Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı?
20 Kasım 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu, Başbakan’a sorulmak üzere bir dizi soru hazırlamış. İnternet sitelerinden anlayabildiğim kadarıyla sorular on başlık altında toplanacak.
 

28 Şubat öncesindeki durum, medyanın bu işteki rolü, 27 Nisan bildirisi süreci gibi konular.

Başbakan’ın komisyonun davetini “Soruları yazın da verin” diye yanıtlamasının, milli iradeye karşı yakışık almayan bir tutum olduğunu düşündüğümü daha önce yazmıştım.

Sanki Başbakan, TBMM’nin amiriymiş de soruları lütfen yanıtlıyormuş gibi bir görüntü oluştu.

Gerçi parlamento çoğunluğunu bizzat seçen kendisi olduğu için Başbakan bir bakıma TBMM’nin patronu da sayılır ama yine de bunu bu kadar gözümüze sokmasa iyi olurdu.

Şimdi benim gibi birçok kişi 27 Nisan bildirisi ile ilgili sorulacak sorunun nasıl olacağını merak ediyor. “Dolmabahçe mutabakatı” olarak kamuoyunun bildiği mesele, bakalım TBMM komisyonu tarafından açığa çıkarılabilecek mi?

Hatırlayacaksınız Başbakan, zamanın Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile yaptığı bu görüşmede konuşulanları “Benimle mezara kadar gider” diye bir “sır” olarak nitelemişti.

Emekli Orgeneral Büyükanıt ise geçen hafta komisyona verdiği ifadede topu Başbakan’a attı. “Benim için sır değil ama Başbakan böyle takdir etmiş” dedi.

Bakalım Başbakan da “Büyükanıt madem sır değil diyor, işte görüştüğümüz konular bunlardır, buyurun yazılı veriyorum, tarihe geçsin” diyecek mi?

Demeyeceğini şimdiden tahmin edebilirim.

Aslına bakarsanız 28 Şubat süreci de 27 Nisan süreci de Başbakan’ın işine yaradı.

Birinde Erbakan’ın gölgesinden kurtulup, kendi partisini kurma ve iktidara gelme fırsatını yakaladı, diğerinde de TBMM’de ezici bir çoğunluk elde etme olanağını buldu.

Ben olsam bunu sorardım: Bu “muhtıralar” siyaseten işinize ne kadar yaradı?

Ne de olsa polisiye roman okuyucusu ve film seyircisiyim! “Katili” arıyorsanız, ilk bakacağınız yer bu cinayetten en çok kimin yararlandığı sorusunun yanıtının bulunduğu yerdir!

İsrail’deki faşistler gitmeden huzur yok!

İSRAİL’in ırkçı/dinci faşist yönetimi bir kez daha sivilleri hedef aldı ve Gazze’ye saldırdı.

Bunun bir seçim yatırımı olduğunu söyleyen yorumculara katılıyorum, mutlaka öyledir.

Aynı iğrenç tutumun iki seçim öncesinde tekrarlanmasının başka bir açıklaması olabilir mi zaten?

Tabi sorun İsrail halkının da bu “jewonazi” politikayı bu kez de yutup yutmayacağı.

Bakalım İsrail halkı şunu görebilecek mi: O topraklarda huzurlu bir yaşam arıyorsanız, başınızdaki faşistlerden kurtulmalı ve Filistinlileri insan yerine koymalısınız ki adil ve onurlu bir barış olsun!

Başta Amerika olmak üzere diğer batılı ülkeler de bunu fark etmeli aslında.

Ortadoğu’da Filistin halkının varlığına saygı gösteren bir barış olmadıkça, dünyanın başka köşelerinde de huzur olmayacak.

“İsrail’in kendini koruma hakkı var” diyerek, bu saldırganlığını onaylayanların, Filistinlilerin de kendilerini koruma hakkı olduğunu unutmaları ilginç.

Bir sözüm de Başbakan Erdoğan için: Başbakan, Mısır’da yaptığı konuşmada, Netanyahu’ya “Hesabını iyi yap” dedi. Netanyahu’yu başına gelebilecekler konusunda uyardı.

Başbakan’ın daha önce Türkiye’deki terör olaylarından sonra “Şöyle asarım, böyle keserim” demeçlerinin hiçbir işe yaramadığını Netanyahu da biliyor olmalı.

Mavi Marmara katliamından sonra ortalığı ayağa kaldıran, “Bir daha Gazze’ye giden gemilere dokunursan yakarım” diyen ama sonra bir kenarda oturmaya devam eden bir insanın tehdidini kimse ciddiye almaz.

Hadi biz burada böyle boş konuşmalara alışkınız, aldırmıyoruz. Ama hiç olmazsa dışarıdaki itibar için bu konuda dikkatli olmak gerek!

28 Şubat yargısına rahmet okuturlar!

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın 28 Şubat dönemindeki avukatı, şimdinin Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’nun sorularını yanıtlarken şöyle diyor:

“Tayyip Bey, Türkiye’yi dolaşıyordu. İster suç olsun ister olmasın bir dava açılacak, Tayyip Bey’in önü kapanacaktı. O süreçlerde taşeron gibi bir savcı vardı, Tayyip Bey için tutuklama istedi.”

Yazıcı’nın bu sözlerini okuyunca, içinde yaşadığımız bu dönemin yargı uygulamaları konusunda 28 Şubat’a rahmet okutacağını düşündüm.

O gün bir savcı varmış, Tayyip Bey’i ne olursa olsun mahkûm etme peşinde olan.

Bugün ise bir savcı ve hâkimler ordusu, muhalif sesleri susturmak, hepsini yıllarca hapiste tutmak için görev başında!

Arkalarında AKP’nin “Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu”, önlerinde polis, faaliyetteler!

Acaba bu dönemin yargı uygulamalarını on yıl sonra, 20 yıl sonra nasıl anacağız?

Öyle bir tek savcı ismiyle, bir tek yargıç ismiyle geçiştirilemeyecek bir durum bu.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1408 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™