Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi?
1 Kasım 2012, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları çerçevesinde düzenlenen gösteri ve yürüyüşleri engelleme “seferberliği” çok yönlü tartışmaları beraberinde getirdi. Cumhuriyet genel çerçevede, özgürlük sorunun tabanında yer alsa da, “demokratik toplum”, sorunsalın eksenini oluşturmakta. Neden ve nasıl?

Halk değil, millet…

Cumhuriyet kavramından çok, nitelikleri (ve değerleri) üzerinde oydaşma bulunmadığı biliniyor. Geçen yıllarda sıkça dillendirilen “cumhur” (halk) sözcüğü,  bu eksiğin bir yansıması idi. Cumhuriyet’in kendilerini dışladığı duygusunu taşıyanların iktidarlarını giderek pekiştirmesi, “cumhur” açığını ne ölçüde giderdi? Bu belli değil; ama en azından “cumhur” yakınması dindi, hatta unutulur oldu.

Bunun yerini, “millet egemenliği” söylemi aldı. Öyle ki, Anayasa dâhil, en köklü hukukî işlemler için bir tür meşrulaştırma aracı olarak kullanılmaya başlandı. Bu süreç, 2007’den bu yana, AK Parti politikasının vazgeçilmez bir aracı haline getirildi.

 

 

 

Demokraside artı ve eksiler

Artılar ve eksiler hanesinde, seçim yoluyla yasama organının belirlenmesi ve yönetimin bunun sonucu olarak oluşması, başlıca olumlu kalem. (% 10 baraj  gibi demokratik olmayan uygulamalar bir yana), çoğunlukçu demokrasi anlayışı, biçim yönüyle geçerli.

Çoğulcu demokrasi ve demokratik toplum, eksiler hanesinde. Nasıl? İki açıdan veya düzlemde: İlki,  özellikle yasa yapımında müzakere sürecinin işletilmemesi; diğeri ise, demokratik  muhalefete yönelik tavır.

1)Yasalarda çifte sorun dikkat çekiyor: Siyasal rejimin ve anayasal sistemin işleyişini doğrudan etkileyenler, içerik olarak olduğu kadar izlenen yol ve yöntem açısından da sorunlu. Biri AYM, diğeri TBMM gündeminde olup, bu köşede de ele alınan iki yasal düzenleme, örnek olarak fikir verebilir: “kentsel dönüşüm” yasası ve -yerel yönetimlerde köklü değişiklikler yaratacak- büyükşehirlere ilişkin yasa tasarısı.

2) “Demokratik muhalefet” sorunu: Parlamento içi ve/ya dışı olsun, demokratik muhalefetin başlıca iki aracından biri düşünce, diğeri eylemdir. Eylem, çoğu zaman belli fikir ve görüşlerle iç içe. Çoğunluk partisi ve siyasal iktidar, toplantı ve gösteri yoluyla dile getirilen görüş ve önerilerden rahatsızlık duymakta; bunları sindirme aracı olarak ise, iki tehdit aracı kullanmakta: “terörist ve darbe yanlısı olmak”.

Böyle bir itham, genellikle yargı müdahale etmeden  siyasetçiler ve medya tarafından yapılmakta ve adeta yargısal süreç için düğmeye basılmış olmakta. Eylemsel karşı çıkışlara gösterilen ölçüsüz tepki, son yıllarda, muhalif fikirlerin dile getirilmesi karşısında da sergilenebilmekte. “Fikir suçlusu” mahpus sayısının giderek artması ile izlenen bu itham ve yıldırma politikası arasında bağlantı var.

Sorun, Anayasa mı?

29 Ekim günü göstericilere engel olmak amacıyla kolluk güçleri tarafından kurulan barikatı kaldırma emrini veren kişi, sorumlu ve yetkili mi? Başbakan, “ben vermedim; Cumhurbaşkanı ise vermeye yetkili değil” diyor ve ekliyor: “yönetimde çift başlılık olmaz; eğer bu doğruysa, benim tezim olan Başkanlık rejimini savunmanın haklı gerekçesini oluşturur…”.

Aslında 1982 Anayasası’na göre Cumhurbaşkanı (CB) yetkisiz değil. Md. 104’ün kendisine verdiği “gözetme iktidarı”, Bakanlar Kurulu’nu başkanlığı altında toplama yetkisini de kapsıyor. Ama öte yandan, tek başına yapabileceği işlemler kategorisi de belli. Bununla birlikte, Cumhuriyet Bayramında Valiye “dinginlik telkini”, gözetme yetkisi çerçevesinde yorumlanabilir.

Bu bakımdan, Başbakan tarafından tetiklenen tartışmanın siyasal  bir krize  dönüşmesi muhtemel. Burada sorulması gereken soru şu: “Çift başlılık” şeklinde sunulan denge mekanizması, başkanlık rejimi arayışını mı haklı kılar; yoksa, tek adamlara (CB ve Başbakan) tanınan aşırı yetkilerin sırasıyla, Hükümete ve TBMM’ye geçirilmesini mi?

“Demokratik toplumsuz demokrasi” olmaz…

Siyasal aktörleri ve toplumun bazı kesimlerini rahatsız etse de, hak ve özgürlüklerin kullanımı ile demokratik toplum kavramları özdeştir. Başka bir söyleyişle, ancak insan haklarına saygılı toplum demokratiktir. Seçim yoluyla oluşan “çoğunlukçu demokrasi”nin amacı da, böyle bir toplumsal düzeni oluşturmaktır. “1 Mayıslar”da  olduğu gibi seyahat, toplantı ve gösteri  özgürlüğünü önceden -siyasal saikle- yasaklamak, Anayasa md. 23 ve 34’e, İHAS md.11’e aykırı.

 

Tek kişi değil, halk!

Çatışma ve kriz, Anayasa’dan değil siyasal aktörlerin “eksik” demokrasi anlayışından kaynaklanıyor. Bu nedenle, çözüm Anayasa’da değil, iktidar anlayışını değiştirmekte aranmalı. Ama eğer Anayasa’da aranacaksa, çözüm, iktidar zirvesine değil, demokrasi eksenine bakarak üretilmeli…

(Birgün)

 

 

[Bu yazı 1904 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™