Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Pusu davası bitti!
22 Eylül 2012, Necati DOĞRU
, Necati DOĞRU

1960’da “Yassıada” da kurulan nasıl siyasi bir mahkemeyse ondan 50 yıl sonra 2010 yılının ocak ayında  “Silivri” de başlatılan da; taraflı, peşin yargılı, sonucu belli bir siyasi mahkemeydi.

Galiplerin mahkemesi.

Galipler mahkemeyi kurar.

Mağlupları yargılarlar.

Siyasi mahkeme, suçlu yargılamaz. Delilerin sağlamlığına bakmaz.  Şahitlerin doğruluğunu ciddiye almaz. Hukukla tam oyumlu yargılamanın peşinde olmaz. Siyasi mahkeme “mağlupların değerlerini” yargılar. Silivri Mahkemelerinde “3 temel değer” yargılandı ve bu 3 temel değeri savunanlara şu net mesaj verildi:

1-Laiklik elden gidecek.

 

    Sana ne?

2- Tam bağımsızlık elden gidecek.

     Sana ne?

3-Bölünmez bütünlük elden gidecek.

    Sana ne?

Silivri Mahkemesi’ni kuran galipler; “Türkiye Cumhuriyeti’nin 3 var oluş değerini savundukları için” mağlupları yargıladılar. Ve “seçilmiş bir hükümet varsa; o isterse laiklik de elden gider sana ne… Seçilmiş hükümet isterse tam bağımsızlık da elden gider sana ne… Seçilmiş hükümet isterse bölünmez bütünlük de elden gider sana ne…” diyen kararı çıkarttılar.

 

Xxx

 

Bu bir siyasi davaydı.

Türk Ordusu’ndan emekli olmuş generalleri, üst düzey komutanları yargılayarak aslında Türk Ordusu’nu bugün yönetmekte olanlara; “laiklik elden giderse de… tam bağımsızlık elden giderse de... bölünmez bütünlük elden giderse de…” siz kesinlikle aklınızdan “Cumhuriyetin koruyucusu ve kollayıcısı (vasisi) biziz diye geçirip darbe yapmayı düşünmeyeceksiniz” uyarısını yapmaktı.

Balyoz davası geçmişi yargıladı.

Fakat mesajı bugüneydi.

Bugünkü orduya sesleniyordu.

Senin koruyuculuğun bitti.

Senin kollayıcılığın son buldu.

Davada yargıladıklarıma bak.

İbret al!

Artık biz seçilenler varız.

Biz seçilmişler galipleriz.

Galipler,  yenenlerdir.

Mağluplar, yenilenler.

Yenilenler, yenilenlerin başını keserler. Zaten 365 sanıklı Balyoz siyasi davasında yargılananlar da “Biz burada tutuklu değil esiriz, vatan nöbetindeyiz” diyerek kendilerini böyle anlattılar.

 

Xxx

 

Hukuk işlemedi diyorum.

Bir “pusu davası” oldu.

Pusucu gazeteciler peydahlandı. Peydahlatıldı. Pusucu gazetecilik desteklendi, korundu. Onlara, daha dava dosyasına bile dönüşmemiş operasyonlardan savcı ve polis eliyle bilgi sızdırıldı. Toplum yoğun bir “propaganda pususuna” düşürüldü. 2003 yılında yapılmış bir askeri manevra toplantısının konuşmaları, kayıtları 7 yıl bekletildikten sonra 2010 yılında “bir bavul içinde” pusucu gazeteciye; “darbe yapmak için ortam yaratacaklardı. Kendi uçağımızla camileri bombalayacak, kendi uçağımızla kendi uçağımızı düşüreceklerdi” diye getirildi.

O gazeteci de sormadı.

7 yıl neden bekledin?

Neyi bekledin?

Niçin bu dolu valizi 7 yıl önce savcıya götürüp, “bak ülkemizi kan gölüne çevirecekler, harekete geç” demedin?

Adı üstünde pusucu gazeteci!

Bunları sormayı düşünmedi.

 

Xxx

 

Pusu düğmesine 7 yıl sonra basıldı. Galiplerin güçlenmesi beklendi. Fotokopi mi? Kağıt parçası mı? Islak imza mı? Kuru İmza mı? Tartışmaları 1.5 yıl sürdürüldükten sonra orijinal belge adi postayla bir zarf içinde savcıya gönderildi. Dosyalar dolusu sahte bilgi, sonradan yerleştirilmiş dünya kadar sahte CD,  kurulmamış şirketler, yapılmamış oteller, söylenmemiş sözler kanıt olarak hakimin önüne konuldu, dinlenmesi istenen tanıklar çağırılmadı,

Ne fark eder denildi.

