Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
HSYK töhmet altında kalmıştır
20 Kasım 2012, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Anayasa referandumu sırasında HSYK’na biçilen donun yargıyı tamamen yürütmenin (Hükümetin) emrine vereceğini İslamcı kalemlere, yalakalara, her daim otoriteye boyun eğenlere benim gibi “hayırcılar” hali ile anlatamamıştı ama o güne dek aklını başında sandığım “yetmez ama evetçiler”e izah edememiş olmayı bir türlü anlayamamıştım.

Bir insanın hem kendisine “liberal” demesini, hem de HSYK’da yapılacak değişikliği savunmasını hazmedememiştim.
Adalet Bakanı Avrupa’da hiçbir HSYK’da yer almazken (son olarak Fransa Anayasa Mahkemesi Adalet Bakanı’nın Fransız HSYK’dan çıkarılmasını istemiş ve işlem yerine getirilmişti) bizde 12 Eylül faşizmine son vermek üzere yola çıkan Hükümet Anayasa değişikliği ile HSYK’da 12 Eylül ürünü Adalet Bakan’ı ve Müsteşarı’nı koruduğu gibi, Kurul’a ilave olarak personelden sorumlu Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı’nı, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü’nü ve eğitimden sorumlu Adalet Akademisi Müdürü’nü de sokmuştu.
HSYK resmen Adalet Bakanlığı’nın terfi/nakil/özlük işlerine bakan bir dairesi haline getirilmişti
“Yetmez ama evetçiler”  böyle bir HSYK’yı savunmuşlardı!


***           
Anayasa Referandumundan sonra HSYK için seçim yapılmış, Hükümetin desteklediği “Adli Yargı Listesi” seçimden önce çarşaf çarşaf yayınlanmıştı. Oy kullanan 12.000 hâkim ve savcının 167 adayın (Adli Yargı listesi) hepsini tanıyarak oy verdiğini iddia etmek insan aklı ile açıkça alay etmek iken ve Adli Yargı listesinin % 100 tutma ihtimali, 167 aday ve 10 (7+3) seçilecek kişi olduğuna göre: % 0.000000000000000000000005927 (% 0. 23 adet sıfır ve 5927) iken liste aynen ve zerre şaşmadan seçilmişti. (Cüneyt Ülsever-Hürriyet-24.10.2010)

Bu yüzde ihtimali yılbaşında büyük ikramiye çıkma ihtimali ile neredeyse aynı seviyededir.    O dönem Nazlı Ilıcak türü gazeteciler “yeni HSYK”yı insanlığa büyük hizmet edecek asrın icadı olarak takdim etmişlerdi. Ilıcak’ın yazdığı “teknik” yazılar buram buram Adalat Bakanlığı Özel Kalemi kokuyordu.


***
Şimdi gelelim bugüne. Bildiğiniz gibi  Deniz Feneri soruşturmasını yürütürken bazı savcılara dosyadan el çektirilmişti. Yaptıkları işlemler için, HSYK’nın izni ile Ankara Cumhuriyet Savcıları Nadi Türkaslan hakkında, “evrakta sahtecilik ve görevi kötüye kullanma”, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz hakkında ise “görevi kötüye kullanma” suçundan dava açılmıştı.
Hatırlayın, henüz müfettiş raporu dahi yazılmadan Adalet Bakanı Sadullah Ergin ‘savcılar tahrifat suçunu işlediler’ hükmünü alenen ilan etmişti!
Savcıları soruşturan HSYK müfettişleri de; yaptıkları soruşturmayla ilgisi olmadığı halde, mahkeme kararıyla gizlilik konan Deniz Feneri soruşturması içindeki, avukatlara dahi verilmeyen belgeleri, telefon konuşması tapelerini, teknik takibin halen devam ettiği bilgisini soruşturma dosyasına koymuşlardı.
Müfettişler mahkemenin hiçbir gizlilik kuralına uymamışlardı.
HSYK’nın ilgili Dairesine bağlı olarak görev yapan müfettişler soruşturma devam ederken, raporlarını yazmadan önce, bir HSYK üyesi “savcılar suç işledi” deyivermişti.


***
HSYK ve Bakan’ın tüm gayretlerine rağmen bu savcılar geçen hafta Yargıtay’da yargılanırken beraat ettiler!
Siyasetin yargı üzerinde bu kadar yoğun baskı oluşturduğu bir ortamda yargıçların “beraat” kararı vermesi yüreğime su serpti.
Bana “yaşasın Adalet!” dedirtti.
Ancak, Deniz Feneri savcılarından Nadi Türkaslan beraat ettiği Yargıtay’daki davada, soruşturmanın genişletilmesi ve bazı tanıkların dinlenmesiyle ilgili verdiği dilekçede Adalet Bakanlığı ve HSYK’ya kritik sorular yöneltmiş.
Yargıtay soruların sorulmasını red etmiş.
Ama bu sorular basına yansıdı (örnek: Çınar Özer-Vatan-17.11.2012)


***
Sorulan soru geri alınamaz!
Şimdi vicdanlar Nadi Türkaslan’ın Adalet Bakanı ve HSYK’ya sorduğu sorulara cevap arıyor.
Bu sorulara kamu vicdanını rahatlatacak cevaplar verilmediği sürece Bakan da, HSYK da töhmet altındadır!

Not: Bu savcılar davadan el çektirilir çektirilmez serbest bırakılan Deniz Feneri Davası baş sanıkları Zahid Akman, Zekeriya Karaman, Mustafa Çelik Recep Tayyip Erdoğan’ın çok eski dostlarıdırlar.

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1412 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™