Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Baro Birbirine Zıt Ve Rakib İnsanların Saygı Ve Sevgi İle...
16 Ekim 2012, Av. M. Haşim MISIR
, Av. M. Haşim MISIR

Baro Birbirine Zıt Ve Rakib İnsanların Saygı Ve Sevgi İle İçtima Edebildikleri Yegâne Beşeri Müessesedir.

Türkiye Barolar Birliği’nin 1980–1983 yıllarında başkanlığını yapan Avukat Atilla Sav’dan 19 Eylül 2012 tarihli çocuklarıma miras bırakacağım bir mektup aldım. Üstat mektup ekinde Ankara Barosu Dergisi’nin 2002/3 sayısında yayınlanan “SAVUNMA MESLEĞİ TARİHİMİZDEN BİR YAPRAK, BİR MESLEK USTASI” başlıklı yazısını göndermek inceliğinde bulunmuş ve Vasfi Raşit Seviğ ve Saffet Nezihi Bölükbaşı ustalarımızın “savunma hakkı konusunda önemli köşe taşı sayılacak eylemlere öncülük ettiklerini” bildirerek unutulmamaları gerektiğini bildirmiştir. Kendisine içtenlikle katılıyorum. Bu değerleri unutmak ne yazık ki barolarımızın alzheimer hastalığı! Günümüzde baroculuk yaptığını sananlara rehber olur inancıyla Halit Reşit Seviğ’in genel kurul konuşmasını kısaltarak takdirlerinize sunuyorum.

Tarih 16 Temmuz 1960. Yer Ankara Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonu. Toplantının konusu Ankara Barosu’nun Olağanüstü Genel Kurulu. Gündem “171 imzalı önergede yazılı hususlar ile bu konuda Baro Yönetim Kurulu’nun yazılı açıklamasının görüşülmesi, gerekirse Baro Başkanı, Yönetim Kurulu ve yedek üyelerinin seçilmesi”.
171 imzalı önerge olayı Yüksek Adalet Divanı (Yassıada davaları) ile ilgilidir. İstanbul, İzmir baroları Yassıada sanıklarını savunmama kararı almış bu rüzgâr bir kısım Anadolu barolarında da savunma yapmama konusunda ilke kararları alınmasına neden olmuştu.
Ankara Barosu Yönetim Kurulu 9 Haziran 1960 günü ikiye karşı çoğunlukla aldığı kararla savunma yapmama isteminin “3499 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 73. maddesi gereği Yönetim Kurulu’nun hasren tadat edilen yetkisi dışında olması ve kişilerin avukat seçme özgürlüğüne müdahale olduğu…” gerekçesi ile reddine karar vermiş ve 30 Haziran 1960 tarihli kararla olağanüstü genel kurul kararı almıştır.

