Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Güneşi göster'
13 Kasım 2012, Yalçın DOĞAN
, Yalçın DOĞAN

DEV askeri uçağın arka kapısı tonlarca malzemeyi yutacak, yüzlerce askeri alacak kadar geniş. Uçağın kuyruğundan piste uzanan kapıdan askerler sıra sıra uçağa biniyor. Aynı anda bir kaç sıra halinde.
 

Sol ellerinde dipçikten tuttukları tüfekleri, namlular omuzlarda, sağ kollarını bir öne, bir arkaya sallarken, uygun adım marş temposunda, fonda korodan müzik yükseliyor:

“Let the sunshine in
”.

“Güneşi göster
” şarkısı Vietnam’a giden Amerikalı askerler için. Askerlerin o dev uçağa, arka kapıdan binişlerini gösteren sahnedeki bu müzik kısa sürede klasikler arasına giriyor.

Tıpkı, o harika müziğin yer aldığı unutulmaz “Hair” filmi gibi. Filmin son sahnesinde askerler sıra sıra dev uçağa binerken, hepsi Vietnam yolcusu, “güneşi göster” toplumda yükselen isteğin simgesine dönüşüyor.

DİYARBAKIR

Siirt’te on yedi askerimizin şehit düştüğü helikopter kazasında, resmi açıklama öyle, Diyarbakır askeri hava alanındaki töreni izliyorum.

Dev uçak, arka kapısı açık, kapı perona kadar uzanıyor, askerler arka kapıdan sıra sıra arkadaşlarının tabutlarını uçağa taşıyor, on yedi cenaze.

Cenazelerin uçağa taşındığı sahne bana “Hair” filminin o ürkütücü son sahnesini hatırlatıyor. Uçak, kapı, askerler hepsi aynı. Sadece “Let the sunshine in” eksik.

Filmdeki o sahne ile Diyarbakır’daki töreni yan yana getirin, hiç fark yok. İzlerken insanda mecal bırakmıyor.

Bir ülke bu kadar acıyla yoğrulmasına rağmen, yine de iyi dayanıyor. Çünkü, insanlar güneşi beklemekten hala bıkmıyor.

HEP KAZA

Facianın insani boyutundan ayrı olarak, garip bir zincir aylardır hepimizi çarpıyor.

Uludere yolunda bir askeri minibüs hendeğe yuvarlanıyor, resmi açıklama öyle, on asker şehit oluyor.

Afyon’da cephanelikte el bombaları patlıyor, resmi açıklama öyle, yirmi beş asker şehit düşüyor.

Üç gün önce Skorsky dağa çarpıyor, on yedi şehit. Onar, yirmişer ölümler. Arada askeri uçak tele takılıyor, iki pilot şehit. Suriye’nin düşürdüğü söylenen uçakta kaybettiğimiz pilotlar ayrı.

Bu kazalar arka arkaya nasıl yaşanıyor? Dağa çarptı, tele takıldı, hendeğe yuvarlandı. Yıllardır bu tür kazalar yok iken, şimdi aniden minibüsten helikoptere kadar bu kazalar neden artıyor? Her kaza sonrasında “soruşturma başlatıldı” deniyor, bir sonraki kazaya kadar. Nerede o soruşturma sonuçları?

O soruşturma sonuçlarını beklerken, asıl büyük bir sabırla çözüm bekliyoruz, “güneşi göster”.

Rakamların çektiği fotoğraf

HABERİN kaynağı doğrudan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu. Meclis’te kendisine yöneltilen soruya Davutoğlu şu bilgiyi veriyor:

“1959 ile 2002 yılları arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM)Türkiye’den üç bin başvuru yapılmıştır. 2002 ile 2011 arasında AİHM’e 42 bin başvuru yapılmıştır. 2004 yılından bu yana AİHM Türkiye aleyhine 2 bin 170 ihlal kararı vermiş, Türkiye 180 milyon 940 bin lira tazminat ödemiştir”.