Bunlar teferruat denildi.

Balyoz siyasi bir davaydı.

Hukukun çalışması gerekmiyordu.

Davada değerler yargılandı.

Beklenen karar çıktı.

Cumhuriyet’in “3 kurucu değerine” sahip çıkabilmesi halkın ferasetine (anlayış, zihin uyanıklığı, kavrama yeteneği)  kaldı.

Halk, seçimle getirdi.

İsterse seçimle gönderir.

3 değere sahip çıkar.

Çıkmazsa kendi düşen ağlamaz!

[Bu yazı 1670 kez okundu]
Necati DOĞRU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [95]
[25 Ağustos 2014] Vicdana sığmaz! ... [20 Ağustos 2014] Söz! ... [6 Ağustos 2014] Ona oy verene!.. ... [17 Temmuz 2014] Talih Kuşu'nu ağaca bağlayıp vurdurttu! ... [10 Temmuz 2014] Korunan belli! Koruyan açık! ... [29 Haziran 2014] Cılk çıktı! ... [5 Haziran 2014] Demledi! ... [19 Mayıs 2014] Tokatçı! Tekmeci! Fıtratçı! ... [12 Mayıs 2014] Diktatörün psikolojisi! ... [28 Nisan 2014] Kılıç'ı hacamat edecekler! ... [11 Nisan 2014] En korkunç sağır! ... [4 Nisan 2014] 'Putin'imiz oluyor! ... [10 Mart 2014] Sabah'ın yeni sahibine Elazığ içme suyu bağlandı! ... [17 Şubat 2014] Şişkin egolu CHP'li! ... [12 Nisan 2013] Tayyip'in "T"sini de silmeli! ... [4 Nisan 2013] Çıkın-mıkın! ... [18 Mart 2013] Kesme narkozu uyanmasın! ... [13 Mart 2013] Doğayı yok ediyor! ... [28 Şubat 2013] Fedarasyon Başkanı hesapsız çıktı! ... [10 Şubat 2013] Neşter yemiş Paşa'yı ziyaret çocuk aldatma! ... [9 Şubat 2013] Helal Lokanta'ya geldik! ... [18 Ocak 2013] Badem Bıyık Düzeni ve Adana! ... [9 Ocak 2013] Koktu bu ayaklar! ... [24 Aralık 2012] Panter Ceyda ile Koç Murat'ın davası ışık oldu! ... [10 Aralık 2012] Milletvekilimiz sen bize dürüstlük ver! ... [25 Kasım 2012] Kitaplı strateji gitti! Derinlik yerde kaldı! ... [16 Kasım 2012] Onların babası Bakan! ... [6 Kasım 2012] Nimet Hanım, nimetinizi göremedik! ... [18 Ekim 2012] Zengin hacı, fakir hacı uçurumu da açıldı! ... [17 Eylül 2012] Yine şehit var çünkü orada petrol var! ... [7 Eylül 2012] Asıl soru: Böyle zavallı ordu olur mu? ... [26 Ağustos 2012] Çarpıtma cevap geldi! ... [14 Temmuz 2012] Koltuk kapmak için değil... ... [8 Temmuz 2012] Sel öldürmedi! Bakan öldürdü! ... [2 Temmuz 2012] En zevklisi çalışan insanı seyretmek! ... [11 Haziran 2012] Rahminde ticari taş keşfedilince Antalya toprağına kürtaj yapıldı! ... [21 Mayıs 2012] Korkmayan bir işadamı çıktı, Başbakan'a mektup yazdı! ... [18 Mayıs 2012] Memur emeğinin egzoz gazı kadar değeri yok! ... [12 Mayıs 2012] Bugün futbol günü! ... [6 Mayıs 2012] 5 yıldır deniz kıyıyı yedi, projeci iktidar seyretti! ... [18 Nisan 2012] 28 Şubat'dan önce! 28 Şubat'dan sonra! ... [14 Nisan 2012] Askerler ringten atılınca eldiveni halk giyebilse! ... [8 Nisan 2012] Çak çiviyi Doğu'da! Ye pastayı Batı'da! ... [2 Nisan 2012] Eğilmeyen 2 yazarı da attılar! ... [24 Mart 2012] Dinci eğitim reformu "çürümenin" üzerine oturdu! ... [18 Mart 2012] GS ile FB derbi oynuyor, Spor Bakanı