Genel Kurul’da konuşan Halit Raşit Seviğ “Sevgili arkadaşlarım, bu mesleğe on dokuz yaşında girdim ve ilk defa olarak Baro’nun bu oturumda temellerinin atılmakta olduğunu görüyorum. Arkadaşlar hem hürriyet diyorsunuz, hem tahakküm ediyorsunuz… Su aka aka yolunu bulurmuş, pınarda menbasında biraz bulanıkmış. Kaynamaya başlayan şu pınarda da ortalık biraz bulanık ama zararı yok. Aka aka yolu bulacağız… Bizim bu konuşmalarımızdan, bu münakaşalarımızdan tecrübeler doğacaktır. Tecrübeler! Daha baro tecrübelerine mazhar olmamış bir memlekette tecrübeler bu konuşmalardan çıkacaktır. BARO BÜTÜN FİKİRLERİN, BÜTÜN HAREKETLERİN SIĞINACAĞI BİR SIĞINAKTIR… Orada herkes var. Cumhuriyetçiler var, halkçılar var, anarşistler var…Yani bunlar teker teker yok, topyekûn mevcut… Bütün Avrupa barolarını elimden geldiğince araştırdım. Oralarda her fikri temsil eden avukat grupları var…BARO BİRBİRİNE ZIT VE RAKİB İNSANLARIN SAYGI VE SEVGİ İLE İÇTİMA EDEBİLDİKLERİ YEGÂNE BEŞERİ MÜESSESEDİR… Şimdi bu takrir hangi zihniyetin, esas hareketin eseri olursa olsun Baro İdare heyetine tevcih edilmeyip de mesela Cumhuriyetçi Avukatlara tevcih edilseydi belki bende iftiharla iştirak ederdim. Amma Baro İdare heyeti işaret ettiğim gibi BÜTÜN ZIT DÜŞÜNCELERİ TOPLAYAN CAMİANIN TEMSİLCİSİDİR. Yemin ederim ki, bu günkü sinirli havada konuşmalarımız bizi bir gün birbirimizin yüzüne bakamayacak hale getirecektir… Baro yalnız hizmet içindir, yalnız müdafaa içindir… Müdafaa ne demektir? Müdafaa avukatın esas vazifesidir. Kim olursa olsun, avukata müdafaa için müracaat ederde avukat müdafaa edemez… Müdafaa heyeti hâkimeyse kıymet vermek demektir. Türkiye’de hürriyet yok diyoruz. Çünkü filan adamı hakim karşısında kimse müdafaa etmiyor. Hâlbuki bir davada müdafaa esastır… Şunu arz edeyim ki, bunların müdafaasını içinizde alması en müsteb’ad olan benim. Çünkü bütün hayatım bunlara muhalefetle geçmiştir. Bu itibarla müdafaalarını nasıl olabilirim? Fakat müdafaa edilmeleri imkânını mesleğim itibarıyla müdafaa eden bir arkadaşınızım. Dediğim gibi Cumhuriyetçi avukatları itham edeydiler, belki onlarla beraber cübbeleri bırakmaya gitmeyi kabul ederdim. Amma idare heyetini ithama ve bu yolda karar almaya hiçbir suretle hakkımız yoktur. Buna yaparsak, bizde aynı hastalığın içine düşmüş olacağız. Demokrat Parti’ye intisabın bir günah olmadığı zamanda intisap etmiş arkadaşları katiyede bakışlarımla, ithamlarımla ezmem. Buna hakkım yoktur. Bu hal ve zaaf ancak geri siyasi cemiyetlerde olur. Reyinizle, kararınızla, tasvibinizle getirdiğiniz arkadaşları bühtan altında bırakmayınız. Onlara bu eziyeti vermeyiniz. Onlar bizden daha asil davranıyor. Beğenmezseniz çekiliriz diyorlar. Biz onları reyimizle yücelteceğiz. Her türlü tecavüzden korumaya mükellefiz. Hepinizi saygı ve muhabbetle kucaklarım” der ve genel kurul bu konuşma ile biter.

Genel Kurul kararına karşın Yassıada’da savunma üstlenen Başkan Nezihi Bölükbaşı üstün bir özveri ve erdemle kendi isteği ile başkanlıktan ayrıldı. 1964 de yeniden başkan seçildi.

Önemli barolarımızda seçim bitti. Ancak bire bir avukatların, baro yönetimlerinin bu olaydan çıkartmaları gereken önemli dersler var.

1-Avukat bilmeli ki yönetim güçlü ise kendisi de güçlüdür, güvendedir. Seçtiği yönetimi her türlü tecavüzden korumakla mükelleftir.
2-Avukat seçim yarışı olsa da eleştirilerinde objektif ve olgun olmalı, mesleğin kamudaki itibarı ile oynamamalıdır. Bir gün hasım gördüklerinin yüzüne bakamayacak hale gelmekten özenle kaçınmalıdır.
3-Baro yönetimleri birbirine zıt ve rakib insanların saygı ve sevgi ile içtima edebildikleri yegâne beşeri müessesenin temsilcisi olduklarını asla unutmamalı, kararlarında tarafsız olmalı, yönetim odalarına siyaset ve seçim asla girmemelidir. Seçimde söylenen yaşananlar unutulmalı, mesleğe meslektaşa nasıl yararlı olurum tek amaç ve düşünce olmalıdır.
4-Baro yönetimleri savunma hakkının kutsallığına içten inanmalı, savunma hakkının önündeki engelleri kaldırmanın yılmaz savaşçısı olmalıdır.

