Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Kodlanmış Tepkiler
9 Eylül 2012, Akın OLGUN
, Akın OLGUN

‘‘Oğlunun cenazesinin ardından ağlamayacağım’’ diyerek zorla gülümseyen bir annenin yüzündeki o korkunç acı toplumsal cinnetimizin en gerçekçi halini yansıtıyor.

Gözyaşı akmayınca düşmanın kahrolacağına dair milliyetçi laboratuarlarda üretilen o şişme ajitasyon altında kıvranıyor gerçek.

Gözyaşının en çok içe doğru akanı öldürür insanı oysa.

25 askerin paramparça olmuş cesetlerinin hemen arkasından, hediye çıkını hazırlatan o vali, bu cinnet halinin devlete bakan yüzünü gösteriyor bize. Başbakan’ın “şehit haberlerini vermeyin” deyişinden büyük bir ironi atfedip, yok-muş, hiçbir şey olmuyor-muş gibi davranabilme onuruna ermiş olmanın yan tebessümüyle bilindik cümleler kurarak sallanıyor kameraların karşısında.

“Birkaç Mehmet” yokluğu nedir ki onların dünyasında. Şehitlik mertebesi kendilerine uzak olduğu sürece, üzerine konuşulası ve iştah kabartıcı bir konudur sadece.

Kodlanmış tepkilerle ülke yönetmeye kalkanların savaş hezeyanları, başsız bir ordu gibi önüne gelen her şeyi yok ediyor.

Yönetim krizlerini perdelemek için dayandıkları tek şey ise ölümü çoğaltmak oluyor.

Tabutlar birbiri ardına diziliyor. Siyaset bu tabutların altına girerek korunmaya çalışıyor.

Kendine her ortamda konfor üreten gazetecilik masa atıyor dağ tepelerine. Tiril tiril pozlar döktürülüyor. Bir sarhoş narası ile “hâkim tepe” ele geçiriliyor ve bu poz için hayatını o yamaçlarda bırakanların ölü bedenleri toplanıp bir sonrakilere devrediliyor.

Herkes susuyor, ölüler konuşuyor.

Doldur boşalt yapıyor manşetler.

Kalemler kendisine korunaklı bir yükseklik bulup uluyor. Sallabaş tehditler diziliyor tespihlere.

Ahlaksızca bir umarsızlık hükümetin halesi olmuş tepemizde dönüp duruyor. Kokuşmuş korkak ikiyüzlü politika(cı)lar ile daha çok ölü bedeni toplar bu ülke, ama bunca gürültü içinde bu gerçek kaynayıp gidiyor.

İşçiler, madenciler, gençler hep bir KAZA ile eksiliyorlar. En başta anneleri ve sonra sevdikleri dışında kimsenin canı yanmıyor. Devlet baba ise kendi arsızlığını örtbas edip kınıyor bütün olanları. Bol bol kınama mesajı yayınlıyor. Bazıları bunun gibi hediye çıkınlarını koluna takıp, bazıları dış güçlere dayandırıp utanmadan, kızarmadan höykürüyorlar mikrofonlara: ‘‘Çok büyütmemek gerekiyor. İşçi, asker, genç ölümler her yerde oluyor. Afganistan’da askerler ölüyor yazıyorlar mı? Pakistan’da Afganistan’da da oluyor böyle şeyler, normaldir!

Üç beş süresi geçmiş bombayı saymak için 25 can feda edilmiş kimin umurunda?

‘‘Şehitlerimiz’’ diye yeri göğü inleten kalabalıklardan da çıt çıkmıyor ne hikmetse. Kendi bombanla ölürsen sessizce gömülürsün.

Budur yani…
 

(Birgün)

[Bu yazı 1195 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™