Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Tefrika'yı savunmak!
25 Ocak 2011, Nuray MERT
, Nuray MERT

Bu ülkede, söz söylemenin, itiraz etmenin imkân ve sınırları hızla yok oluyor. Demokrasinin halihazırda var olan sınırları içinde, sözümüzü söylemekten imtina edersek, kısa sürede, söz söylenemez hale gelecek haberiniz olsun!
Başbakan’ın öfkesinden, iktidarın tahammülsüzlüğünden söz etmiyorum. Daha kötüsü, son derece otoriter bir ‘zihniyet dünyası’nın, iyiden iyiye ortalığı kaplamasından söz ediyorum. Gazete ve şahıs ismi vermeyeceğim, son iki hafta içinde, mevcut iktidarı destekleyen yayın organlarında yer alan bazı köşe yazılarında geçen bazı görüş ve kavramlara dikkatinizi çekmeye çalışacağım. Görün bakın durum ne kadar ciddi, ne kadar vahim!
‘Bir köşe’nin başlığı, ‘Tefrika’ düzeninden ‘tesanüt’ düzenine’. Eski dile aşina olmayan genç okurlar için hemen açıklayayım; ‘tefrika’ ‘farklılık’tan türeme bir kelime, bizde öteden beri ‘ayrışma’ anlamında ve  ‘fitne ve fesat’ ile birlikte kullanılagelmiştir. ‘Tesanüt’ ise ‘dayanışma’ anlamında kullanılır. ‘Ne var bunda, ayrışma kötü, dayanışma iyi değil mi?’ diyenler çıkabilir. Öyle değil! Üstelik, bu başlık altında savunulan; ‘mefkure birliği’ (fikir, amaç birliği). Peki bu fena mı diyebilirsiniz. Evet, fena!
Acı gerçek şu ki, demokrasi dediğimiz şey zaten ‘tefrika’yı, savunmak demek. Farklılık ve farklı düşüncenin kötü değil, tam tersine daha iyi, daha özgürleştirici olduğu kanaati, insanlığın en önemli tarihsel kazanımlarından biri. Bu açıdan, sil baştan ‘mefkure birliği’ fikrine dönmek çok vahim bir gelişmenin habercisi.
Başka bir başlık, ‘Fesat ve vatana ihanet’! Bu başlık altında, ‘fesat ve ihanet’ olarak görülenin demokrasiye ihanet olduğu şeklinde epey laf döndürülmüş ama, siz siz olun nerede ve ne adına ‘fesat ve vatana ihanet’ laflarının hortladığını görürseniz endişelenmeye başlayın. Bu laflarla yola çıkan, canının istemediği şeyi söylediğinizde gırtlağınıza yapışacak demektir.
Kendine liberal diyen bazılarının ‘Büyük Türkiye’nin ‘düşmanları’ndan söz etmesi, CHP muhalefetine, ‘darbeyle yıkamadıkları hükümeti demokratik yoldan yıkmaya çalışıyorlar’ diye ‘itham’ etmesi, normal şartlarda anlaşılır şeyler değil. Ne zamandan beri, muhalefetin demokratik yollardan iktidarı yıkmaya çalışması, kabul edilemez görülüyor izah edilecek gibi değil.
Bir adım ötede, Başbakan’ın danışmanlarından birinin, kendisi ve partisi ile aynı düşüncede olmayanları ‘Doğru’yu bildiği halde yanlışı tercih eden insanlar’ olarak tanımlaması ne demektir? Kendi doğrusunun tek doğru olduğu, diğerlerinin yanlışta ısrar ettiğini ileri sürmek otoriter, hem de katı otoriter bir zihniyetin yansıması değilse nedir?
Nihayet, ‘tarihi özel alan olarak gören muhafazakârları anlamak’tan dem vurulmaya başlanan bir ülke nereye gidiyor olabilir? Nereye gittiğini; Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, bir açılış töreninde yaptığı konuşmada gayet güzel özetlemiş; ‘Gençlerimizi Kızıl Elma ülküsü ile yetiştireceğimiz’ bir ülkeye!
‘İleri demokrasi’ diye diye gidilen yere bakar mısınız?
Not: Kızıl Elma demişken, okumadıysanız, Yıldırım Türker’in dünkü Radikal’de çıkan ‘Kızıl Elma ağız sulandırıyor’ başlıklı yazısına bakmanızı şiddetle tavsiye ederim.