kazanıyor! ... [10 Mart 2012] Gazeteciler, eski haberin yeni yanını atladılar! ... [7 Mart 2012] İlkokula dini sokanı hayat da çarpar, Allah da! ... [1 Mart 2012] Seydişehir'in üstüne oturan barajı da patlattı! ... [21 Şubat 2012] Tayyip zengini 4 işadamı neden gizlenir! ... [17 Şubat 2012] Hortumlama zirve yaptı! ... [15 Şubat 2012] Perdeyi aralayan o savcı bir konuşsa! ... [9 Şubat 2012] Biri yoksul tinerci! Diğeri dindar torpilli! ... [3 Şubat 2012] Spor ahlakı acı bir badem midir? ... [27 Ocak 2012] Bakan Bey, Davos'dan koftiyi ambalaja alma tarifi verdi! ... [22 Ocak 2012] Demir gibi geldi kıkırdak oldu! ... [18 Ocak 2012] Devenin hörgücü! ... [10 Ocak 2012] Cambaz! ... [7 Ocak 2012] Gericilik bayramı! ... [2 Ocak 2012] Bombayla ölenleri kurtaracak model vardı! ... [25 Aralık 2011] Millet Meclisi'ni, Parmak Yalama Meclisi yaptılar! ... [21 Aralık 2011] Bizim Cumuhurbaşkanı bugün Paris'de olmalıydı! ... [17 Aralık 2011] Geldi. Yıktı. Böldü. Gitti. ... [13 Aralık 2011] İlahiyatçı vekil pis yalancı çıktı! ... [6 Aralık 2011] Milletvekilleri kukla durumuna düşürüldü! ... [2 Aralık 2011] Deprem yarası geçer! Yürek yarası kalır! ... [23 Kasım 2011] Yeni yıl için "çıta yükselten" öneri! ... [11 Kasım 2011] "Diktatörlük" konusunda Atatürk de fikrini söylemişti! ... [3 Kasım 2011] Cumhurbaşkanı Gül 700 gazeteci gezdirdi! ... [27 Ekim 2011] Başbakan sözünün eri ise önce medya patronun alışveriş merkezini yıkar! ... [18 Ekim 2011] Alman parasıyla yemlenenleri niçin gizledi? ... [6 Ekim 2011] Cımbızlı sözler yağdanlık gazetecinizi bekler! ... [24 Eylül 2011] Herkesle kavgalı! Ordusu da yaralı! ... [4 Eylül 2011] 7 milyonluk İsrail'den mi korkacağız! ... [28 Ağustos 2011] Kendi sesini koruyamayan Ordu, Kandil'i bitirebilir mi? ... [20 Ağustos 2011] Fıkıh Hocası, İsa'dan bile geride! ... [12 Ağustos 2011] Baş imamlar olmuş israfçı! ... [31 Temmuz 2011] Yandaş bir Genel Kurmay Başkanımız mı oldu? ... [26 Temmuz 2011] Aziz Yıldırım "derine inilsin" çağrısı yaptı! ... [20 Temmuz 2011] Tamamı davar çobanı oldu! ... [30 Haziran 2011] Can alıcı soru! ... [27 Haziran 2011] Manzara! ... [20 Haziran 2011] Memleketin tapusu türbanlı hanıma geçti! ... [11 Haziran 2011] Candide! ... [6 Haziran 2011] Defter Dürme! ... [1 Haziran 2011] Koktu bu hikaye! ... [28 Mayıs 2011] Savcı Öz'den açıklama geldi! ... [23 Mayıs 2011] Ezber bozucuydu! Atlamayalım ... [16 Mayıs 2011] Bu yazının başlığını siz koyun! ... [13 Mayıs 2011] Küçük Bey Michigan yatağında gerdeğe giriyor! ... [11 Mayıs 2011] Eti Gümüş özele geçti önce balıklar öldürüldü! ... [20 Mart 2010] NECATİ DOĞRU?NUN VATAN GAZETESİ TARAFINDAN YAYINLANMAYAN YAZISI ... [18 Mart 2010] Deniz Feneri oldu medüz! ... [21 Şubat 2010] Fener Dosyası: Kaplumbağa! Başsavcı Dosyası: Süpersonik uçak! ... [2 Şubat 2010] Dedi ki! ...
Necati DOĞRU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™