1959 ile 2002 arasında, kırk üç yılda sadece üç bin başvuru. Buna karşılık, dokuz yılda başvuru sayısı anormal biçimde artıyor, kırk iki bin. İhlaller karşılığında Türkiye eski parayla 180 trilyon lira tazminat ödüyor. Cebimizden çıkan paraya bakar mısınız?

Bu kadar yüksek başvuru sayısı ve tazminat miktarı Türkiye’nin nasıl yönetildiğini gösteriyor. Aynı zamanda yargıda sorun olduğunu ortaya koyuyor.

2004’ten bu yana, bizim hukukumuz kağıt üstünde AB hukukuna eşit, yani evrensel. Buna rağmen, yargı kararları, evrensel hukukla bağdaşmıyor ki, insanlar AİHM’e başvuruyor ve AİHM Türkiye’yi mahkum ediyor.

Rakamlar Türkiye’deki hayatı sergiliyor.

Raci Tetik’e doktor şart

Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonuna ifade veren 12 Eylül’ün Mamak Askeri Cezaevi Müdürü emekli albay Raci Tetik’in sözleri ibretlik.

Mahkumlarla ilgili konuşurken, “köpekler gibi havlıyorlardı” diyor. Pazar günü Milliyet’te yayınlanan bu sözlerin, komisyon tutanaklarından aktarıldığı belirtiliyor.

İnsanlar için bu ifadeleri kullanan birinin doktor tarafından muayene edilmesi şart. Bir insanda bu kadar kin, bu kadar nefret nasıl birikiyor, bunun analizi gerek.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1544 kez okundu]
Yalçın DOĞAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [32]
[21 Şubat 2013] Amiralden enerji konferansı ... [8 Şubat 2013] Tuncay dimdik, Ergenekon'u ezberlemiş ... [2 Şubat 2013] 'Abdest; sizin Mustafa Kemaliniz; faşistler' ... [30 Ocak 2013] Genel başkanın yumruğu ... [20 Kasım 2012] Esad: 'Bu laiklik savaşıdır' ... [10 Kasım 2012] Şu çılgın Mustafa Kemal ... [1 Kasım 2012] Türkiye işkencede sözünü tutmadı ... [26 Eylül 2012] Bu mu Adil Yargılama ... [25 Eylül 2012] Balyoz'da koramiralin mektubu ... [21 Eylül 2012] BDP seçmeninden büyük sürpriz ... [6 Eylül 2012] Anlaşılan devlet yolsuz kaldı ... [19 Haziran 2012] Bir kaç milyon kişi hapse girebilir ... [30 Mayıs 2012] Yakında Meclis'te kıyamet kopacak ... [17 Mayıs 2012] AA'yı izle, 'eşsiz avantaj' yakala ... [16 Mayıs 2012] Bu kameralar neden var ... [29 Mart 2012] Türkçesi titretiyor, kendisi yürü ya kulum ... [24 Mart 2012] Arap Baharı'ndan Arap cehennemine ... [21 Şubat 2012] Ama seçilmişler hâlâ hapiste ... [20 Ocak 2012] Nerede örgüt var nerede yok ... [6 Ocak 2012] Cemaat ve AKP -şimdilik- aynı tastan su içmiyor ... [10 Aralık 2011] Aaaaa, savcının görevi müftüye ... [11 Kasım 2011] Van'da hasar tespiti soruları ... [4 Kasım 2011] Yargıtay'a armağan: Önceki hükümet programı ... [13 Ekim 2011] Tek yanlı adalet ... [8 Ekim 2011] Anayasa sihirli değnek olmayacak ... [20 Eylül 2011] Ganz Unten (En Alttakiler) ... [3 Eylül 2011] İki bin beş yüz yıl önce mahkemeler bir günde bitiyor ... [23 Ağustos 2011] Hukuk bir kez susmaya görsün ... [20 Ağustos 2011] Acılarımız bize yol göstersin ... [22 Haziran 2011] Güneydoğu'da asker sandıklarından AKP çıktı ... [5 Mayıs 2011] Benzin pompaları, vergi memuru gibi ... [11 Aralık 2010] Arkadaşlar, Kürtler gidiyor sanki ...
Yalçın DOĞAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™