Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İKTİDARDA BÜYÜK KAVGA
24 Eylül 2012, Mehmet TEZKAN
, Mehmet TEZKAN

Adını söylemeyeyim, Başbakan’a en yakın gazeteyi biliyorsunuz.. Pazar günü Finans sayfasını açtım.. Akaryakıta, otomobile, konuta, içkiye yapılan zamları duyuran habere atılan başlık şu..
Yanlış yönet halka ödet..
Dokuz sütuna..Üç de fotoğraf koymuşlar.. Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın..
Memleketi yanlış yönetmişler, halka ödetiyorlarmış..
Vay anasına dedim..
Gazetenin adına bir daha baktım.. Evet o.. Başbakan’a en yakın olan gazete..
AKP’ye demiyorum..
Hükümet’e demiyorum..
Başbakan’a en yakın olan gazete diyorum..
*
Yanlış yönet, halka ödet altında şu cümleleri yazmışlar..
Haber şöyle..
“Ali Babacan, Erdem Başçı, ve Mehmet Şimşek’in yanlış politikaları sonucu ortaya çıkan zam gereği Türkiye’yi yeni bir sarmala daha sokuyor. Özellikle akaryakıta yapılan zamların etkisiyle artan maliyetler enflasyona yansıyacak. Bu durum önümüzdeki günlerde Hazine ihalelerinden tüketici kredilerine kadar birçok alanda beklenen faiz düşüşüne engel olacak. Merkez Bankası da enflasyon gerekçesiyle politika faizini indirmekte zorlanacak.”
Bu satırların üstüne de şu ara başlığı atmışlar..
Lobi bağıracak: Enflasyon arttı faizi artır..
*
Zamma iktidar açığını kapıyor, orasını burasını yamıyor diye bakmayın..
Kavga büyükmüş!..
Faizcilerle faize karşı çıkanların savaşıymış,,
Yaptıkları da şuymuş..
Aşırı sıkı para politikası uygulanmış, bu sebeple büyüme hedefinin altında kalınmış, dolayısıyla bütçe açık vermiş..
Bunu yapan kim?
İsmi zikredilen üçlü..
Başbakan’a en yakın duran gazeteye göre memleketi yanlış yönetmişler acısını bizden çıkarıyorlarmış..
*
Peki, Başbakan bu işin neresinde?
Yanlış yönetimin bedeline halka ödetenler içinde Başbakan da var mı?
Yokmuş!
Nereden anlıyoruz..
Tam yan sayfasında verilen haberden.. Başbakan büyümede freni kaldıracağız demiş.. Yani Babacan ile Başçı’nın uyguladığı politikaya karşı çıkmış..
*
Şu da varmış..
Başbakan’a en yakın gazetenin yazdığına göre; ekonomi yönetiminin vergi artışıyla vatandaşın cebinden aldığı 8.5 milyarın neredeyse yarısından fazlası Merkez Bankası’nın faizi yüksek tutması nedeniyle artan faiz ödemelerine gidiyormuş..
Yok artık mı diyeyim..
Yuh artık mı?
İktidarın ekonomi kanadı resmen bizi soyup soğana çeviriyormuş..
Daha bitmedi..
Şu notu da düşmüşler..
Toplumun yüzde 1’lik kesimi ve bir bölüm yabancı yatırımcının kazandığı fazla faizin faturası dolaylı vergilerin arttırılmasıyla tüm vatandaşlara çıkacak..
*
Başka söze gerek var mı?
Bunları yazan Başbakan’a en yakın gazete..

