Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş
12 Ekim 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

ÇEKİMLERİ İstanbul’da yapılan Taken 2 (Takip: İstanbul) isimli filmi Amerika’da izleyen basketbolcu Mehmet Okur Twitter’da tepkisini şöyle dile getiriyor:
 

“Filmde üçüncü dünya ülkesi gibi görünüyoruz. 80’lerden kalma polis arabaları, siyah peçeli kadınlar. Modernliğinden eser yok. Bütün dünya Türkiye’yi bu şekilde tanıyacak.”

Okur’un tepkisi klasik bir şehirli Türk’ün göstereceğinden farklı değil.

Batılının hakkımızda ne düşüneceğini çok önemseyen, içinde yaşadığı toplumu sadece kendi çevresinden ibaret zanneden, modernleşmeyi kılık kıyafete indirgeyen bir bakış bu. Okur’un da kendisini bundan kurtaramamasında şaşılacak bir durum yok.

Sakallı Celal’in dediği gibi “Türkiye Doğu’ya giden bir gemidir, bazıları güvertede batıya doğru koşarak Batı’ya gittiklerini zannederler.”

Öte yandan filmin Türkiye’yi çok da benzemediği bir şekilde gösteriyor olmasına da şaşırmamak gerek.

Batı’nın Doğu’ya bakışı bu, taşıdığı ırkçı tonlara göre de derecesi artar ya da azalır. Doğulunun ötekileştirilmesine yarar. Karikatürlerde, filmlerde kötü karakterlerin Arap ve son yıllarda da özellikle Müslüman olmasının nedeni budur. Oryantalist bir bakıştır, olanı değil, görmek istediğini ve hayalinde yarattığını görür. Merak ettim, Kültür Bakanlığı bu filmi destekledi mi acaba?

Gelelim Türkiye’nin bir “üçüncü dünya ülkesi” gibi gösterilmesi meselesine!

Uluslararası istatistiklere bakarsak ekonomimiz şu kadar büyük, hızla gelişiyoruz filan ama insani gelişme endekslerinde hep sonlardayız.

Filmin eğrisi, tam da bu noktada doğrusuna denk gelmiş demek ki!

Paşa buraya yumruk havaya!

GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Akçakale’ye gerçekleştirdiği ziyarette yumruğunu havaya kaldırarak, “Buradayız, dimdik ayaktayız. Yapılan saldırılara karşılık verdik, devam ederse daha şiddetlisini yapacağız” dedi.

Suriye sınırına kadar gidip, orada mevzilenmiş askerleri ziyaret etmesi bir Genelkurmay Başkanı için yapılması gereken bir iştir, buna kuşku yok.

Askerin morali için, hazırlıkların en üst rütbedeki komutan tarafından denetlenebilmesi için yararlı olduğuna da eminim.

Ama bunun maçlardaki gibi bir “yumruk gösterisine” dönüşmesi ve üstüne bir de “siyasi mesaj” sayılması gereken “Daha şiddetlisini yapacağız” sözlerinin söylenmesi bana doğru gelmiyor.

Bunu sadece Orgeneral Necdet Özel için söylemiyorum, önceki genelkurmay başkanlarının bu tür çıkışlarını da eleştirmiştim, bunu da yadırgıyorum.

Genelkurmay başkanının işi orduyu sevk ve idare etmektir.

Bunu yaparken de mümkün olabildiğince kışlanın içinde kalmasında yarar var.

Bu tür demeçleri siyasi yetkililer zaten çokça veriyorlar, bir de onun tekrar etmesine gerek yok.

Hep şunu yazıyorum: Günün birinde genelkurmay başkanlarının isimlerini sokaktaki insanlar bilemedikleri zaman asker, gerçek anlamda asıl görevine dönmüş olacaktır.

Karakoldaki sadistler işbaşında

BERGAMA’da bir vatandaşın karakolda dayak yediği olayın görüntülerini internette izleme olanağı buldunuz mu bilmem.

Seyretmediyseniz uyarmak isterim, mideniz bulanabilir, sabrınız taşabilir.

Söz konusu vatandaş 22 Ağustos tarihinde karakola “düşmüş”. Karakola alınmasının nedeni bir kavga nedeniyle gözaltına alınan oğulları için karakola gelmiş bir aileye, arkadaş sıfatıyla eşlik etmesi. (Ailenin babası da bu sırada karakol kapısında kalp krizi geçirip ölmüş.)

Belli ki karakolun kapısında itiş kakış olmuş, polisler de söz konusu vatandaşı gözaltına almışlar.

Olabilir, bunda bir sorun yok. Polise mukavemet bir suçtur ve böyle bir iddiayla gözaltına alınması mümkündür.

Olmaması gereken şey karakolun içinde yaşananlardır.

Vatandaş yere yatırılmış, elleri kelepçeleniyor, o arada da gelen vuruyor, giden vuruyor.

Bir polis, iki polis değil! Üzerinde zıplayan mı ararsınız, geçerken tekme atan mı, kafasını tekmeleyen mi
? Hepsi var!

Vatandaş bağırıyor, inliyor, belli ki bu sesler bazılarına tahrik edici geliyor, yine bağırsın diye gelip işkenceye katılıyorlar.

Sadistçe bir davranış ve bunu yapanların üzerinde polis üniforması var!

Olay 22 Ağustos tarihinde meydana gelmiş, demek ki neresinden baksanız iki aya yakın bir süre geçmiş.Videonun internette yayımlanmasıyla benim bu yazıyı yazmam arasında geçen süre yaklaşık 24 saat.

Videoyu izlediğim andan beri internetten kontrol ediyorum, haberlere bakıyorum, Bergama Emniyet Müdürlüğü’nden bir açıklama yapılmış da değil.

Büyük olasılıkla o polisler hâlâ görevlerinin başındalar, ellerine yeni bir kurban düşmesini bekliyorlar!

İşkence ve kötü muamele ile mücadelenin bir türlü başarılı olamıyor olmasının nedeni de polis amirlerinin, mülki yöneticilerin ve savcıların refleks olarak memurlarını koruma tepkisi göstermeleridir.

Bu tür işlere kalkışanlara ibretlik cezalar verilemediği için de böyle sürüp gidiyor.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1325 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™