Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Implosion!"
10 Kasım 2012, L. Doğan TILIÇ
, L. Doğan TILIÇ

İnsanın başka hiçbir şansının olmadığı durumlarda kendi vücudunu bir eylem nesnesine dönüştürmesi, kabullenmeseniz bile, anlaşılabilir bir durumdur. Açlık grevi işte; dünyanın pek çok yerinde, cezaevindekilerin seslerini duyurmak için bir başka yol da bulamadıklarında başvurdukları bir eylem biçimi.

 

Bugün açlık grevlerinin 60. günü. Ölümler an meselesi. Adalet Bakanı, taleplerden biri olan anadilde savunma konusunda, memlekete dönüşü Brunei Sultanı’nı ziyareti nedeniyle geciken Başbakan’ın dönüşünün beklendiğini söyledi.

 

Umarım geç olmaz!

 

İşte, dışarıdakiler de katılmaya başladılar açlık grevlerine. Sözünü ve talebini duyurup ciddiye aldırmak için başka hiçbir yolları olmayan mahpuslardan sonra, yasama mekanında her şeyi söyleyebildikleri bir kürsüye sahip olan iki BDP milletvekili de açlık grevinde şimdi. Belki, başkaları da katılacak.

 

Neden?

 

Dışarıdaki siyasetin de bir tür sağırlar diyaloguna dönmesinden… Bir bakanının ağzından bal damlarken, aynı anda Başbakan’ın zehir zemberek gürlemesinden… Çözüm merciinin oyalama makamına dönüşmüş olmasından... Başka mücadele olanakları olanların, o yollardan da bir türlü ilerlenemediğini görüp, kendilerini içerdekiler kadar çaresiz hissetmelerinden… Olabilir mi?

 

Aslında, çaresizlikle yalnızca kendini yiyip bitirme hali memleketin açları, yoksulları ve işsizleri arasında öylesine yaygın ki… İktidardakiler biraz da bu sayede “yönetebildikleri” için şükrediyor olmalı.

 

Tam tersini yanı başımızdaki Yunanistan’da görüyoruz… İktidarların hayatlarını en ufak zorlayışlarında sokakları dolduran, grevler yapan, başkent sokaklarını doldurup ülkeyi sarsan komşu halka bakın bir, bir de dünyanın en pahalı benzinini kullanan ve “zam manyağı”na dönüştürülmüş bizim tepkisizliğimize.

 

AKP şu Büyükşehir Belediye Kanunu Tasarısı’yle neyi amaçlıyor diye tartışıp dururken biz, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin gece yarısı verdiği bir önergeyle hepimize en net yanıtı verdi aslında. Başkent’in CHP’li Yenimahalle ilçesinin, orayı CHP’nin almasında belirleyici rol oynayan mahallelerini alıp Çankaya’ya aktardılar. CHP tekrar burayı alamasın diye!

 

Benzer bir şey bir başka ülkede, mesela Yunanistan’da olsa, yer yerinden oynardı. Bizde siyasi iradeleri çalınan o mahallelerin sakinleri “sakin sakin” oturmaya devam edecekler sadece.

 

Geçen gün, üniversitede, memleketin hali üzerine araya İngilizce sözcükler katarak “ODTÜce” sohbet ederken Necmi’den (Erdoğan) çıktı başlıktaki kavram. “Yoksulluğun Halleri” çalışmalarında, bizim garip gurebanın bıçak kemiklerine dayandığı hallerde bile dışarıya zarar verecek şekilde patlamadığını, vurup kırmadığını, çalıp çırpmadığını, ne ederse kendine ettiğini, bir tür “göçme”, içe dönük ve yalnızca kendine zarar veren bir patlama yaşadığını anlatmak için kullanmıştı bu “implosion”ı Necmi. Patlama ve daha çok kendi dışına zarar verme şeklinde gerçekleşen infilakı ifade eden “explosion”a karşıt bir durumu vurgulamak için.

 

Biraz geriye doğru yoklayın hafızanızı. İşsizlik yüzünden intihar etmek için çatıya çıkan 1 çocuk babası gencin, polisler ikna etmeye uğraşırken, üç gündür bir şey yemediği için bayıldığı haberini anımsayacaksınız.

 

Ya da Adana’da, eşi 1 yıldır işsiz olan 26 yaşındaki Emine Akçay’ın 8 aydır kirasını ödeyemediği ve ısıtamadığı evde, iki çocuğunun ısınması için bir odada saç kurutma makinesini çalıştırdıktan sonra diğer odada kendini asarak intihar ettiğini…

 

Veya iki yıl önce, Diyarbakır Silvan’da iftar vakti eve geldiğinde eşinin “Yemek yapacak bir şey yoktu” sözleri üzerine kendini asan Hacı Örüç’ü…

 

O kadar geriye gitmeyecekseniz, daha geçen hafta tazminatsız işten çıkarıldıktan sonra; eşini, 7 çocuğunu ve kardeşini vurup, ardından kafasına sıkarak intihar eden borç batağındaki Engin Sargık’ı getirin aklınıza…

 

Bu kadar içe göçen (implosion) bir toplum, bir gün patlarsa (explosion) eğer, neler olacağını asla görmek istemeyecekler iktidar sahipleridir. Hiç değilse, şu açlık grevleri konusunda her yeri yakıp yıkacak bir patlamanın önüne geçebilseler!

(Birgün)

[Bu yazı 1094 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™