Balyoz’daki bariz faullerin nedeni

Balyoz davasını demokrasinin zaferi sayanların da.. Tamamen tezgah olduğunu söyleyenlerin de.. Türkiye’nin Nürnberg’i ilan edenlerin de ortak paydaları var: Bariz usul hataları yapıldı..
Gerçek şu.. Usul hatalarıyla asrın davası zedelendi.. Tartışmalı hale geldi..
Nedir bunlar?
BİR: Darbe sonrası görevlendirme belgelerine adı yazılanlar da mahkum oldu.. Belki haberleri bile yoktu..
İKİ: Lehte deliller iddianameye yansıtılmadığı gibi, mahkeme heyetiyle paylaşılmadı..
ÜÇ; Mahkeme delil değerlendirmesi yapmadı..
DÖRT: En önemli iki tanık dinlenmedi.. Biri dönemin Genelkurmay Başkanı öteki Kara Kuvvetleri komutanı idi.. Her şeyi bilen kilit isimlerdi..
BEŞ: Emir verenle emir alan ayrımı yapılmadı.. Alt üst ilişkisi..
ALTI: O tarihler de yurt dışında olan kişiler bile mahkum oldu..
Daha da sıralanabilir.. Uzatmaya gerek yok.. Davanın seyrindeki fauller bunlar..
*
Gelelim kilit soruya..
Bunları bizler görüyoruz da mahkeme heyeti görmüyor mu? Usul hatası yaptığını bilmiyor mu?
Bilmez mi?
Deliller ele alınmadan savcının esas hakkındaki mütalaasını vermesi de usul hatası.. Göstere göstere faul...
*
Bütün bunları alt alta koyunca bu hataların bilerek yapıldığı kanısı doğuyor.. Niye peki?
Topu Yargıtay’a atmak için!..
Bence mahkeme işin içinden çıkamadı, bu yöntemi seçti.. Bile bile usul hatası yaptı!..
Bundan sonra olacakları söyleyeyim..
Yargıtay büyük bir ihtimalle verilen kararları usulden bozacak..Mahkeme usul hatalarını giderip yeni bir karar verecek.. O yeni kararla bir kısmı tahliye olacak, bir kısmı beraat edecek.. Dosya yeniden Yargıtay’a gidecek.. Mahkeme belki başka usul hataları yapacak..
Bariz fauller.. Yargıtay yeni bir karar daha verecek, falan filan..
Türkiye çok uzun süre 2003 yılında darbe planı yapıldı mı yapılmadı mı öğrenemeyecek?
Tartışması da hiç bitmeyecek..
Çünkü bitmesi istenmiyor.. Gördüğüm bu..

Ete soğan doğrama vakti

Bu işler gazete sayfalarına döküldüğünde, savcılık devreye girip soruşturma açıldığında mikrofonlar Hilmi Özkök ’e çevrilmişti..
Dönemin Genelkurmay Başkanı idi..
Komutanların darbe yapma isteğine karşı çıkmıştı.. Geçit vermemişti.. Ankara’daki toplantıları da İstanbul’daki semineri de bilen en yetkili kişiydi..
Soruldu..
Kasaptaki ete soğan doğramam dedi..
*
Aradan iki yıldan fazla zaman geçti.. Et kasaptan alındı, mutfağa getirildi, marine edildi, jülyen kesildi, veya kuşbaşı yapıldı, sıra soğana geldi..
Özkök hala soğanı doğramıyor..
İleri de diyor; ileride konuşacakmış, değerlendirme yapacakmış..
Yani soğanı doğramayacak
İyi de..
Etin bekletme süresi var.. Ya et kokarsa!.. Soğanı doğramaya hacet kalmazsa..
Sordum soruşturdum tam vaktidir dediler..
Soğan doğrama zamanıdır..
Dönemin Genelkurmay Başkanı’na duyurulur..
Et hazır soğanı bekliyoruz..
 

(Milliyet)

