Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Başkaldırmak, Başını Bir Güneşe Doğru Kaldırmaktır
29 Eylül 2012, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

Ağır bir haksızlık içeren yasalara itaat borcumuzun bulunmadığını; aksine, uymamak yükümlülüğümüzün bulunduğunu bilmeliyiz.

 

Başkaldırmak, Başını Bir Güneşe Doğru Kaldırmaktır

Haksız yasalara karşı çıkmalıyız. Yargı kararlarınaysa, haksız bile olsalar, uymalıyız. Sokrates bu her iki tutumun adaletin bir gereği olduğunu söylüyor.

Yargıçların, kendisi hakkında, yasaları çiğnediği, sitenin tanrılarından başka bir tanrıya inandığı ve gençleri yoldan çıkardığı için verdikleri ölüm cezasının haksızlığını öfkeyle haykıran dostlarına, “bir de haklı mı olsaydı!” deyiverir. Yargının kararlarına uymak adil olmalarını gerektirmiyor. Sokrates, kaçabilecekken, baldıran zehrini içmeyi, adaletin buyruğu olarak görüyor. O’nda koşulsuz itaat ancak yargı hükmünedir. Yasalara da koşulsuz itaati salık verdiği kanısı yanlıştır.

Yirminci Yüzyıl’da bu duruşa ayrıntılı bir destek gelir. Weimar Cumhuriyeti’nin Adalet Bakanlarından, hukuk filozofu Gustav Radbruch, “hukuk güvenliği” uğruna “yasa”ya verdiği önemi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ciddi biçimde gözden geçirir. Ağır bir haksızlık içeren yasalara itaat borcumuzun bulunmadığını; aksine, uymamak yükümlülüğümüzün bulunduğunu söyler.

Burada da yargı kararlarına uyulacaktır. Yargı kararı, ne denli haksız olursa olsun, toplumun kilit taşıdır. Yurttaşlar onu koşulsuz yerinde tutmaya çalışacaklardır. Bu sonuç, özellikle Hukuk Devleti düzenleri bakımından çok açıktır. Görev, hukuk topluluğundadır. Bu görev, haksız hükümlere götüren adaletsiz yasaları sorgulamak; bunların kaldırılmasına, düzeltilmesine çalışmaktır. Bunlar doğru yasalara rağmen verilmişse, bu eleştirel bakışı ve çabayı bu kez yargılama süreçlerine ve öznelerine yöneltmektir.

Tüm haksız yere hüküm giymiş, haksız yasalara maruz bırakılmış yurttaşları hatırda tutarak ve özellikle onlar için müdafaa edilecek bir satıh vardır. Bu satıh insan haklarımızdır, temel haklarımız, temel özgürlüklerimiz, hukuk devletimiz, demokrasimiz, tüm insanlığımız; bizi insan kılan tüm varlıklarımızdır. Meczupların ve efendilerinin çoğalmasına, güçlenmesine ancak aydınlık bir hukuk düşüncesiyle, birikimiyle karşı koyabiliriz. Bunun bilgisine sahibiz. Bu çok büyük ve gerçek bir zenginliktir. İnsanlık, insanlarından daha bilgedir, daha bilgilidir. Yargıçlarımız, yasakoyucularımız bu insanlıktan yeterince nasibini almış olmalıdırlar. Bunu başarmalıyız. Ülkemiz bu hukukun ve onun yargıçlarının gölgesinde tarih sahnesindeki yerini yeniden almalıdır. Aşağıda, bu bağlamda, ama farklı bir düzlemde gerçekleştirilen küçük bir eylemin uyarı ve çağrı içeren bildirisini duyurmak istiyorum:

Direnen Üniversite Çevresi Basın Bildirisi, 19 Eylül 2012

AKP tüm devlet olanaklarını kullanarak, devleti ve toplumu ‘Siyasal İslam’ temelinde totaliter bir yapıya doğru biçimlendirmeyi kararlılıkla sürdürüyor.

AKP ilk ve orta öğretime dayattığı 4+4+4 modelinin gizli, açık tüm hedeflerini dördüncü ‘+4’ ile üniversiteye de dayatıyor.

AKP bu yolda üniversitelere çok ciddi siyasal ve dinsel mobbing uyguluyor. Örnekleri sayılamayacak kadar çoktur.

12 Eylül 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla AKP, KDV’yi tüm dinsel içerikli kitaplarda %1’e düşürerek, başka bir palazlandırma politikası daha izliyor; ülkenin çoğulcu yayın ve düşünce yaşamına bir darbe daha vuruyor; totaliterleştirme yolunda bir adım daha atıyor.

