Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Balyoz'da koramiralin mektubu
25 Eylül 2012, Yalçın DOĞAN
, Yalçın DOĞAN

Mektup geçtiğimiz Mart ayı ortasında ulaşıyor bana.
 

Mektubu gönderen Balyoz Davası sanıklarından, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Abdullah Can Erenoğlu. Mahkeme kararıyla on sekiz yıla mahkum oluyor.

Dava devam ettiği için mektubu o tarihte yayınlamıyorum. Ama, şimdi zamanı. Erenoğlu hem davayı anlatıyor, hem de gönderdiği ek belgelerle mahkemeye sunulan kanıtların sahte olduğunu öne sürüyor. Erenoğlu özetle:

Balyoz olarak isimlendirilen davada, işlemediğim, işlemeyi hiç düşünmediğim, bir başkasının işlemesine de kesinlikle karşı olacağım iftira niteliğindeki sözde darbe teşebbüsü suçlamasıyla aylardır tutukluyum.

Haksız yere tutuklanmam sonucu en temel hakkım olan özgür yaşama hakkım elimden alındı. Aynı zamanda Deniz Kuvvetlerimizde büyük emekler ve özverili çalışmalarla elde ettiğim 45 yıllık başarılı, onur ve gurur verici kariyerim sona erdirildi”.

“1500 SAHTECİLİK

Koramiral Erenoğlu mektubunda şöyle devam ediyor:

“Askeri vesayetin sona erdirilmesi ve hiç kimsenin hukukun üzerinde olmadığını göstererek Türkiye’nin demokratik sürecini güçlendirme örtüsü altında Türk Silahlı Kuvvelerinin Atatürkçü ve vatansever askerlerini tasfiye etmek, geride kalanları sindirmek amaçlı bir tertip olan bu davada sayısı 1500’ü geçen sahtecilik, gerçeklere aykırılık ve çelişki açıkça ortaya kondu.

(...) Bu davada sahteliği ispat edilmemiş tek bir delil ve ciddiye alınacak hiç bir yasal dayanak kalmamıştır.

(...) Davanın çıkış noktası olarak iddia edilen ve 05-07 Mart 2003 tarihleri arasında 1. Ordu Komutanlığında icra edilen plan seminerine üç gözlemci dışında, denizci personel katılmamasına rağmen, 365 sanıktan 156’sı denizcidir. 156 denizcinin 106’sı tutukludur ve bunların içinde şahsım dahil, çok önemli görevlerde bulunan 25 muvazzaf amiral vardır”.

ADİL YARGILAMA YOK

Erenoğlu mektubunu şöyle bitiriyor:

“(...) Adil bir yargılama yoktur. Peşinen suçlu ilan edip, önce tutukla, sonra yargıla, anlayışıyla aylardır, kimimizin yıllardır tutukluluk halinin sürdürülmesi, ileride telafisi mümkün olmayacak insan hakları ve hukuk ihlalidir”.

Mektubun on iki sayfalık ekinde “Sahtecilik Örnekleri” anlatılıyor. Kanıt olarak sunulan belgelerin tarihleri ile darbe planı tarihi birbirini tutmuyor. Örneğin, 2002’de NATO Komutanlığında oluşturulan bir veriden söz ediliyor oysa, o komutanlık 2004’te kurulmuş. Ya da darbe planı 2003’te ama, 1998 ve 2000’de vefat eden iki tuğamiral “darbeci” görünüyor.

Koramiral Erenoğlu mektubunda on altı ayrı örnek anlatıyor.

Mahkeme bunları ne kadar dikkate alarak karar verdi? Zaten sorun bu. “Adil yargılama olmadığı” iddiaları. Hem bu çok temel iddialar, hem de sanıklara “en üst sınırdan ceza” vermek adaletin ağır yara almasına yol açıyor. Kararda inandırıcılık kayboluyor.

