Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı
11 Eylül 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

İsviçre’nin Valais (Wallis) Kantonu Emniyet Müdürü Chiristian Varone ve ailesi bu yıl yaz tatillerini Antalya Side’de geçirdi.

27 Temmuz günü memleketlerine dönmek için Antalya Havaalanı’na geldiler. Ve burada güvenlikten geçerken Varone’nin bavulunda 2 parça mermer olduğu ortaya çıktı.

Bunun üzerine Antalya Havaalanı polisi Varone’yi gözaltına aldı. Mermerlerin arkeolojik ilk incelemesinde Roma dönemine ait sütun başı parçaları oldukları anlaşıldı.

Tarihi eser kaçakçısı bir emniyet müdürü!

Hafta sonunu nezarette geçiren emniyet müdürü Varone, 30 Temmuz Pazartesi günü yargıç karşısına çıkarıldı ve tutuklanarak Antalya L Tipi Cezaevi’ne konuldu.

Tahmin edebileceğiniz gibi İsviçre Dışişleri bu olaydan sonra seferber oldu.

Varone, İsviçre Dışişleri Bakanı Didier Burghalter ile aynı partinin (Hür Demokrat Parti) üyesi. Önümüzdeki yıl Kanton Bakanlar Kurulu için partisi tarafından aday gösterilecek önemli bir siyasetçi.

Bu nedenle İsviçre Dışişleri’nin, Türk Dışişleri nezdinde nasıl girişimlerde bulunduğunu tahmin etmek de zor değil.

Varone’
nin avukatı tutukluluk kararına itiraz etti. Olayı soruşturan savcı ise tutukluluğun devamına karar verilmesini istedi.

31 Temmuz Salı günü Antalya’daki mahkeme öğleden sonra toplandı. Bu arada bir gün önce tutukluluğun devamını isteyen  savcının yerine yeni bir savcı da atanmıştı.

Varone
savunmasında, tarihi eserin yurt dışına çıkartılmasının Türkiye’de suç olduğunu bilmediğini (kendisi bir avukat ve polis müdürü) söyledi. Ayrıca  tarihi eseri alıp ülkeden götürmenin kendi ülkesinde suç olmadığını iddia etti. (İsviçre’de bu suçun cezası bir yıldan az olmamak üzere hapis ve 100 bin İsviçre frankından az olmamak üzere para cezası.)

Ve Antalya’daki üst mahkeme Varone’a inandı. Savcılık da kaçma ihtimalinden söz etmeyince Varone, 31 Temmuz’daki duruşmada kefaletsiz olarak serbest bıraktı.

O da ertesi günü elini kolunu sallayarak evine döndü.

Olay İsviçre gazetelerinde “Valais Emniyet Müdürümüzü Türkler bir çakıl taşı için tutuklayıp hapse attılar” diye değerlendirildi.

Varone İsviçre’de düzenlediği basın toplantısında ilk başta Türkiye’den özür dilemesine karşın, aday olduğu bakanlık koltuğu tehlikeye girmesin diye daha sonra ağız değiştirdi. Katıldığı televizyon programlarında ve medyaya verdiği beyanatlarda Türkiye’den çıkartmaya çalıştığı tarihi mermeri “Küçük, kirli, yumruk kadardı, tarihi esere benzer bir tarafı yoktu” şeklinde tanımlamaya başladı.

İsviçre televizyonu birinci kanalı SF1 “Schweizer Aktuell” haber programında konuyu önceki akşam detaylı olarak izleyicilerine sundu. SF1, Varone’un bavulundan çıkan eserin fotoğrafına ve polis raporuna Hürriyet muhabiri Selma Güven Stroppel aracılığıyla ulaştı.

Türkiye Büyükelçiliği bir basın açıklaması yaparak, bir süre önce SF1 televizyonunda gösterilen ve tarihi mermere ait olduğu öne sürülen fotoğrafın ve polis raporunun tamamıyla gerçeği yansıttığını bildirdi.

25 Eylül’de Varone’un Antalya’da mahkemesi var ama duruşma için Antalya’ya gelmeyecek.

Öykümüz bu kadar.