Anayasa çalışmalarındaki görüşleri tüyler ürpertiyor.

Harp akademilerini kendi arka bahçesinin hizmetine sunuyor.

Bunlar en yenileri… AKP söylediğini yapıyor, yaptıklarını önceden söylemiş bulunuyor. Bugün (19 Eylül 2012, saat 20.00’de) ve burada (Akdeniz Üniversitesi Sosyal Tesisleri’nde) alkollü içecek yasağına karşı bu ’sembolik şarap şişesi açma eylemi’yle, bir ‘sivil itaatsizlik’ gerçekleştiriyoruz.

Sivil itaatsizlik, hukuk devleti idesinin içerdiği üstün değerler uğruna, kamuya açık ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen, bu sırada üçüncü kişilerin daha üstün bir hakkını çiğnemeyen, barışçıl bir protesto eylemidir.

AKP’nin dış politika, ülke bütünlüğü, terörle savaşım konularında taşeron tutumu; bireyin özel ve kamusal varlık dünyasını belirlemeye yönelik kuşatıcı, saldırgan yaklaşımı; Cumhuriyetin Aydınlanma Felsefesine yönelik gizli ve açık saldırıları karşısında tüm üniversitelileri akademik eylemlere çağırıyoruz.

Çocuklarımızın kanını içen, ilkokul çocuklarımızın zihinlerini, ruhlarını burmaya girişen, eline geçirdiği her fırsatta üniversiteye, üniversiter değerlere bağıra çığıra çamurlar atan her siyaset erbabına karşı tüm barışçıl yollarla direneceğiz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Bu eylem damlaları olmadan, tüm uygarlık denizleri kurumaz mı? Siz de birer damla olun. Başınız öne düşmesin, eğilmesin… Kaldırın başınızı!

(Cumhuriyet Bilim ve Teknik)

[Bu yazı 1751 kez okundu]
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [40]
[23 Aralık 2013] Türkiye Barolar Birliği'ne "Müdafaa-i Hukuk" Çağrısı ... [6 Eylül 2013] Facebook'ta Gezi'nen Yazılarımdan - 1 ... [16 Ağustos 2013] Neresi Yanlıştı? ... [4 Mayıs 2013] Hangi Barış? ... [19 Nisan 2013] Yeniden Merhaba! ... [4 Ocak 2013] "Nikbinlik." ... [7 Aralık 2012] YÖK ve Karşıdevrim-2 ... [23 Kasım 2012] YÖK ve Karşıdevrim ... [4 Eylül 2012] Kara Mizah ... [20 Temmuz 2012] Üniversiteler Direnin, Çok Geç Kalmadan! ... [8 Temmuz 2012] Üniversite Hali ... [23 Haziran 2012] Atatürk Cumhuriyeti Sökülürken Direnemeyen Üniversitelerimiz ... [8 Haziran 2012] "Telgrafhane" ... [27 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı (2) ... [13 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı ... [28 Nisan 2012] Üniversiteler Hâlâ Susuyor ... [14 Nisan 2012] Ülke Toprağını Satmayacaksın, İşçiyi Sömürtmeyeceksin... ... [1 Nisan 2012] İçerdekiler ... [16 Mart 2012] "Gülümsemek Direnmektir" ... [3 Mart 2012] Direnen Ülke ... [17 Şubat 2012] Direnen İnsan ... [10 Aralık 2011] 'Romantik Direniş', 'Alakarga', 'Akademik Bilinç' ... [25 Kasım 2011] "Direnen Üniversite" Yankılanıyor! ... [7 Ekim 2011] Tek ve Son Çare! ... [23 Eylül 2011] Üniversite Nedir? ... [9 Eylül 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil Olur? (*) ... [26 Ağustos 2011] Düşündüşleme (*) ... [12 Ağustos 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil olur? ... [29 Temmuz 2011] "Bir Gün Şu Hastalıklı Vatan Canlanırsa..." (*) ... [3 Temmuz 2011] Ne Dersiniz? ... [17 Haziran 2011] Yine Hayatı Olmak ... [6 Haziran 2011] Hayatı Olmak ... [21 Mayıs 2011] Dikkat Bir Aydınlanma Erdemi ... [22 Nisan 2011] Yarın 23 Nisan ... [9 Nisan 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [25 Mart 2010] "Freirechtsschule" ... [1 Mart 2010] Vaziyet ... [22 Şubat 2010] Elsa Türkiye ... [9 Şubat 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [26 Ocak 2010] KARA KÖMÜRDEN ACI TÜTÜNE ...
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™