Bu vesile ile Üstat Ord. Prof. Dr. Avukat Halit Raşit Seviğ ve Avukat Saffet Nezihi Bölükbaşı’nı rahmetle anıyor, nur içinde yatsınlar diyor, Üstat Avukat Atilla Sav’a da unutmamız gereken değerlerimizi hatırlattığı için minnet duyuyor, sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Avukat M. Haşim Mısır
 

[Bu yazı 2391 kez okundu]
Av. M. Haşim MISIR

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [36]
[31 Ekim 2014] "Güçlü Birey, Güçlü Avukat, Güçlü Toplum" Avukatlık Kanunu Taslağı ... [26 Nisan 2014] AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI ... [20 Ocak 2014] Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarının Avukatlık Disiplin Hukuku Yönünden Değerlendirilmesi. ... [18 Nisan 2013] İstanbul Barosu Yönetimi Hakkında Açılan Davanın İddianamesi Yürürlükteki Hukuka Aykırıdır! ... [10 Aralık 2012] TBB 'nin Avukatlık Sınavıyla İlgili Kanun Teklifi Hakkındaki Düşüncelerimiz. ... [3 Kasım 2012] Mesleğin İtibarı Timsahın Gözyaşlarıyla Korunmaz. ... [19 Eylül 2012] İstanbul Barosu Seçimlerinde Kullanılan Üslup Yürekler Acısı ... [10 Eylül 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (4) ... [27 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (3) ... [9 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (2) ... [30 Temmuz 2012] Avukatlık Kanun Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler ... [30 Haziran 2012] Mesleki Sorumluluk Sigortası Şarttır. Mutlak Düzenlenmelidir ... [21 Haziran 2012] AVUKATLIK AKADEMİSİ NASIL KURULMALIDIR? ... [7 Haziran 2012] Avukatlık Kanun Tasarısı Tartışmaları Gündemde Tutulmalıdır. ... [23 Mayıs 2012] ADALET OLMADIKÇA YÖNETİMİN FAYDASI OLMAZ ... [12 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşlerimiz ... [3 Nisan 2012] BAROLAR DEĞERLERİNİZE SAHİP ÇIKIN ... [12 Mart 2012] Mustafa Kemal Atatürk'ün Avukatlık Mesleğine Bakışı ... [9 Ocak 2012] Avukatların Sorunlarını Mesleğe İnananlar Çözer ... [13 Aralık 2011] Arabuluculuk Tekel Hakkımıza Açık Bir Saldırıdır. ... [1 Kasım 2011] AVUKATIN ÜSTÜ ARANABİLİR Mİ? ... [3 Haziran 2011] Erdemli Hukuk Adamı Toplumsal Uzlaşmadan Yana Olmak Zorundadır ... [2 Mayıs 2011] Meslek Kuralları İle Oynayarak İtibarınızı Artıramazsınız ... [16 Nisan 2011] CEZA DAVALARINDA DA TEMYİZ HARCA TABİ ... [5 Nisan 2011] BAROLAR SUSMAKLA HİÇ BİR KAZANIM ELDE EDEMEZ ... [17 Şubat 2011] Savunma hakkı kutsaldır. Koşullar ne olursa olsun kullanılmalıdır ... [24 Ocak 2011] HUKUK HERKESE LAZIM BARİ İMRALIYA SORUN ... [7 Ocak 2011] TİMSAH GÖZYAŞLARI İLE İNSAN HAKLARINI YAŞAMA GEÇİREMEZSİNİZ. SİYASET DE, YARGI DA NE YAZIK Kİ İFLAS ETTİ. ... [9 Aralık 2010] AİHM KARARLARI IŞIĞINDA AVUKATIN CEZA YARGILAMASINDAKİ ROLÜ ... [22 Kasım 2010] AVUKATLIK MESLEĞİ VE TATİL ... [29 Ekim 2010] Avukat kökenli milletvekilleri ile sorunlarımızın çözümünü daha çok beklersiniz ... [3 Ekim 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNİN EN BÜYÜK DÜŞMANI NE YAZIK Kİ AVUKATLAR ... [25 Mart 2010] YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DEMOKRATİK DARBE ... [18 Mart 2010] AVUKATLIK SINAVI HAKKINDA ... [8 Mart 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNDE REKLÂM NEDEN YASAKTIR ... [31 Ocak 2010] REDDİ HAKİM DİLEKÇESİ ÖRNEĞİNİN BAROYA BİLDİRİMİ NEDEN GEREKLİ ...
Av. M. Haşim MISIR
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™