Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Allah müstahakını versin
24 Ekim 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

DARBELERİ Araştırma Komisyonu’nun üyesi BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, 28 yıl sonra Mamak Cezaevi’nde kendisine işkence yapan, cezaevinin eski müdürü emekli Albay Raci Tetik ile yüzleşti.
 

Komisyon üyesi MHP Milletvekili Atilla Kaya bu görüşme ile ilgili izlenimini şöyle aktarıyor:
“En küçük bir pişmanlık ve üzüntü emaresi bile göstermeyen bir tavrı var. Bütün o işkenceleri, oradaki baskıları da ‘bunlar benim disiplin anlayışım, yönetmeliklerin ve üstlerimizin talimatı’ şeklinde değerlendirdi.”
Tetik de zaten komisyon üyelerinin “Bu konuda bir pişmanlığınız var mı” sorusunu “Hayır” diye yanıtlamış. “Oğlum olsa aynısını yapardım” demeyi de ihmal etmiyor.
Tetik’in yönettiği Mamak Cezaevi’nde, 12 Eylül öncesinde Zafer Çarşısı’ndaki kitapçıda Ümit Fırat vesilesiyle arkadaş olduğum ve gerçekten mükemmel bir insan olan İlhan Erdost da işkence ile yaşamını kaybetmişti.
Raci Tetik’in, şimdi bir masanın kenarında süklüm püklüm otururken gösteren “sorgu” fotoğrafına bakarken onun her daim mütebessim çehresi bir kez daha gözümün önüne geldi.
Ve isimlerini bildiğim ama hiç tanımadığım diğer Mamak kurbanları.
İşkencede ölenler, yaşadıkları işkencenin travmasını ve sakatlıklarını hayatları boyunca yaşayanlar.
Herman Hesse’den bir alıntı yapacağım:
“Kendi adına en ufak bir ahlak yasasını çiğnemekten kaçınan insan, içinde yaşadığı toplum ve vatan söz konusu oldu mu, her şeyi yapmakta, en yasak, en korkunç eylemlere bile kalkışmakta özgür hisseder kendini; başka zaman kötü diye bilinen tüm içgüdüsel davranışlar bu durumda görev ve kahramanlığa dönüşür. Kendi kendilerini sevmiş, düşmanlarına kin ve nefretle bakabilmiş safdil insanlara ne mutlu! Ne mutlu o kişilere ki kendi kendilerinden asla kuşku duymazlar, çünkü ülkelerinin içine düştüğü sefalet ve yıkımda kendilerinin en ufak bir suçu olmadığına inanır, bundan Fransızları, Rusları ya da Yahudileri, kim olduğu fark etmez, işte birilerini, bir düşmanı sorumlu tutarlar.”
Belli ki Raci Tetik de canavarca hislerle yaptıkları işkenceleri meşru gören bu zihniyetteki insanlardan biri.
Ne diyeyim, Allah müstahakını versin!

Deniz Feneri de kurban bekliyor!

İKİ gün sonra Kurban Bayramı’nı kutlayacağız ve mütedeyyin vatandaşların kurbanlarına talip olan dernek ve kurumların ilanlarını ne zaman görsem Deniz Feneri’ni hatırlıyorum.
Almanya’da Türk vatandaşlarının dini duygularını istismar ederek yardım toplayan ve sonra Frankfurt Mahkemesi’nin deyimiyle “yüzyılın dolandırıcılığına imza atanlar”ı bilmiyorum başka hatırlayan kaldı mı?
Almanya’daki mahkeme kararını açıklarken “asıl suçluların Türkiye’de olduğuna” işaret etmişti. Bununla ilgili olarak hazırlanan ikinci iddianame ile ilgili dava daha açılamadı, çünkü Alman savcılığı Türkiye’nin yargılanmak üzere suçluları iade edeceğine inanmıyor. “Suçluları ele geçiremedikten sonra mahkemeyi neden meşgul edelim” diye düşünüyor olmalılar.
Deniz Feneri soygununun Türkiye ayağının soruşturulması da sanırım Türk adli tarihinin en uzun süren soruşturması oldu.
Olayı soruşturan savcılar tam, iddianamelerini yazıyorlardı ki görevden alındılar.
Ardından atanan yeni savcılar, suçun vasfının değişik olduğunu fark ediverdiler. Meğerse yıllarca dosya üzerinde çalışan savcılar tamamen yanlış bir yoldaymışlar!
Yapacak bir şey yok, mecburen inandık tabii.
Sonra dosyayı kabul edecek mahkeme sıkıntısı baş gösterdi. Aylar sonra bir mahkeme dosyaya bakmayı kabul etti.
Ama hâlâ ortada başlamış bir yargılama yok, suç varsa hesap sorulmuş değil.
Yüce Türk adaletinin gücü belli ki bu işe yetmiyor.

Hani bayramları artık halk kutlayacaktı?

ANKARA Valiliği, başkentte sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek 29 Ekim yürüyüşünün yasal olmadığı için engelleneceğini açıkladı.
İstanbul’da da AKP’li Büyükşehir Belediyesi ekipleri, Bağdat Caddesi’ni 29 Ekim yürüyüşü için süslemek isteyen Kadıköy Belediyesi ekiplerini engellediler.
Belli oldu ki artık Cumhuriyet Bayramı’nı sokaklarda kutlamak isteyenler polisten bir güzel dayak da yiyecekler, “Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarsın ha” diye.
Yola “Milli bayramları devlet kutlamasın, halk kutlasın, bayramlar sivilleşsin” diye çıktılar, şimdi bayram kutlamak isteyen halkı engellemek istiyorlar.
Çünkü dertleri esasen sivilleşme filan değil.
Dertleri Kurtuluş Savaşı ve cumhuriyet ile ilgili.
O savaşı yürütüp, cumhuriyeti kuran kadrolardan nefret ediyorlar, unutturmak istiyorlar, bunu yaparken de “sivilleşme” bahanesi arkasına saklanıyorlar.
Oradan geldiğimiz
nokta, bayram kutlamak isteyen sivilleri polise dövdürtmek artık.

NOT: Bugünden itibaren bir hafta süreyle yazı yazamayacağım. Okuyucularımın bilgisine sunarım. Kurban Bayramınızı ve Cumhuriyet Bayramınızı kutlarım.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1232 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™