Bu aynı zamanda Türkiye’de “bağımsız yargının” da bir fotoğrafı!

Milletvekilleri, gazeteciler, subaylar ısrarla tutuklu yargılanıyorlar ama iş İsviçre’ye gidip, geri dönmeyeceği daha o günden belli olan, bavulundan bir tarihi eser çıkmış bir önemli kişiye gelince değişebiliyor.

Belli ki İsviçre Dışişleri’nin girişimleri, Türk Dışişleri’nde etkili olmuş, birileri de yargının kulağına “Bırakın adamı gitsin” diye fısıldamış!

Merak ettim, acaba Varone da mahkemeden çıkarken “Yaşasın Türk adaleti” diye bağırmış mıdır?

Abdullah Avcı hükümet sözcüsü olsun!

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP diye kısaltıyorum aslında ama biraz yer kaplasın diye uzun halini yazdım) tüzüğü gereği partisini yeni isimlere açtı.

Biliyorsunuz tanıdığımız birçok AKP ileri geleni bu tüzük nedeniyle önümüzdeki dönemde parlamentoda ve parti organlarında yer alamayacaklar. Bunlardan birisi de Bülent Arınç. Kendisi siyaset yaşamındaki bu yeni dönemden de mutlu olacağını söylüyor ki ben de kendisine ileriki yaşamında bugünden mutluluklar dilerim.
Bülent Arınç, başbakan yardımcısı ve aynı zamanda hükümet sözcüsü.

Ondan doğacak boşluk için bir önerim var: Futbol Milli Takımı Teknik Direktörü Abdullah Avcı.

“Avcı’dan iyi bir hükümet sözcüsü olacaktır”
diye düşünmeme neden olan şey, 2–0’lık Hollanda mağlubiyetinin ardından söylediği şu söz oldu:

“Bu sonuçla grubumuzda her takımı yenebileceğimizi gösterdik!”

Bir pazartesi daha!

Adalet ve Kalkınma Partisi yönetimi, partinin adının kısaltılmasının AK Parti şeklinde olması için hassasiyet gösteriyormuş. Taha Akyol da geçen gün yazısının girişinde bununla ilgili bir espri yaptı. Ben okurken tebessüm etmiştim ama ertesi gün Taha Bey’in yazısından öğrendim ki birçok kişi bu espriyi yanlış anlamış.

Onun için bu haftaki “pazartesi sorularıma” eşlik etmek üzere şu şarkıyı seçtim: “Oh Lord, please don’t let me be misunderstood!” (Rabbim, yanlış anlaşılmama izin verme!”

The Animals
grubunun bu şarkısını youtube’da bulabilirsiniz. Nina Simon yorumu da iyidir ama daha neşeli bir “cover”ını No Mercy, Al Di Meola’nın gitarı eşliğinde yaptı, onu dinlemenizi öneririm.

Şimdi sorularımıza geçebiliriz, buyurun:

1– KPSS sorularını çalıp, Türkiye’nin değişik bölgelerindeki insanlara aynı gün içinde dağıtmayı başaran organize suç örgütü neden hâlâ ortaya çıkarılamadı?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı bunun için harekete de geçmişti ama durum “Az gittik, uz gittik, dere tepe düz gittik, bir de dönüp baktık ki bir arpa boyu yol gitmişiz” tekerlemesindekinden farklı değil. Bu çete neden hâlâ yakalanamadı, bunları kim koruyor?

2– Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiasıyla ilgili olarak üç yılda gelebildiğimiz yer de bundan farklı değil. Soruşturma ne oldu? Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç bile gelinen aşamayı bilemiyor. Suikast yapılacak mıydı, yoksa bu bir palavra mıydı?

3– Suudi Arabistan Kralı
’nın ziyaret ettiği ülkelerde devlet yöneticilerinin eşlerine pahalı mücevherler armağan ettiği bir sır değil. Türkiye’de verdiği hediyeler ne oldu? Kaç yıldır soruyorum, artık neredeyse emekli olacağım, hâlâ yanıt yok!

(Hürriyet)

[Bu yazı 1519 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™