dil kullandığını gösteriyor.

* * *
   
Başbakan, muhtemelen ABD yönetiminin özellikle Ortadoğu’da Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç nedeniyle kendisinin bu çıkışını sineye çekmek dışında bir seçeneğe sahip olmadığını, ayrıca mutedil kişiliğinin de Obama’yı kendisine karşılık vermekten alıkoyacağını, muhatabının “alttan alacağını” hesaplıyor olabilir.

Erdoğan, bu çıkıştan sonra Washington’dan resmi davet tarihini alıp ABD’ye uçarsa, Obama’ya hem “meydan okumuş” hem de ertesinde kendisinden resmi davet alıp Beyaz Saray’a ayak basmış bir lider olarak popülaritesini daha da perçinlemiş olacaktır.

Bakalım Başkan Obama, Erdoğan’ın bu çıkışına nasıl bir karşılık verecek?

(Hürriyet)

[Bu yazı 1596 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™