Babalık, kocalık ve rütbe

BALYOZ kararında “sanıklar babalık ve kocalık haklarından yoksun” bırakılıyor. Saygın bir hukuk bürosundan aldığım bilgiye göre:

Ceza hukukumuzda babalık hakkı kavramı var. Sanık, çocuğunun velayetini alamıyor. Ancak, modern hukukta kocalık hakkı yok. Eskiden erkeğin eşi üzerindeki egemenliği dikkate alınır ve kocalık hakkından söz edilirdi. Evrensel hukuk ailede artık eşitliği sağlıyor, kocalık hakkı diye bir kavramı kaldırmış bulunuyor. Uygulaması yok”.

Bu, Balyoz kararlarında merak edilen konulardan biri. İkincisi, rütbe konusu. Yine aynı bürodan aldığım bilgiye göre, cezalar kesinleştikten sonra, beş yılı geçen ağır hapis cezası nedeniyle, rütbeler geri alınıyor.

Gerekçeli karar edebiyatı

SALT hukuk açısından mahkemelerin verdiği kararlarda nihai söz söylemek, görüş açıklamak için pek çok kişi aynı noktada birleşiyor:

Hele bir gerekçeli karar açıklansın”.

Gerekçeli karar, kararın nedenini, kanıtların nasıl değerlendirildiğini içermesi açısından elbette önemli. Ama, şimdi kararı içine tam sindiremeyen ve fakat özde karardan yana tavır alan pek çok kişi, “gerekçeli kararı görelim” diyor.

Karar ortada. Gerekçeyi görünce, fikirler çok mu değişecek? “Gerekçeli karar” edebiyatına inanmıyorum.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1266 kez okundu]
Yalçın DOĞAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [32]
[21 Şubat 2013] Amiralden enerji konferansı ... [8 Şubat 2013] Tuncay dimdik, Ergenekon'u ezberlemiş ... [2 Şubat 2013] 'Abdest; sizin Mustafa Kemaliniz; faşistler' ... [30 Ocak 2013] Genel başkanın yumruğu ... [20 Kasım 2012] Esad: 'Bu laiklik savaşıdır' ... [13 Kasım 2012] 'Güneşi göster' ... [10 Kasım 2012] Şu çılgın Mustafa Kemal ... [1 Kasım 2012] Türkiye işkencede sözünü tutmadı ... [26 Eylül 2012] Bu mu Adil Yargılama ... [21 Eylül 2012] BDP seçmeninden büyük sürpriz ... [6 Eylül 2012] Anlaşılan devlet yolsuz kaldı ... [19 Haziran 2012] Bir kaç milyon kişi hapse girebilir ... [30 Mayıs 2012] Yakında Meclis'te kıyamet kopacak ... [17 Mayıs 2012] AA'yı izle, 'eşsiz avantaj' yakala ... [16 Mayıs 2012] Bu kameralar neden var ... [29 Mart 2012] Türkçesi titretiyor, kendisi yürü ya kulum ... [24 Mart 2012] Arap Baharı'ndan Arap cehennemine ... [21 Şubat 2012] Ama seçilmişler hâlâ hapiste ... [20 Ocak 2012] Nerede örgüt var nerede yok ... [6 Ocak 2012] Cemaat ve AKP -şimdilik- aynı tastan su içmiyor ... [10 Aralık 2011] Aaaaa, savcının görevi müftüye ... [11 Kasım 2011] Van'da hasar tespiti soruları ... [4 Kasım 2011] Yargıtay'a armağan: Önceki hükümet programı ... [13 Ekim 2011] Tek yanlı adalet ... [8 Ekim 2011] Anayasa sihirli değnek olmayacak ... [20 Eylül 2011] Ganz Unten (En Alttakiler) ... [3 Eylül 2011] İki bin beş yüz yıl önce mahkemeler bir günde bitiyor ... [23 Ağustos 2011] Hukuk bir kez susmaya görsün ... [20 Ağustos 2011] Acılarımız bize yol göstersin ... [22 Haziran 2011] Güneydoğu'da asker sandıklarından AKP çıktı ... [5 Mayıs 2011] Benzin pompaları, vergi memuru gibi ... [11 Aralık 2010] Arkadaşlar, Kürtler gidiyor sanki ...
Yalçın DOĞAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™