Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Büyük Başbakan zavallı Obama'
18 Ekim 2012, Taha AKYOL
, Taha AKYOL

İKTİDAR partisinden Prof. Burhan Kuzu’ya ait bu söz. Gerçeğin de ifadesidir. Bizdeki başbakanla ölçüldüğünde Amerikan cumhurbaşkanının yetkileri bir bakıma ‘zavallı’ kalır.
 

Tabii Prof. Kuzu’nun başkanlık sistemini savunmaktaki amacı, “büyük Başbakan”ı “zavallı Obama” durumuna düşürmek değildir. Politikaya girmeden önce de başkanlık sistemini savunurdu.

Başkanlık sisteminde başkanın sahip olduğu yürütme yetkisi, hem yasama organı, hem yargı organı, hem eyalet sistemi hem Amerikan partilerinin ‘gevşekliği’ gibi anayasal ve kültürel birçok faktör tarafından denetlenir ve dengelenir. Parlamenter sistemde ise başbakanlar parlamento çoğunluğuna dayanırlar, yasama organı üzerindeki etkileri ‘başkan’dan çok daha fazladır. Öyleyse başkanlık sistemi daha mı demokratiktir?

KâĞIT ÜZERİNDE...

Demokrasilerde önemli olan prensip, yetkilerin “denetlenebilir ve dengelenebilir” olmasıdır. Bunun anayasal, kurumsal, geleneksel ve kültürel zemini varsa, sistemin adı ne olursa olsun demokratiktir. Bu zemin yoksa, adı ne olursa olsun sistem ya otoriterleşmeye ya kaosa çok açık olur.

Rusya ve Fransa kağıt üzerinde yarı başkanlıkla yönetiliyor. Fakat Putin ile Holland’ın ülkelerindeki otoritelerine aynı demek mümkün mü?! İkisi de “Başkan” olan Clinton veya Obama ile Latin Amerikalı Peron’ları aynı görebilir miyiz?

Thatcher gibi bir “Demir Lady”nin İngiltere’de sahip olduğu başbakanlık yetkilerini ve otoritesini düşünün, ama demokratik özgürlükler bundan hiçbir şekilde etkilenmemişti...

Kâğıt üzerinde en güzeli şüphesiz başkanlık sistemidir. Ama ‘sistem’ meselesinin geleneklerle, yerleşik kurumlarla ve siyasi kültürle ilişkisini dikkate aldığımızda, Türkiye için en uygunu parlamenter sistemdir.

METOT ÖNERİSİ

Başkanlık sistemini savunan AKP’li hukukçulara bir metot önerim var: Sistemleri kağıt üzerinde değil, dayanacakları kurumsal ve kültürel yapılarda doğurabileceği sonuçlar açısından tartışalım. Türkiye’nin yerleşik kurumları ve kültürü parlamenter sistem yönündedir. Bunu değiştirmeye kalkmak, sonucu belirsiz bir ağır ameliyata yatmak olur, hiç gerek yoktur.

Milletvekillerinin hâlâ parti genel merkezlerinden ‘atandığı’ bir pratikte başkanlık sistemini hiç düşünmemek gerekir. “Zavallı Obama”nın partisinden kimlerin senatör olacağına karar vermesi hayal edilebilir mi?! Kurumsal ve kültürel yapı dediğim bu...

KUVVETLER AYRILIĞI

Sayın Prof. Kuzu’nun kitabını ve Sayın Prof. İdris Bal’ın Başbakan’a sunduğu konuyla ilgili raporu dikkatle okudum. Mesela başkanlık sistemini savunurken, “kuvvetler ayrılığı” ilkesinin en iyi bu sistemde gerçekleştiğini yazıyorlar. Bu, akademik olarak doğrudur. Fakat bunun altında Amerikan kültürünün liberal karakteri, eyalet sistemi, partilerin “gevşek” yapısı gibi yerleşik değerler ve kurumlar vardır.

Bizde “kuvvetler ayrılığı”nı geliştirmenin ilk adımı, mesela partilerde aday belirleme yetkisinin genel merkezlerden alınıp “ön seçim” mekanizmalarına verilmesi olabilir. Ama bu kolay konuda en ufak bir girişimde bile bulunmadan sistem değiştirmek gibi çok karmaşık ve zor öneriler getiriliyor.

Türkiye’de soyut sistem tartışmaları yerine, parlamenter sistemimizi daha etkin bir işlerliğe kavuşturmak için parti disiplini, parti içi demokrasi, seçim ve partiler kanunu gibi somut konuları tartışmayı öneriyorum.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1438 kez okundu]
Taha AKYOL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[28 Nisan 2014] Siyaset hukuku ezerse ... [17 Mart 2014] Bundan sonra ... [12 Mart 2014] Gidiş nereye? ... [25 Eylül 2013] Dinde reform ... [9 Nisan 2013] Kimlik çatışmaları ... [30 Mart 2013] Eyalet sistemi ... [20 Mart 2013] Savcı ne diyor? ... [14 Şubat 2013] 4. Paket ... [8 Şubat 2013] Yargı sorunu ... [4 Ocak 2013] Hukukla ilgili iki konu ... [31 Aralık 2012] 'Devrim' gibi! ... [13 Kasım 2012] İdam mümkün mü? ... [5 Eylül 2012] Türbülans zamanı ... [20 Ağustos 2012] Demir ağlar ... [16 Ağustos 2012] Propaganda ... [11 Ağustos 2012] Çözmek ama nasıl ... [8 Ağustos 2012] Hazreti Ali ve mezhepler ... [28 Temmuz 2012] Aleviler, Sünniler ... [9 Temmuz 2012] Tanrı parçacığı ve Tanrı ... [7 Temmuz 2012] Yargıya güvenmek ... [4 Temmuz 2012] Cezada ne değişti? ... [29 Haziran 2012] 'Özel yetkili' kalkacak mı? ... [23 Haziran 2012] 3. Yargı Paketi? ... [4 Haziran 2012] Batman'dan bakarak Kürt meselesi ... [28 Mayıs 2012] Osmanlı'da bilim ... [16 Mayıs 2012] İki başlı Türkiye! ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi? ... [4 Mayıs 2012] Mahkeme iptal eder mi? ... [17 Nisan 2012] Atatürk döneminde iktisat ve hukuk ... [28 Mart 2012] Başbuğ davası ... [15 Mart 2012] Yeni tahliyeler gelecek mi? ... [3 Mart 2012] İşte pilot dava ... [22 Şubat 2012] 'Zararlı çocuk!' ... [18 Şubat 2012] CMK'ya liberal ayar ... [9 Şubat 2012] Adalet Bakanı'na açık çağrı ... [18 Ocak 2012] Horoz dövüşü ... [13 Ocak 2012] Hukuk sorunu ... [10 Ocak 2012] Yetki tartışması ... [6 Ocak 2012] Özel mahkemeler yetkisizdir! ... [22 Aralık 2011] 1915'te ne oldu? ... [8 Aralık 2011] İktidar yalpaladı ... [1 Aralık 2011] Dersim konusunda İnönü ve Bayar ... [26 Kasım 2011] Dersim ve devrim ... [25 Kasım 2011] Dersim dersleri ... [7 Kasım 2011] KCK ve hukuk ... [17 Ekim 2011] Kapitalizmin sonu mu geldi? ... [14 Ekim 2011] İslam nereye? ... [13 Temmuz 2011] Osmanlı'da bilim niye gelişmedi? ... [22 Haziran 2011] HSYK atamaları ... [22 Ocak 2011] Bir öneri. ...
Taha AKYOL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™