[Bu yazı 1335 kez okundu]
Mehmet TEZKAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [52]
[25 Eylül 2013] Koalisyon çıktı Almanya yandı mı? ... [18 Temmuz 2013] GÜNEYDOĞU'DA Bİ ŞEYLER OLUYOR ... [6 Mayıs 2013] GENEL SEÇİM YEREL SEÇİMLE ... [12 Nisan 2013] BARIŞ SÜRECİNE İLK SABOTAJ! ... [10 Nisan 2013] BARO DOSYASINA SEHVEN KAZMA!.. ... [21 Şubat 2013] YENİ TÜRKİYE BU MU? ... [15 Şubat 2013] ISLAK İMZALI DARBE ZİRVESİ ... [8 Şubat 2013] TÜRKİYE 2015'TE BÖYLE YÖNETİLECEK ... [3 Aralık 2012] 'Yetmez ama evet'çiler gibi olmayalım!.. ... [20 Kasım 2012] BAŞBAKAN KARARLI SİSTEM DEĞİŞECEK ... [15 Kasım 2012] MUHAFAZAKAR İKLİM KALICIDIR ... [13 Kasım 2012] Cuma Günü Mühim Bir Duruşma Var ... [30 Ekim 2012] BARİYERLERİ AŞTIK ANITKABİR'E VARDIK ... [18 Ekim 2012] MÜSLÜMANLARIN İKİ BÜYÜK ZAAFI ... [21 Eylül 2012] ÖLÜM BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI ... [27 Ağustos 2012] CHP'DEN Bİ ŞEY OLMAZ YAZISI ... [17 Ağustos 2012] ALÇAK BASINÇ ATMOSFERİ ... [14 Ağustos 2012] Doğu'lu vekillere gözdağı ... [29 Temmuz 2012] İBADETİ ÖĞRENMİŞ AHLAKTAN HABERİ YOK ... [27 Temmuz 2012] DEMOKRASİ BİRAZ ZOR! ... [13 Temmuz 2012] SSCB GİBİ OLUYORUZ.. ... [4 Temmuz 2012] ŞİKE KARARI EMSAL OLUR ... [2 Temmuz 2012] OTORİTER DEVLETİN AYAK SESLERİ ... [29 Haziran 2012] İMAM HATİP DÜZENİ KURULDU ... [25 Haziran 2012] SAVAŞA MI GİRİYORUZ? ... [19 Haziran 2012] 'AT İÇERİ' NİN SONUCU ... [17 Haziran 2012] KÖŞK'ÜN YARISI TAVA YARISI IZGARA OLDU ... [10 Haziran 2012] KUTSAL İTTİFAK ÇÖKTÜ; EVLİLİK BİTTİ ... [7 Haziran 2012] AYAR ÇEKEREK SİSTEM KURULMAZ ... [4 Mayıs 2012] BU NE KİNDİR BU NE NEFRET ... [22 Nisan 2012] AKILLI TAHTAYA DEĞİL SONUCA BAK ... [8 Nisan 2012] ORASI ÜNİVERSİTE O BİLİM İNSANI!.. ... [6 Nisan 2012] 12 EYLÜL DEĞİL, İKİ DARBECİ YARGILANIYOR ... [1 Nisan 2012] Önemli olan tarihin nasıl yazacağıdır! ... [23 Mart 2012] DARBECİ EVREN'İN RANTINI YİYENLER ... [7 Mart 2012] YÜZDE 50 BU MU DEMEK? ... [1 Mart 2012] FIŞKIRAN CESETLER VE MEDYANIN HALİ ... [20 Şubat 2012] 'KORKU TOPLUMU YARATILMAKTA' ... [20 Şubat 2012] MİT KRİZİNDE KORKUTUCU SENARYO ... [19 Ocak 2012] VİCDAN NE YANA DÜŞER USTA!.. ... [12 Ocak 2012] JURİSTOKRASİ ... [6 Ocak 2012] AKP DE TÜRKİYE DE YOL AYRIMINDA ... [25 Aralık 2011] HER MUSİBETTEN BİR İYİLİK DOĞAR ... [14 Aralık 2011] UZUN TUTUKLULUK.. ASIL SEBEP.. ... [25 Kasım 2011] MEŞGULİYETLE OYALAMA YÖNTEMİ ... [11 Kasım 2011] LALE GİBİ SEÇECEĞİZ AMA NE ZAMAN? ... [9 Kasım 2011] 2011 MODEL DEMOKRATLIK ... [17 Ekim 2011] ZAMMI TEĞET GEÇİRME TAKTİĞİ ... [9 Ağustos 2011] MAHKEME 10 GÜN NEDEN BEKLEDİ? ... [25 Temmuz 2011] 1993'ÜN YÖNTEMİ 2011'E UYAR MI? ... [22 Haziran 2011] YÜZDE 50 İŞTE BÖYLE OLDU ... [7 Ocak 2011] 'EVET'LE 'HAYIR'IN EĞİTİMLE İLİŞKİSİ.. ...
Mehmet TEZKAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™