Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Atatürk'ü Unutturamazsınız...
10 Kasım 2012, Mustafa BALBAY
, Mustafa BALBAY

Tarihteki en yeni olay nedir, en canlı düşünce hangisidir sorusuna verilebilecek yanıtlardan biri şudur:

Halkın belleğinde en taze olan, en yeni olandır.

Bu anlamda değerlendirdiğimizde Mustafa Kemal Atatürk ve başardıkları hâlâ güncelliğini, yeniliğini korumaktadır.

Atatürkü ve düşüncelerini ortadan kaldırmak isteyenler iki yöntem üzerinden hareket ediyorlar; unutturmaya çalışmak, saldırıya girişmek...

Ne yazık ki, ikisi de tutmuyor!

Unutturma çabaları her seferinde geri tepiyor, yeniden doğuyor.

Her saldırı da Atatürkü daha güçlü hale getiriyor.

Çünkü Atatürk her adımını bilimin ve aklın aydınlığında attı. Atatürkün birincil hedefi halkı yönetmek değildi; aydınlatmak, daha ileri götürmekti. Onu büyüten, her dönem canlı tutan ve hedef haline getiren bu özelliği. Çağının yöneticilerinin çoğu tarih sahnesinden silindi. Çünkü onlar dönemin en güçlü yönetim araçlarını kullanıp iktidarlarını sürdürdüler. Atatürk ise başöğretmen olmayı, baş yönetici olmaya tercih etti.

***

Ölümünün 74. yılında, Atatürkü ölümsüz kılan halkın, onu anıp anmayacağı değil, nasıl anacağı tartışılıyor.

29 Ekimin büyük bir katılımla ve coşkuyla kutlanmasının ardından günlerce 10 Kasım konuşuldu.

Elbette en uygar olanı, bayramın bayram gibi kutlanması, anmanın da anma gibi olmasıdır. Ancak, başta vurguladığımız gibi Atatürkü ve eserlerini silmek için her yöntemin denendiği böyle bir ortamda, toplumun kendi içinden gelen bir enerjiyle değerlerine sahip çıkması, uygar bir toplum olmaya giden en sağlam yoldur.

Az çok demokrasiyi tatmış hiçbir topluma böylesi şeyleri zorla yaptıramazsınız. Ne zorla anma yaptırabilirsiniz ne de yasak koyabilirsiniz.

29 Ekim-10 Kasım sürecinde ortaya çıkan enerji, Türkiyenindir. Hiçbir kesime ait değildir. Halkın içindeki köz, biraz heyecanla kora dönüşmüş, alevlenmiştir.

Çağdaş toplum, değerlerine sahip çıkma bilincine varmış toplumdur.

Bu yönde ortaya çıkan enerjinin, ışığın demir parmaklıkların arkasından ne kadar güzel göründüğünü tarif etmek için şöyle bir cümle kurabilirim:

Özgürlük gibi bir şey!

10 Kasım, Atatürkü ölüm yıldönümünde anmak değildir. Atatürkün ölümsüzlüğünü karşılamaktır.

10 Kasım bir yas günü değildir, yaş günüdür. Her 10 Kasım Atatürkün tarihe eklendiği yeni bir yıldır.

***

Bu sütunlardan aylardır, yeri geldikçe, kendimce şu vurguyu yapıyorum:

100. yıl bizimdir!

Evet, Atatürkün en büyük eserim dediği Cumhuriyetin 100. yılı, onu kuruluş temelleriyle birlikte kutlamak isteyen herkesindir.

Ne olursa olsun, hangi amaçla olursa olsun 100. yılı sahiplenmek isteyenlerin artması iyidir. Zira, bütün taklitler gerçek olanın yanında yapay kalacaktır.

100. yıla giden yolda, 29 Ekimler ve 10 Kasımlar birbirini çoğaltan mücadele günleridir. Cumhuriyete sahip çıkabilirsek Atatürkü anmanın bir anlamı olabilir. Atatürkü anlayabilirsek, Cumhuriyeti kutlamanın bir anlamı olabilir.

En büyük anma, en büyük buluşmayla olur.

Bugün Anıtkabirde ve yurdun, dünyanın dört bir yanında Atatürk buluşmasına katılan herkese selam olsun...

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1562 kez okundu]
Mustafa BALBAY

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[13 Nisan 2015] Eyyy Erdoğan... ... [10 Aralık 2014] Osmanlı'yı AKP'den Kurtarmak Gerek! ... [7 Nisan 2014] Hukukçulara Çağrı... ... [13 Ocak 2014] Receptay! ... [6 Ocak 2014] Hukuku Kurtarmak İçin ... [19 Ekim 2013] Hukuk Güvensizliği! ... [7 Ekim 2013] Özakman'ın Kronolojisi ... [9 Eylül 2013] İlk Mektup ... [1 Eylül 2013] Tuncay Güney, Osman Yıldırım, AKP Davası! ... [8 Haziran 2013] Taksim'in Anafikri: Özgürlük ... [13 Mayıs 2013] Son Savunmalar... ... [19 Mart 2013] Bir hikaye ... [25 Şubat 2013] 'Mahkeme Dinlemiyor!' ... [16 Şubat 2013] 18 Şubat Dilekçesi... ... [28 Ocak 2013] Avukatlar Değil, Avukatlık Tutuklanıyor! ... [12 Ocak 2013] Hukuk Bütçesi... ... [29 Aralık 2012] Sanatçıların Meydana Gelişi! ... [25 Aralık 2012] Delil Hukuku ... [24 Aralık 2012] Türkiye'de Avukatlar Var! ... [8 Aralık 2012] Ergenekon Davası Kaçırılıyor! ... [1 Aralık 2012] Silivri Yargıtay'ı! ... [24 Kasım 2012] 6 Aylık Suçlamaya, 15 Dakikalık Yanıt! ... [3 Kasım 2012] İstanbul Barosu'na Açık Çağrı ... [6 Ekim 2012] Mevzubahis İktidarsa Vatan Teferruattır! ... [23 Eylül 2012] Düşişleri Bakanı'nın Ulus Savaşı! ... [10 Eylül 2012] Komşularla Sıfırı da Tüketiyoruz! ... [26 Ağustos 2012] Başbakan'a Mektup-12 ... [14 Temmuz 2012] Meşru Özgürlük Beklentisi ... [7 Temmuz 2012] ÖYM'ler, Davalarına Mahkûm Edildi! ... [23 Haziran 2012] Cezaevinde Her İnsan Bir Eşyadır... ... [17 Haziran 2012] Baba Ufku... Çocuk Sonsuzluğu... ... [13 Mayıs 2012] Anne 'Baba Sevgisi' de Doğurur... ... [6 Mayıs 2012] Deniz'lerin İdamına Giden Yol ... [30 Nisan 2012] Avukatsız Savunma ya da Doktorsuz Ameliyat! ... [14 Nisan 2012] Deniz Feneri ve Silivri... ... [25 Mart 2012] Tek Kefeli Terazi! ... [18 Mart 2012] 'Sürpriz Tahliye!' ... [22 Ocak 2012] Denktaş'ın Doğumu... ... [26 Kasım 2011] Silahlı Kanat, Silahını Kuşandı! ... [17 Ekim 2011] İletişim Çağı ve Hukuk ... [4 Eylül 2011] Yalnızlık Ormanında ...
Mustafa BALBAY
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™