Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin
15 Eylül 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

AMERİKALI polisiye yazarı Dashiel Hammet, Malta Şahini isimli romanında, romanın kahramanının hayatından çıkıp giden ve bir daha ortaya çıkmayan bir adamdan söz ediyor.

Flitcraft isimli adam, eş ve baba olarak mükemmel, başarılı bir işadamı.
Hayatında her şey yolunda gidiyor. Derdi, tasası yok. Herkesin imreneceği bir hayata sahip.
Bir gün öğlen yemeği için dışarı çıktığında, bir binanın onuncu katındaki inşaattan bir kalas düşüyor ve Flitcraft’ın başını sıyırarak hızla yere çarpıyor. Kalas yere çarpınca fırlayan bir taş parçasının yüzünde küçük bir yara açmasının dışında Flitcraft’a hiçbir şey olmuyor.
Bu olay Flitcraft’ı sarsıyor, bir türlü kafasından çıkarıp atamıyor. Yazarın dediği gibi “Sanki biri, hayatın kapağını kaldırıp ona içindeki mekanizmayı göstermişti”. Flitcraft, gerçek dünyanın, kendisine kurduğu dünyadan farklı olduğunu böylece anlıyor.
Dünyayı yanlış tanıdığını, hayatın rastlantılardan ibaret olduğunu, her an ölebileceğini fark ediyor.
Yemeğini bitirene kadar geçen süre içinde hayatın tahrip edici gücüne boyun eğmeye ve o güne kadar yaşadığı hayattan vazgeçmeye karar veriyor. Masadan kalkıyor, eve dönüp ailesiyle vedalaşma zahmetine de girmeden, hatta bankadan para bile çekmeden başka bir kente gidiyor ve orada yepyeni bir hayata başlıyor.
Bu öyküyü Paul Auster’in “Kehanet Gecesi” isimli romanında okumuştum. (Can Yayınları, çeviren: İlknur Özdemir)
Geçenlerde bir Ege adasında, bir ağaç gölgesinde oturur, çevredeki insanları seyrederken yine hatırladım.
Çevremde mutlu gibi görünen ama birbirleriyle neredeyse hiç konuşmadan oturan çiftlere bakınca “Hayatlarını değiştirmeleri için gökten bir taş düşmesini mi bekliyorlar acaba” diye düşünmeden de edemedim.
Dışarıdan bakanlara göre mükemmel hayatı olan bir insanın, bir gün ansızın ölebileceğini düşünerek hayatını tamamen değiştirmesinin altında yatan “sıkıntıyı” hissettim diyebilirim.
Yıllar önce İtalya’da yapılmış bir araştırma okumuştum.
Monoton hayatın insan ilişkileri üzerindeki etkileri üzerine bir araştırma. Şu anda size araştırma ile ilgili somut verileri sunacak kadar hafızam güçlü değil. Ama araştırmanın sonucunu hatırlıyorum, çünkü kolayca unutulabilecek bir sonuç değil.
İtalyan araştırmacılar monotonlaşan ilişkilere karşı şunu öneriyorlardı: Tedavi amaçlı ayrılık!
Tedavi amaçlı ayrılık da şöyle oluyor: Çiftler iki–üç yılda bir kere, bir ile beş ay arasında birbirlerini görmüyorlar. Bu süre, çiftlerin birbirlerini özlemelerine ve yeniden buluştuklarında birbirlerine daha çok özen göstermelerine yetecek kadar bir süre. Bir tür “yaz bekârlığı” gibi aslında.
Tabii bu “tedavi”, eşlerden birinin bambaşka bir rüzgâra kapılıp, ilelebet gitmesi tehlikesini de içinde taşıyor. Ve zaten bu tehlikenin varlığı ve kuşkusu da yeniden buluşulduğunda eşlerin birbirlerine daha özenli davranmasına neden oluyor.
Sevdiğiniz kadının ya da erkeğin, Flitcraft gibi bir gün ansızın ortadan yok olmasını istemiyorsanız, Halil Cibran’a kulak verin derim:
“Yeryüzüne birlikte geldiniz ve sonsuza dek birlikte yaşayacaksınız./Ölümün ak kanatları günlerinizi bölene dek birlikte olacaksınız./Tanrı’nın suskun anıları katına eriştiğinizde bile birlikte olacaksınız./Ama bırakın da bunca beraberliğin arasında biraz da boşluklar olsun./Ve Tanrısal alemin rüzgârları esip, dolanabilsin aranızda./Birbirinizi sevin, ama sevginin üzerine bağlayıcı anlaşmalar koymayın./Bırakın yüreklerinizin sahilleri arasında gelgit çalkalanan bir deniz olsun sevgi./Birbirinizin kadehini onunla doldurun, ama aynı kadehe eğilip içmeyin./Ekmeğinizi bölüşün, ama aynı lokmayı dişlemeye kalkmayın./Şarkı söyleyin, dans edin, eğlenin birlikte, ama ikinizin de birer “yalnız” olduğunu unutmayın./Çünkü lavtadan dağılan müzik aynı, ama nağmeleri çıkaran teller ayrıdır./Yüreklerinizi birbirine bağlayın ama biri ötekinin saklayıcısı olmasın./Çünkü ancak “hayat”ın elidir yüreklerinizi saklayacak olan./Hep yan yana olun, ama birbirinize fazla sokulmayın;/Çünkü tapınağı taşıyan sütunlar da birbirinden ayrıdır./Çünkü bir servi ile bir meşe birbirinin gölgesinde yetişmez.”

(Hürriyet)

[Bu yazı 1447 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™