Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yaşlı Değirmenci, Georgi Dimitrov ve Berlin'deki Yargıçlar
26 Eylül 2012, Deniz KAVUKÇUOĞLU
, Deniz KAVUKÇUOĞLU

Söylence 18. yüzyılın ilk yarısından günümüze kadar gelmiştir. Daha önce de sözünü etmiştim, neden bilmem, içimden yinelemek geldi.

Alman İmparatoru II. Friedrich (Büyük Frederik) Potsdam yakınlarında yazlarını geçireceği görkemli bir saray yaptırmayı planlamaktadır. Ne var ki Sanssouciadıyla anılacak, dönemin mimari başyapıtlarından olan bu sarayın bahçesi olarak öngörülen yerin tam ortasında yaşlı bir değirmencinin değirmeni bulunmaktadır. İmparatorun adamları birçok kez yaşlı adama gidip değirmenini terk etmesini, imparatorun kendisine yeni bir değirmen yaptıracağını söylerler. Adam hiç oralı olmaz. En sonunda imparator gider adamın yanına, önerisini yineler. İş hukuka, kanuna gelince adam Bayım, der, Berlinde hâlâ yargıçlar var!Yaşlı adamın değirmenine dokunulmaz.

Bu söylence Prusya, daha sonra da Alman devletindeki hukukun üstünlüğü ilkesini genç beyinlere kavratmak için okul kitaplarına alınmış bir öyküdür.

***

Georgi Dimitrov (1882-1949) Bulgaristandaki sosyalist yönetimin kurucusudur. Uzun yıllar Komünist Enternasyonalin (Komintern) yürütme kurulunda görev yapmış, 1929 yılında Kominternin Orta Avrupa Bölüm Başkanlığı görevine getirilmiştir. 27 Şubat 1933 tarihinde bir ziyaret nedeniyle Berlindedir. Aynı gün Berlindeki ünlü parlamento binası (Reichstag) kundaklanmış, çıkan yangında büyük zarar görmüştür.

Polis, Dimitrovu yangından sorumlu tutarak yakalar, çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanır ve başka komünistlerle birlikte yargılanır.

Dimitrov yaptığı savunmada, nasyonal-sosyalizmi yerden yere vurduğu, kendisine dünya çapında ün kazandıran konuşmalar yapar. Ve aklanır. 1933 yılında bile Berlinde hâlâ yargıçlar vardır.

***

Hitler rejimi yerini sağlamlaştırdıkça o yargıçlar da birer, ikişer kızağa çekilirler. Yerlerini Nazi yandaşı yargıçlar alır. Giderek hukukun üstünlüğü ilkesi Hitler hukukunun acımasızlığıyla yer değiştirir.

***

Hans Karl Filbinger (1913-2007) muhafazakâr bir Alman siyaset adamıydı. Hıristiyan Demokrat Birliğinin üyesiydi. 1966-1978 yılları arasında Baden Württemberg eyaletinde başbakan olarak görev yapmış, 1971-1979 yılları arasında da partisinin eyalet başkanlığı görevini sürdürmüştü. Önü açıktı. 1973 yılında Hıristiyan Demokrat Birliğinin federal başkan yardımcılığına getirilmişti. Şansı yaver gitse başbakan olacaktı. Ama olamadı.

1978 yılında hakkındaki eski defterler açılmış, eski bir Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi (Nazi) üyesi olduğu, 1943 ve 1945 yıllarında donanma yargıcı iken verilen dört idam kararının altında imzası olduğu ortaya çıkmıştı.

Filbinger, öldüğü güne kadar kendini aklamaya çalıştı ama başaramadı. Faşist düzenin hukuk bekçiliğiniyapmak, masum insanları demir parmaklıklar ardına, darağacına göndermek bağışlanabilir bir eylem değildi.

Lanetliydi, siyaset hayatından çekilmek zorunda kaldı. Çevresi bir anda boşalıverdi. Bir insanlık suçlusu olarak 1 Nisan 2007 günü 94 yaşında yalnızlık içinde öldü.

***

Yargıçlar da insan; onların da tercihleri var doğal olarak. Kimi yaşlı bir değirmencinin, kimi de Hitler gibi zalimlerin yargıcı oluyor. Ama son kararı her zaman toplumun ortak vicdanı veriyor. Prens Hamletin ünlü sözleri Olmak ya da olmamak!tan esinlenerek söyleyelim, Ya Berlindeki yargıçlar gibi sayılmak ya da zalim bir egemenin yargıcı olarak lanetlenmekSoru herhalde bu!

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 2533 kez okundu]
Deniz KAVUKÇUOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [29]
[4 Şubat 2013] CHP'ye Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [30 Ocak 2013] Ulusalcılık Milliyetçilik Değildir ... [28 Ocak 2013] Dünden Bugüne CHP Milliyetçiliği ... [3 Aralık 2012] İslam ve Demokrasi ... [21 Kasım 2012] Hasta Toplum, Şiddet ve Terör ... [11 Kasım 2012] Devrimleri ve Devrimcileri Tartışmak ... [7 Kasım 2012] İleri Demokrasi ve Akademik Özgürlük ... [5 Eylül 2012] PKK Ne İstiyor? ... [1 Ağustos 2012] Çuvallamak ... [29 Temmuz 2012] 'Müslüman Demokratlık' ve AKP ... [25 Temmuz 2012] AKP Müslüman Demokrat Bir Parti Olabilir mi? ... [4 Temmuz 2012] Fıkra Gibi ... [27 Haziran 2012] Kılavuzu Karga Olanın. ... [2 Mayıs 2012] Tencere Yuvarlanıyor Kapağını Buluyor ... [7 Mart 2012] Çokdilli Bir Ülke Olmak ... [4 Mart 2012] 'Özgürlükçü Türkiye' ya da Bir Yandaş Yazar Denemesi ... [29 Şubat 2012] 4+4+4 Üzerine ... [27 Şubat 2012] Kolektif Demokrasi, Uzlaşma Kültürü ... [19 Şubat 2012] Yaşanmış Bir Korku Öyküsü ... [28 Aralık 2011] Aman, Açılmasın! ... [7 Aralık 2011] Hayat, Bir Balıkçı ve Socrates ... [27 Kasım 2011] Dersim: Kim, Kimden, Ne İçin Özür Dilemelidir? (1) ... [20 Kasım 2011] Biraz Utanma ... [17 Ağustos 2011] Laik Bir Ülkede 'Tahammül Edilenlerden' Olmak ... [3 Temmuz 2011] Ne Yapmalı? ... [30 Mayıs 2011] Rüzgâr Dönüyor ... [25 Mayıs 2011] İçi Boş Lakırdılar ... [4 Nisan 2011] Hava Dönmektedir ... [28 Şubat 2011] Türkiye Büyük Millet Meclisi Gençleşmelidir ...
Deniz KAVUKÇUOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™