(Milliyet 25.01.2011)

[Bu yazı 1760 kez okundu]
Nuray MERT

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[9 Haziran 2017] Katar'ın başına gelenler ... [15 Ocak 2016] Linç kampanyasına nefer yazılanlar asıl siz kendinizden utanın! ... [31 Ağustos 2015] Merak etmeyin, istedikleri düzeni kuramayacaklar ... [27 Temmuz 2015] Lanetli çözüm, ahmakların seferi ... [13 Nisan 2015] Ülkede Karanlık Bir Sabaha Uyanmak ... [15 Mayıs 2014] Soma Katliamı. Ayrı dünyaların insanlarıyız ... [17 Nisan 2014] Kulak asmayın düşünce tacirlerine! ... [9 Kasım 2013] 'Otoriter muhafazakarlık' ve demokrasi ... [25 Ekim 2013] Muhafazakarların 'Bağımsız Türkiye'si ... [18 Ekim 2013] Bayramda Barış Süreci ... [16 Temmuz 2013] Bu çirkin tablonun ardındakiler ... [17 Mayıs 2013] Suriye politikasının ağır bedeli ... [3 Mayıs 2013] Burası işte böyle bir ülke! ... [10 Nisan 2013] Kuş katliamı ... [9 Şubat 2013] Karanlık Bir Tünelden Çıkış ... [1 Şubat 2013] Masum değilsiniz hiçbiriniz ... [15 Ocak 2012] Sadece cesur insanlar özgür olabilir ... [12 Ocak 2012] Muammalı bir hesaplaşma devri ... [5 Ocak 2012] Muhafazakâr cumhuriyet ... [25 Aralık 2011] Fransa, Türkiye, Suriye ve Ortadoğu ... [18 Aralık 2011] Ortadoğu'da yeni dönem ... [20 Kasım 2011] Herkes fikrini bozmuş! ... [13 Kasım 2011] Bir büyük kompozisyon yarışması ... [25 Ekim 2011] Demokratik 'zihniyet' meselesi ... [13 Ekim 2011] 'Görevimiz tehlike' ... [6 Ekim 2011] 'Bu hal', 'OHAL' mi? ... [4 Ekim 2011] Zizek'in 'yeni oryantalizmi' ... [25 Eylül 2011] Kürt meselesi ve yurtta savaş cihanda savaş ... [22 Eylül 2011] Yeni laiklik tartışmaları ... [20 Eylül 2011] Erdoğan ve Nasır ... [11 Eylül 2011] 'Libya özel sayısı' ... [8 Eylül 2011] İsrail ve Kürt meselesi ... [1 Eylül 2011] İslam Emperyalizmi, Neo-Osmanlıcılık ... [23 Ağustos 2011] 'İslam ve Sosyalizm' ... [16 Ağustos 2011] 'Londra isyanı' ve insanlığın çözülüşü ... [9 Ağustos 2011] Suriye'ye giden 'mesaj' ... [24 Temmuz 2011] Türkiye'nin 'Değerler'i ... [5 Temmuz 2011] Maslahatçı demokrasi ... [30 Haziran 2011] 'İkna Odaları'ndan 'İkna Meclisi'ne ... [26 Haziran 2011] Şeytana uymayalım ... [19 Haziran 2011] 'Kimliğe oy' ve 'yeni statüko' ... [26 Mayıs 2011] Kürt meselesi CHP, BDP ve AKP ... [13 Mayıs 2011] Dere geçilirken değişmeyen at ... [10 Mayıs 2011] Bu hale nasıl geldik? ... [26 Nisan 2011] 'Sol' garezi ... [15 Nisan 2011] Yeni engizisyonlar, yeni cadı avları ... [14 Nisan 2011] İktidar ... [7 Nisan 2011] Devlet için 'demokrasi', devlet için anayasa! ... [22 Şubat 2011] 'Organizma' ve tecavüz! ... [18 Şubat 2011] Tasasız 'demokrat'lar! ... [16 Şubat 2011] Mısır'da 'Post-Devrim', 'Post-demokrasi' ... [10 Şubat 2011] Yeni statüko, Kıbrıs ve demokrasi ... [11 Aralık 2010] 'Öğrenci eylemleri' krizi ... [23 Ekim 2010] Laikliğin teminatı ...
Nuray MERT
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™